Orta Doğu’da sular ısınırken, ABD ve İran arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik trafik, Tahran’dan gelen “14 maddelik plan” ile yeni bir boyuta taşındı.
Pakistan kanalıyla Washington’a ulaştırılan teklif, bölgesel krizin en hassas noktası olan Hürmüz Boğazı ve nükleer dosya konusunda somut ama tartışmalı bir takvim içeriyor.
İŞTE SIZAN BİLGİLER IŞIĞINDA O 14 MADDE
İran’ın sunduğu ve doğrulanmış tam metni henüz kamuya açıklanmayan ancak bölgesel kaynaklara ve Axios gibi mecralara yansıyan planın omurgası şu maddelerden oluşuyor:
- Operasyonların Durdurulması: ABD ve İsrail’in İran’a yönelik tüm askeri faaliyetlerinin son bulması.
- Uluslararası Güvence: Kalıcı bir ateşkes için uluslararası mekanizmaların kurulması.
- Ablukanın Kalkması: İran limanlarına uygulanan deniz ablukasının kaldırılması.
- Boğazın Açılması: Hürmüz Boğazı’nın yeniden deniz trafiğine açılması.
- İran Denetimi: Boğaz açıldıktan sonra güvenlik ve kontrolün İran’da kalması.
- Hürmüz Takvimi: Boğazın açılması için yaklaşık bir aylık teknik ve diplomatik müzakere süreci.
- Eş Zamanlı Barış: İran ve Lübnan’daki çatışmaların aynı anda bitirilmesi.
- Saldırmazlık Garantisi: ABD’nin İran’a yönelik yeni bir harekat başlatmayacağına dair taahhüt vermesi.
- Güven Arttırıcı Adımlar: Karşılıklı olarak tarafların iyi niyet adımları atması.
- Kademeli Rahatlama: Ekonomik yaptırımların zamanla hafifletilmesi.
- Küresel Ticaret: İran’ın uluslararası ticaret sistemine yeniden erişim sağlaması.
- Nükleer Erteleme: Nükleer müzakerelerin ilk aşamada gündemden çıkarılması.
- Ayrı Müzakere: İlk anlaşma sağlandıktan sonra nükleer dosya için bağımsız bir sürecin başlatılması.
- Zenginleştirme Hakkı: İlerleyen safhalarda İran’ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınması.
WASHİNGTON VE TAHRAN ARASINDAKİ ‘SIRALAMA’ KRİZİ
Teklifin en can alıcı noktası, İran’ın çözüm sırasına yaklaşımı oldu. Tahran yönetimi önce savaşın bitmesini, ablukanın kalkmasını ve Hürmüz krizinin çözülmesini; nükleer dosyanın ise ancak bu aşamalardan sonra (ek bir aylık süreçte) konuşulmasını istiyor. Washington ise tam tersine, tüm sürecin başında nükleer meselenin çözülmesini şart koşuyor. Bu zıt kutuplar, diplomanin önündeki en büyük engel olarak duruyor.
TRUMP: “BEDELİNİ HENÜZ ÖDEMEDİLER”
ABD Başkanı Donald Trump, teklifi inceleyeceğini belirtse de sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda sert bir ton kullandı. Trump, “İran, son 47 yılda dünyaya verdiği zarar için henüz yeterince bedel ödemedi” diyerek planın mevcut halinin kabul edilebilir olmadığını ima etti. Trump’ın, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper ile İran’a yönelik askeri planları değerlendirdiği ve Cooper’ın Arap Denizi’ndeki birlikleri denetlediği bilgisi ise gerilimi tırmandırıyor.
“YA DİPLOMASİ YA ÇATIŞMA”
Tahran cephesinde de hazırlıklar en üst seviyede. İran ordusu her türlü senaryoya hazır olduğunu duyururken, Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, topun artık Washington’un sahasında olduğunu belirterek, “Ya diplomasi ya da çatışma yolunu seçecekler” sözleriyle kritik eşiği işaret etti.
Bölgede 8 Nisan’dan bu yana kırılgan bir ateşkes sürse de, Hürmüz’ün fiilen kapalı olması ve deniz ablukasının devam etmesi krizi her an patlamaya hazır bir noktada tutuyor.