Adalet Bakanlığı, yargı süreçlerinde dijitalleşme adımlarına bir yenisini daha ekliyor.
Denetimli serbestlik kapsamında olan yüz binlerce kişiyi yakından ilgilendiren yeni düzenlemeyle, fiziksel imza atma dönemi tarihe karışıyor.
2025 yılı faaliyet raporunda detayları paylaşılan ve ihale aşamasına gelen yeni sistem, hem takip kapasitesini artırmayı hem de ihlallere anında müdahale etmeyi hedefliyor.

KAPASİTE 3 BİNDEN 450 BİNE ÇIKIYOR
Mevcut denetimli serbestlik uygulamalarında kullanılan 4 farklı elektronik izleme ünitesiyle Türkiye genelinde yalnızca 3 bin kişinin takibi yapılabiliyordu.
Adalet Bakanlığı’nın devreye alacağı yeni “Biyometrik İmza Yöntemi ile Takip Sistemi Projesi” ile bu kapasite devasa bir oranda artırılacak.

Sistemin altyapısı, 450 bine yakın yükümlüyü aynı anda ve kesintisiz olarak takip edebilecek şekilde tasarlanıyor.
BİOSİS NASIL ÇALIŞACAK?
Yeni sistemle birlikte yükümlüler, karakola veya polis merkezine gitmek zorunda kalmayacak.
Doğrulama ve takip işlemleri tamamen dijital ortamda gerçekleştirilecek.
Yükümlüler, kendilerine ait akıllı cihazlar üzerinden biyometrik doğrulama (yüz tanıma, parmak izi vb.) yapacak. Kişilerin konum bilgileri GPS üzerinden anlık olarak izlenerek sisteme kaydedilecek. Belirlenen kuralların dışına çıkılması durumunda, sistem yetkili birimlere otomatik olarak ihlal uyarısı gönderecek. İmza yükümlülüğünün yanı sıra kamu yararına çalışma şartları da bu sistem üzerinden denetlenecek.
Projenin ihale sürecinin tamamlanmasının ardından kısa süre içinde pilot bölgelerde uygulanmaya başlanması bekleniyor.
İlginizi çekebilir: İzmir Büyükşehirde ‘yapay zeka’ dönemi: 165 şube müdürüne özel eğitim