İzmir Büyükşehir Belediyesi Haziran ayı olağan meclis toplantısının ikinci birleşimi, Meclis Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır idaresinde yapıldı.
Selçuk Belediyesi’ne ait Evsel Katı Atık Tarife Cetvelinin, 2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla hane bazında hesaplanarak su faturaları üzerinden İZSU tarafından tahsil edilmesini içeren önerge meclis gündemine geldi. İlgili madde tüm siyasi partilerin ortak iradesiyle oy birliğiyle kabul edilerek meclisten geçti. Ancak oylamanın ardından AK Parti ve CHP grupları arasında su faturalarındaki fiyat artışları ve katı atık bedellerinin üst sınır tespiti üzerinden sert bir tartışmanın fitili ateşlendi.
“NİSAN’DA BİN 956 TL OLAN FATURA MAYIS’TA 3 BİN 300 TL OLDU”
Önerge üzerine söz alan AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız, bir vatandaşın iki aylık su tüketim faturalarını meclis kürsüsünden paylaşarak İZSU’yu usulsüz zam yapmakla suçladı.
Yıldız, haziran ayında yürürlüğe girmesi gereken kademeli tarife fiyatlarının mayıs ayı faturalarına yansıtıldığını iddia ederek, “Vatandaş Nisan ayında 22 ton su tüketmiş ve 1956 lira ödemiş. Mayıs ayında ise tüketimi düşerek 20 ton olmuş ama buna rağmen 3 bin 300 lira ödemiş. Tüketim azalmasına rağmen yüzde 85 zam yansıtılmış. Bize ‘zam yapmıyoruz’ demişlerdi, bu neyin zammı? İZSU bir sistem hatası mı yaptı yoksa meclis kararından önce mi tahsilata girişti? İzmir en pahalı suyu kullanıyor” ifadelerini kullandı.
AK Partili meclis üyesi Dilaver Kişili de kademeli tarife sisteminin “az tüketimi ödüllendirme” mantığına dayanmadığını savunarak, “Dört kişilik bir aile zaten rahatlıkla 6-7 ton su tüketiyor. ‘İndirim yapıyoruz’ diyerek İZSU’nun kasasını dolduruyorsunuz. İzmirlinin aklıyla dalga geçmeyin” dedi.
CHP’DEN “KAMU ZARARI” VE “YARGILAMA” YANITI
Eleştirilere yanıt vermek üzere söz alan CHP Grup Sözcüsü Candaş Yeter ise katı atık bedellerinin hesaplanma yönteminin yasal mevzuatlara dayandığını belirtti.
Tarife tespiti yapılırken sistem maliyeti ve dağıtım anahtarlarının kılavuzlara göre çıkarıldığını vurgulayan Yeter, AK Parti grubunun amacının farklı olduğunu ima ederek, “Onlarca defa anlattık ama arkadaşlar hala aynı eleştiriyi getiriyor. Belirleme kılavuzunda toplam sistem maliyeti ve dağıtım anahtarı net bir şekilde bellidir. Belediyeler yasa gereği bu rakamı tahsil etmek zorundadır. Bu rakamı tahsil etmeyelim de kamu zararı mı ortaya çıksın? Muhalefet, kamu zararı çıksın ve belediye başkanları yargılansın mı istiyor?” diye konuştu.
“İLÇE BELEDİYELERİ ÜST SINIRDAN ZAM YAPIYOR”
CHP’nin “kamu zararı oluşur” savunmasına cevap veren AK Partili Hakan Yıldız, kanunun tanıdığı yetkilerin suistimal edildiğini ileri sürdü. İzmir’deki ilçe belediyelerinin sistem maliyetlerinin çok üzerinde fiyat artışlarına gittiğini belirten Yıldız, “Biz sistem maliyetini eleştirmedik. Devlet, kanunen ‘en fazla iki katına kadar zam yapabilirsiniz’ diyerek bir üst sınır koyuyor. Ancak İzmir’deki belediyeler yüzde 300, yüzde 500, hatta yüzde 1000 zam yaparak bu üst sınırın sonuna kadar gidiyor. Ortada çok ciddi bir yönetim zafiyeti var” dedi.