Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

İzmir Körfezi için tarihi çağrı: “Gediz temizlenmeden körfez kurtulamaz!”

İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen çalıştayda İZDENİZ Başkanı Işıkhan Güler’den merkezi hükümete açık çağrı geldi: “Deniz devletin mülkü, bürokratik engeller kalkmalı!” Çiğli Arıtma’nın 5 katı kirlilik taşıyan Gediz Nehri gerçeği ve körfezin kurtuluş reçetesindeki siyasi mesajlar haberimizde.

İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen çalıştayda İZDENİZ Başkanı Işıkhan Güler’den

DEMOKRAT GÜNDEM- AYKUT POLATLI- İzmir’in en değerli doğal mirası olan Körfez’in geleceği, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen geniş çaplı çalıştayda masaya yatırıldı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle gerçekleştirilen “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” çalıştayının ilk gününe, İZDENİZ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler’in konuşması ve uyarıları damga vurdu.

İZMİR KÖRFEZİ’NE “28 KAMERALI” MOBESE KALKANI

Körfez’in kirlilik yükünü azaltmak için teknolojik denetimlerin artırıldığını açıklayan Işıkhan Güler, kasım ayından bu yana yapılan drone uçuşlarında 8 kez kara ve gemi kaynaklı kirlilik tespit ettiklerini belirtti. Anlık tehditlerde kirleticilerin kimliğinin her zaman saptanamadığını ifade eden Güler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin dev bir denetim projesi başlattığını duyurdu.

İZDENİZ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, konuya dair, “Büyükşehir Belediyemizin öncülüğünde, Körfez’i izlemek için güçlü bir altyapı oluşturuyoruz. Körfez’e 28 adet optik ve termal kamera yerleştirerek, tabiri caizse Körfez’in kendi MOBESE sistemini kuruyoruz. Bu sistem için belediyemiz şu günlerde çok ciddi bir çalışma yürütmektedir” dedi.

İzmir Körfezi için tarihi çağrı: "Gediz temizlenmeden körfez kurtulamaz!"

ASIL TEHLİKE: ÇİĞLİ ARITMA’NIN 5 KATI BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ “GEDİZ”

Körfez kirliliğinin sadece kıyı şeridiyle sınırlı kalmayan bütüncül bir havza sorunu olduğunu rakamlarla ortaya koyan Güler, en büyük tehdidin Gediz Nehri olduğunun altını çizdi.

Körfez’e dökülen 33 derenin sürekli olarak besin tuzu ve kirlilik taşıdığını belirten Işıkhan Güler, Gediz Nehri’nin ortalama debisinin devasa Çiğli Arıtma Tesisi’nin tam 5 katı büyüklüğünde olduğuna dikkat çekti. Bu devasa su kütlesinin yarattığı ekolojik tehlike ise nehrin eski yatağı olan Al Deresi üzerinden taşınıyor; zira 22 bin hektarlık Menemen Ovası’nın sulamasından dönen kirli su, bu hat üzerinden doğrudan Körfez’e boşaltıldığını belirtti.

İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, bu zirai akıntının Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre de “3. sınıf kirlenmiş su” niteliği taşıdığını söyledi. Işıkhan Güler, yaşanan bu durum neticesinde Körfez’de deniz marullarının (makro-alg) yoğunlaşmasına zemin hazırlandığını söyleyerek özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte parçalanan bu marulların koku krizine ve balık ölümlerine yol açan mikro-alg patlamalarını tetiklediğini ifade etti.

Ortaya çıkan bu vahim tablo karşısında asıl odaklanılması gereken noktayı işaret eden Güler, “400 kilometrelik Gediz Nehri temizlenmeden, havza planlaması yapılmadan sadece Körfez’i temizlemeyi beklememek gerekir. Bir tarafta Gediz, bir tarafta Körfez var” sözleriyle kesin çözümü özetledi.

1980’LERİN “ÖLÜ KÖRFEZ”İNDEN, BM DESTEKLİ “KİL” MÜDAHALESİNE

Geçmişte çarpık kentleşme, sanayi deşarjları ile tersane ve liman faaliyetlerinin yarattığı ağır tahribat nedeniyle 1980’lerde “Ölü Körfez” olarak anılan bölgenin, 90’lı yıllarda hayata geçirilen altyapı yatırımlarıyla bir nebze olsun nefes aldığını hatırlatan Güler, günümüzde ise iklim değişikliği ve artan sıcaklıkların yepyeni krizlere kapı araladığını belirtti.

Bilimsel veriye dayanmayan hiçbir müdahalenin başarıya ulaşamayacağını vurgulayan İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu bilinçle son iki yılda attığı stratejik adımları da anlattı. Güler, bu kapsamda üniversitelerle yürütülen su kalitesi izleme çalışmaları hızla genişletilirken, İZSU tarafından atık su altyapısı güçlendirildiğini, dev kollektör hatları yenilendiğini ve dere ağızlarında kapsamlı temizlik operasyonları yürütüldüğünü belirtti.

Körfez’in kendi kendini temizleme kapasitesini artırmak amacıyla dip tarama ve sediman yönetimiyle su sirkülasyonunu hızlandıracak projeler de devreye alındığını belirten Işıkhan Güler, acil eylem planına geçildiğini belirterek; geçen yılki çalıştayın somut bir çıktısı olarak, zararlı alg patlamalarına karşı Birleşmiş Milletler’in de önerdiği “modifiye kil uygulaması” ilk kez sahada tatbik edildiğini söyledi.

ANKARA’YA AÇIK ÇAĞRI: “MÜLKİYET DEVLETİN, SORUMLULUK MERKEZİ YÖNETİMİN”

Konuşmasının finalinde Körfez’in İzmir’in tarihi, kimliği ve ekonomisi olduğunu belirten Işıkhan Güler, meselenin sadece yerel yönetimlerin sırtına yüklenemeyeceğini ifade ederek merkezi hükümete sorumluluk çağrısı yaptı.

Körfez’in yasal statüsüne dikkat çeken İZDENİZ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, “İzmir Körfezi, deniz alanı devletin tasarrufu ve yönetimi altında olan hazineye ait bir kamu arazisidir. Buraya yapılacak her yatırım bakanlıklardan alınacak izne tabidir” diyerek bürokratik engellere işaret etti. Türkiye’deki tüm körfezlerin benzer sorunlar yaşamasının merkezi yönetimin uyguladığı politikalardan kaynaklandığını savunan Güler, “Buna rağmen ‘benim sorunum değil’ demeyen Büyükşehir Belediyesi, kendini de aşan bir gayretle üniversitelerle omuz omuza çalışmaktadır” ifadelerini kullandı.

İzmir Körfezi için tarihi çağrı: "Gediz temizlenmeden körfez kurtulamaz!"
Demokrat Gündem