Bursa 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında “Eşe karşı nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan Adalet Uzunoğlu’nun yargılanmasına başlandı.
İlk duruşmada savunma yapan Uzunoğlu, 77 yaşındaki eşi Ali Fuat Uzunoğlu’nu kendisinin öldürmediğini öne sürdü. Eşinin sabah merdivenlerden düşerek öldüğünü iddia eden sanık, olayın üzerine kalmasından korktuğu için cesedi nacak ve bıçakla parçalara ayırarak yakınlardaki farklı çöp konteynerlerine attığını itiraf etti. Mahkeme başkanının “Nasıl kestin, zorlanmadın mı?” sorusuna sanığın verdiği, “Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay kestim, zor olmadı” yanıtı mahkeme salonunda yankılandı.
“Mavi Poşet Giydim, Kanı Çekildiği İçin Akmadı”
Olay gününe dair detayları soğukkanlı bir dille aktaran Uzunoğlu, merdivenlerde hareketsiz bulduğu eşinin uyanmasını akşama kadar beklediğini söyledi.
Uyanmayınca evdeki nacakla cesedi 5-10 parçaya böldüğünü ve bu işlemin yaklaşık 5-6 saat sürdüğünü belirten sanık, “Eşimi parçalamadan önce yere poşet serdim. Ben de üstüme mavi poşet geçirdim. Eşimin kanı çekildiği için kan akmadı. Bu şekilde kestim” dedi. Mahkeme başkanının “Adam ölmüş, haber verseydin, niye parçalıyorsun?” sorusu üzerine 50 yıldır eşinden zulüm gördüğünü iddia eden Uzunoğlu, “Benden bilebilirlerdi, korktum. İşte iblis girmiş aklıma” ifadelerini kullandı.
Evden 13 Kamyon Çöp Çıktı
Duruşmada tanık olarak dinlenen çiftin çocukları F.U. ve M.U., annelerinin akıl sağlığının yerinde olmadığını belirterek şikayetçi olmadı. Babalarının sert ve otoriter bir yapısı olduğunu, annelerine zulmettiğini ifade eden çocuklardan F.U., cinayet büro ekiplerinin evde yaptığı arama sırasında daireden 13 kamyon çöp çıkarıldığını açıkladı. Sanık avukatı da müvekkilinin Alzheimer ilaçları kullandığını ve cezai ehliyetinin bulunmadığını öne sürerek gözlem altına alınmasını talep etti.
Adli Tıp Kurumu’na Sevk Kararı
Mahkeme heyeti, çelişkili ifadeleri ve profil analizi doğrultusunda tutuklu sanık Adalet Uzunoğlu’nun akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edilerek gözlem altına alınmasına hükmetti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilerek duruşma ileri bir tarihe ertelendi.