Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan NATO Zirvesi öncesi açıklama

Mahkemenin “mutlak butlan” kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı koltuğuna geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, genel merkezde düzenlediği basın toplantısında iktidara Ankara’daki NATO Zirvesi öncesi uyarılarda bulundu. Toplantıda, salondaki “Türkiye’nin birinci partisi” ibaresinin kaldırılması dikkat çekti.

Mahkemenin "mutlak butlan" kararı sonrası CHP Genel Başkanlığı koltuğuna geri

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde kameraların karşısına geçti. Gündeme dair kritik iç ve dış politika değerlendirmelerinde bulunan Kılıçdaroğlu, konuşmasında hem tarihi katliamları andı hem de önümüzdeki günlerde Ankara’da toplanacak olan NATO Zirvesi üzerinden iktidara dış politika vizyonu çizdi.

MADIMAK ANMASI: ‘İNSAN İNSANI YAKAR MI?’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasının başında temmuz ayının ilk haftasında yaşanan tarihi acılara değindi.

2 Temmuz 1993’teki Madımak Katliamı ile 5 Temmuz 1993’te PKK tarafından gerçekleştirilen Başbağlar Katliamı’nda hayatını kaybedenleri anarak söze başlayan Kılıçdaroğlu, “İnsan, insanı yakar mı? İnsan yanarken bakar mı? İnsan, insan yanarken alkışlar mı? İnsan, insanı yakanı aklar mı? İnsan yanarken yanarken insan var mı? Yanmayan insan varsa acaba o insan mı?” ifadelerini kullandı.

İKTİDARA NATO ZİRVESİ ÖNCESİ TAVSİYELERDE BULUNDU

Konuşmasının ana eksenini 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek olan kritik NATO Zirvesi’ne ayıran Kılıçdaroğlu, küresel güç merkezlerinin, teknolojinin ve güvenlik mimarisinin hızla dönüştüğünü vurguladı.

Türkiye’nin bu yeni dünya düzeninde “edilgen bir unsur” olmaması gerektiğinin altını çizen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, iktidara şu sözlerle seslendi: “CHP’nin yanıtı çok açıktır; Türkiye’nin görevi cepheleşmenin parçası olmak değil, denge kurmak, güven üretmek ve bulunduğu coğrafyada istikrarın taşıyıcısı olmaktır. Türkiye hiçbir küresel rekabetin edilgen unsuru, hiçbir gücün ileri karakolu veya hiçbir ülkenin stratejik taşeronu olmayacaktır. Kendi tarihi ve devlet geleneğiyle kendi yolunu çizecektir. Ankara zirvesinde verilmesi gereken son mesaj; ‘Türkiye masadadır’ olmalıdır. Ama Türkiye masada kendisine yer açıldığı için değil; tarihsel aktörlüğü, stratejik ağırlığı ve cumhuriyetin bağımsızlık iradesiyle oradadır.”

“HUKUK DEVLETİ ZAYIFSA SÖZÜNÜZ ZAYIF KALIR”

Dış politikadaki gücün, içerideki demokratik ve hukuki kapasiteyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, mevcut yargı sistemine ve kurumsal aşınmaya yönelik sert eleştirilerde bulundu.

Kılıçdaroğlu, “Dış politika yalnız sınır ötesinde kurulmaz. İçerideki devlet kapasitesiyle kurulur. Ancak hukuk devleti zayıfsa, kurumlar aşınmışsa, ekonomi öngörülemezse, parlamento etkisizleşmişse, yargı bağımsızlığı tartışmalıysa, basın özgürlüğünün güvencesi yoksa Türkiye’nin dışarıdaki sözü zayıf kalır. Bu gerçekleri hatırlatmak sadece CHP’nin değil her yurtseverin de temel görevidir” diyerek konuşmasını tamamladı.

Demokrat Gündem