Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, son dönemde tırmanan bölgesel gerilime ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. İran tarafından gerçekleştirilen saldırıların yalnızca askeri noktalarla sınırlı kalmadığını savunan Al Sani, sivil yerleşim birimlerinin de hedef alındığını duyurdu.
“SİVİL HEDEFLER VE HALKIN KAYNAKLARI ZARAR GÖRDÜ”
Çarşamba günü gerçekleştirilen Katar Bakanlar Kurulu toplantısında konuşan Başbakan Al Sani, ülkesinin İran kaynaklı saldırılar nedeniyle kritik bir süreçten geçtiğini vurguladı. Askeri tırmanışın doğrudan Katar’ı hedef aldığını belirten Al Sani, saldırıların niteliğine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Ne yazık ki bu saldırılar sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmadı, sivil alanları da vurdu. Bu durum, Katar’a ve halkımızın kaynaklarına verilen zararın hiçbir şekilde dikkate alınmadığını açıkça göstermektedir.”
TOPLUMSAL BÜTÜNLÜK MESAJI: “GURUR DUYUYORUM”
Öte yandan, yaşanan zorlu sürece rağmen Katar toplumunun sergilediği duruşun önemine dikkat çeken Başbakan, vatandaşların ve ülkede ikamet eden yabancıların gösterdiği dayanışmadan onur duyduğunu ifade etti. Toplumsal uyumun en üst düzeyde olduğunu kaydeden Al Sani, kriz anlarında sergilenen bu birliğin ülkenin en büyük gücü olduğunu dile getirdi.
GÜVENLİK GÜÇLERİ TEYAKKUZDA
Bununla birlikte, Katar ordusunun ve emniyet birimlerinin sahadaki kararlılığına vurgu yapan Başbakan Al Sani, ülkenin bekası için yürütülen operasyonlara değindi. Katar Silahlı Kuvvetleri ve tüm güvenlik birimlerine özel olarak teşekkür eden Başbakan, personelin vatan güvenliğini tesis etmek adına gece gündüz demeden görev başında olduğunu belirtti.
BÖLGESEL DENGE VE KRİTİK EŞİK
Hatırlanacağı üzere, bölgedeki askeri hareketlilik son günlerde en yüksek seviyeye ulaşmış, diplomatik temasların sonuç verip vermeyeceği uluslararası kamuoyunda merak konusu olmuştu. Katar’ın “sivil alanların vurulduğu” yönündeki bu doğrudan suçlaması, Doha-Tahran hattındaki ilişkilerin geleceği ve bölgesel güvenlik mimarisi açısından kritik bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.