Türkiye su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, 2025 yılını 4 milyar 46 milyon dolarlık ihracat performansıyla geride bırakarak tarihi bir rekora imza attı. Son 10 yılda dış satımını yüzde 123 oranında artıran sektörün lideri “Denizlerin Kralı” levrek olurken, ihracatın merkez üssü yine Ege Bölgesi oldu.
Türkiye’nin protein ihtiyacını dünya sofralarına taşıyan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, 2025 yılı verileriyle küresel pazardaki gücünü tescilledi. Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, sektörün son 10 yıllık gelişimini “muazzam bir dönüşüm” olarak nitelendirerek, 2015’te 1,1 milyar dolar olan ihracatın bugün 4 milyar dolar bandını aşmasının tesadüf olmadığını vurguladı.
DENİZLER İHRACATIN LOKOMOTİFİ OLDU
Sektörün toplam ihracatında aslan payını 2 milyar 243 milyon dolarla su ürünleri aldı. “Denizler Kralı” levrek, yüzde 17’lik artış ve 666 milyon dolarlık getirisiyle zirvedeki yerini korurken, onu 585 milyon dolarla çipura ve yükselen yıldız Türk somonu (521 milyon dolar) takip etti. Su ürünleri, toplam sektör ihracatının yüzde 55’ini tek başına göğüsledi.
KANATLI ETİ VE SÜT ÜRÜNLERİNDE İVME, YUMURTADA KAN KAYBI
Kanatlı eti sektörü, kota ve kısıtlamalara rağmen 723 milyon dolarlık ihracatla dirençli bir duruş sergiledi. Süt ve süt ürünleri ise yüzde 13’lük artışla 409 milyon dolara ulaştı. Bu kategoride özellikle süt tozu ihracatındaki yüzde 60’lık sıçrama dikkat çekti. Öte yandan, 2025 yılında getirilen fon uygulamaları nedeniyle yumurta ihracatı yüzde 14 gerileyerek 397 milyon dolara düştü.
EGE BÖLGESİ İHRACATIN YÜZDE 45’İNİ SIRTLADI
İzmir merkezli Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, sektörün kalbi olma unvanını pekiştirdi. 2025 yılında ihracatını 1 milyar 840 milyon dolara taşıyan Ege Bölgesi, Türkiye’nin bu alandaki toplam ihracatının yüzde 45’ini tek başına gerçekleştirdi.
KÜRESEL PAZARDA RUSYA VE IRAK HAKİMİYETİ
Türkiye’nin gıda ihracatındaki coğrafi dağılımı, 2025 yılında stratejik pazarlarda derinleşmeye devam etti. Su ürünleri grubunda Rusya Federasyonu, 466 milyon dolarlık dev alımıyla liderlik koltuğunu korurken; Avrupa pazarında İtalya zirve takibini sürdürdü, Hollanda ise yüzde 35’lik rekor talep artışıyla dikkatleri üzerine çekti. Kanatlı eti ve süt ürünleri kategorilerinde ise Irak, Türkiye’nin en büyük ticari ortağı olma özelliğini bu yıl da kimseye kaptırmadı. Yılın en çarpıcı verisi ise komşu coğrafyadan geldi; kanatlı eti ihracatında Suriye pazarında yaşanan yüzde 557’lik olağanüstü artış, sektörün yakın pazarlardaki dinamizminin en somut göstergesi oldu.
2026 HEDEFİ: KATMA DEĞER VE 4,3 MİLYAR DOLAR
Başkan Sinan Kızıltan, 2026 yılı yol haritasını “4,3 milyar dolar” olarak açıkladı. Sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve AB yeşil mutabakatına uyumun artık bir zorunluluk olduğunu belirten Kızıltan, “Turkish Seafood Turquality Projesi ve UR-GE projeleriyle pazar çeşitliliğini artıracağız. Hedefimiz 2027 sonunda sadece su ürünlerinde 2,5 milyar dolara ulaşmak. İşlenmiş, paketli ve markalı ürünlerle dünya sofralarında kalıcı yer edineceğiz” dedi.