DEMOKRAT GÜNDEM- İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şube Eş Başkanı ve Ege Bölge Temsilcisi Avukat Ali Aydın, İzmir’in Çiğli ilçesinde sabah yürüyüşü yaptığı sırada uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Polis tarafından kısa sürede yakalanan zanlı M.D.E., suçu uyuşturucu madde etkisi altındayken işlediğini itiraf etti. Aydın’ın ölümü, hukuk ve eğitim camiasında derin bir boşluk yarattı.
İzmir bugün güne, kentin en sevilen hukukçularından ve aktivistlerinden biri olan Avukat Ali Aydın’ın (69) acı haberiyle uyandı. Her gün olduğu gibi sabahın erken saatlerinde Çiğli Evka-2 bölgesindeki dağlık alanda yürüyüşe çıkan Aydın, bir daha evine dönemedi. Güzergah üzerinde cansız bedeni bulunan Aydın’ın, başına sert bir cisimle (taşla) vurularak katledildiği belirlendi.
EMNİYET: “ŞÜPHELİ SUÇUNU KABUL ETTİ”
Olayın ardından geniş çaplı bir operasyon başlatan İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çevredeki güvenlik kameraları ve saha incelemeleri neticesinde şüphelinin 1996 doğumlu M.D.E. olduğunu tespit etti. Kısa sürede yakalanarak gözaltına alınan zanlı, polise verdiği ilk ifadede kan donduran bir itirafta bulundu. Şüphelinin, olay anında uyuşturucu/uyarıcı madde etkisi altında olduğunu ve Ali Aydın’a saldırdığını kabul ettiği öğrenildi. Olayla ilgili “kasten öldürme” suçundan başlatılan tahkikat çok yönlü olarak sürüyor.
İHD: “ÇOK ÜZGÜNÜZ, TAKİPÇİSİYİZ”
Ali Aydın’ın yıllarca başkanlık ve temsilcilik görevlerini yürüttüğü İnsan Hakları Derneği, saldırı sonrası bir taziye mesajı yayımladı. İHD İzmir Şubesi ve İzmir Barosu, davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurgulayarak şu açıklamayı yaptı:
“Geçmiş dönemlerde Eş Başkanlığımızı ve Bölge Temsilciliğimizi yapan arkadaşımız Ali Aydın’ı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Avukat arkadaşlarımız ve baromuz süreci yakından takip ediyor. Soruşturmanın selameti çerçevesinde detaylar netleştikçe kamuoyu bilgilendirilecektir. Ailesine ve tüm insan hakları savunucularına başsağlığı diliyoruz.”
YAŞAMI MÜCADELEYLE GEÇTİ: CEZAEVİNDEN BAROYA
Ali Aydın, sadece bir hukukçu değil, aynı zamanda yaşamı boyunca haksızlıklara karşı dimdik duran bir idealistti. Kariyerine köy öğretmeni olarak başlayan Aydın’ın hayatı, 12 Eylül darbesiyle değişti. Siyasi nedenlerle 3 yıl cezaevinde kalan Aydın, yaşadığı haksızlıklarla hukuk yoluyla mücadele edebilmek için cezaevinden çıktıktan sonra Hukuk Fakültesi’ni bitirdi ve 1997 yılında cübbesini giydi.
Uzun yıllar öğretmenlik ve avukatlığı bir arada yürüten Aydın, İzmir Barosu bünyesinde kadın, çocuk ve iş güvenliği komisyonlarında gönüllü olarak çalıştı. Bayraklı’da ilkokul öğrencilerine ders vermeye devam eden Aydın, her fırsatta eğitim ve hukuku “insan onurunu koruyan iki kutsal kale” olarak nitelendiriyordu.