Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Özel Güvenpark’ta konuşuyor: ‘Bu mesele Özel-Kılıçdaroğlu meselesi değil’

Yargının “mutlak butlan” kararı sonrası görevden alınan seçilmiş CHP Lideri Özgür Özel, saat 14.00 itibarıyla Ankara İl Başkanlığı önünde otobüs üzerinden halka hitap etmeye başladı. Konuşmasında doğrudan yargı müdahalesini hedef alan Özel, süreci “sandığa ve cumhuriyetin kazanımlarına yönelik bir müdahale” olarak nitelendirdi.

Özel, “Meseleyi doğru görelim, doğru şekilde ortaya koyalım. Bu mesele CHP’nin iç meselesi değildir. Özgür Özel Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değildir. Bu mesele RTE ile milletin meselesidir” dedi.

Yargının "mutlak butlan" kararı sonrası görevden alınan seçilmiş CHP Lideri

DEMOKRAT GÜNDEM-CANLI ANLATIM-Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki liderlik ve yetki tartışmaları, Ankara sokaklarında kitlesel bir harekete dönüştü. Mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılan Özgür Özel, ilan edilen takvime sadık kalarak bugün saat 14.00’te Güvenpark’taki Ankara İl Başkanlığı binası önünde destekçileriyle bir araya geldi.

Otobüs üzerinden meydandaki kalabalığa hitap eden Özel, yargı eliyle gerçekleştirilen atama ve kayyum girişimlerine sert tepki gösterdi.

“SANDIĞA MÜDAHALE EDİLİYOR”

Konuşmasında, mahkemenin tüzük ve kurultay kararlarına yönelik müdahalesinin doğrudan seçmen iradesini hedef aldığını savunan Özgür Özel, ülkedeki demokratik sisteme vurgu yaptı. Türkiye’nin birinci partisi olarak nitelendirdiği CHP’nin iç işleyişine dışarıdan müdahale edildiğini ileri süren Özel, şu ifadeleri kullandı: “Kötücül bir akıl, CHP’nin iktidar umuduna, ülkede seçimle iktidarı değiştirme umuduna, yani cumhuriyetin en büyük kazanımı olan sandığa müdahale etmektedir. Türkiye’nin birinci partisi CHP’nin genel başkanını, seçilen başkanını değiştirip atama yapmaya kalkmaktadır, partiye kayyum getirmektedir.”

Kurultay istediğini vurgulayan ve tekrarlayan Özel, yüzde 85’in altında oy alması durumunda göreve talip olmayacağını söyledi.

Özel, “Bir kez dahasöylüyorum, ben her delege ile yarşıa varım. Ancak Kurultay tarihini ilan edin. Kurultay olmadan 15 gün önce örgütlerin önüne sandık koyalım, 2 milyon üyeyi çağıralım, genel başkanın kim olacağına 2 milyon CHP’li karar versin. O sandıktan kim çıkarsa, resmi kurultaya o kişinin genel başkan adaylığında gidelim. Yani hem kurultaydan korkmuyorum ama gerçek bir enerji için bütün üyelerle birlikte genel başkanlık için ön seçim istiyorum” ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR ÖZEL’İN KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI:

Kapısı kapatıldı. Partinin genel başkanları hapse atıldı. İl başkanları suikaste uğradı, şehit edildi. Bu partiye her kötülük yapıldı ama hiç kimsenin gücü Cumhuriyet Halk Partisi’ne yetmedi.

Tarihte ilk kez, tarihte ilk kez cumhurbaşkanlığında bir partinin genel başkanı otururken, 24 yıl boyunca her seçimi kazanmışken, hiç seçim kaybetmemişken Cumhuriyet Halk Partisi bir partili cumhurbaşkanını yendiği için, yapılacak ilk seçimde iktidar olacağı için bir güç, devleti elinde tutan kötücül bir akıl, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar umuduna, Türkiye’de seçimle iktidarı değiştirme umuduna yani Cumhuriyet’in en büyük kazanımı sandığa müdahale etmektedir.

Türkiye’nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına seçilen genel başkanı değiştirip atama yapmaya kalkmaktadır. Kayyum getirmektedir.

Değerli arkadaşlar, keşke birilerinin söylediği gibi bu mesele Cumhuriyet Halk Partisi’nin iç meselesi olsa. Keşke bu mesele parti içi bir tartışma olsa. Meseleyi doğru görelim, doğru şekilde ortaya koyalım. Bu mesele Cumhuriyet Halk Partisi’nin iç meselesi değildir. Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değildir. Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan’la milletin meselesidir.

Değerli arkadaşlar, meydan alabileceğini aldı. Doldu taştı. Yollar taştı. Sesimizin gidemeyeceği mesafelere ulaştı.

Bugün ses sistemi güçlü, daha güçlü bir otobüsümüz yok. Bir telsiz mikrofonumuz yok. Bir binamız yok. Paramız yok. Ama başkalarında olmayan bir şey var; siz varsınız, siz varsınız, siz varsınız.

Bir tarafta binalar… Bir tarafta size rağmen, polisle, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kanunsuz emirleriyle polisle ele geçirilen bina var. O binanın önünde AK Parti’den destekle, TGT’den kampanyayla, önünde A Haber’in, TGRT’nin canlı yayın yaptığı, Türkiye’nin dört bir yanından parayla, “Yevmiyeni verelim, yemeğini verelim, paranı verelim” diye taşımayla oluşturulmuş göstermelik, cılız bir kalabalıkla meşruiyet arayışı var.

Bir tarafta milletin ta kendisi var. Milletin ta kendisi var. O yüzden kıyas kabul etmez. Bir tarafta ele geçirilmiş binalar, bir tarafta partisine, ülkesine sahip çıkan milyonlar var.

O yüzden şunu herkes bilsin. Herkes bilsin. Biz, ben değil, sadece biz değil, biz hepimiz Cumhuriyet Halk Partisi’ni 47 yıl sonra iktidar yaparız. Birinci parti yaparız.

BİZ SEÇİLMİŞ CHP’YİZ

Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurulduğu günden beri ilk kez yenen kadrolarız. Biz kaybeden, kaybetmeye alışmış CHP değil, kazanan CHP’yiz. Biz atanmış değiliz. Biz seçilmiş CHP’yiz.

Değerli arkadaşlar, herkes şunu adı gibi bilsin ki AK Parti asla demokratik bir seçimi bundan sonra kazanamayacağını biliyor. Asla kazanamayacağını biliyor. Bu aziz milletin onları istemediğini biliyor. Bu yüzden Türk milletinin iradesine karşı savaş açmış olanlar, AK Parti’nin kara düzenini savunanlardır.

Geçen sene 19 Mart günü, 15 buçuk milyon kişinin oy verdiği, 25 milyon kişinin imza verdiği Cumhurbaşkanı adayımız gözaltına alınıp tutuklandığında buna bir darbe demiştim. Ve bir yıldır hep birlikte 19 Mart darbesine direndik. Direnmeye devam ediyoruz.

Herkes şunu bilsin ki saldırı altında olan Cumhuriyet Halk Partisi değildir. Milletin iktidarı değiştirme kararı.

MESELE ÖZGÜR ÖZEL KEMAL KILIÇDAROĞLU MESELESİ DEĞİL

Meseleyi doğru görelim, doğru şekilde ortaya koyalım. Bu mesele CHP’nin iç meselesi değildir. Özgür Özel Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değildir. Bu mesele RTE ile milletin meselesidir.

Bu meseleyi CHP’nin meselesi görmeyen o atanma siyasetine direnen ve CHP ile dayanışma gösteren tüm siyasi partiler tarihin en doğru yerinde durmaktadırlar.

BEKLEDİĞİMİZİ YAPTILAR ELEKTRİĞİ KESTİLER

Beklediğimizi yaptılar, elektriği kestiler. Jeneratör devrede, bizim sesimizi asla kesemeyecekler.

Sizi and olsun ki iktidar yürüyüşünden asla vazgeçmeyeceğim asla… Atatürk gelse bile bu delege düzeniyle genel başkanı değiştiremez denilen yerde Atatürk7ün kendini değil fikrini, zikrini, mücadelesini, onun azmini sahiplenenler CHP’de kurultayı kazandılar.

AK Parti yenilmez diyenlere karşı, CHP hep birlikte tüm demokratlarla birlikte Adalet ve Kalkınma Partisi’ni yendik ve müesses düzenin tekerine çomak soktuk. Şimdi buradan açıkça ifade ediyorum; kimse bu milleti de devleti de küçük görmesin. Bu milleti emir eri sanmasın. Bu devleti partisinin düzenini sanmasın. Bu millet de devlet de ülkenin kurucu partisine sahip çıktı, bundan sonra da çıkacaktır.

BU MEYDAN TARİHİN TA KENDİSİDİR

Partimize yapılan 21 Mayıs darbesinden sonra, 24 Mayıs’ta partiye yapılan vicdansız saldırıdan sonra buraya gelenler tarihin doğru tarafında duruyorlar demek kıfayetsizdir. Bu meydan bugün tarihi yazmaya gelmiştir. Bu meydanın kusuratı bile orda yoktur. Bu meydan tarihin ta kendisidir.

Buradan açıkça söylüyorum; diplomasız Erdoğan mazbatasız genel başkan istemektedir. Buna izin vermeyeceğiz.

CHP’YE MAZBATASIZ GENEL BAŞKAN OLMAZ, YAKIŞMAZ, OTURAMAZ

Dünya hukuk tarihinde olmayan siyasi tarihe kara leke olarak kazınan mutlat butlan kararı kimseye meşruiyet kazandırmaz. CHP’ye mazbatasız genel başkan olmaz, yakışmaz, oturamaz.

DERHAL KURULTAY YAPILMALIDIR

Son nefesime kadar söylüyorum, bu ülekyi seven, bu iktidarı değiştirme umuduna gönül veren hiç kimsenin bir gün dahi partinin kurultayını geciktirmeye hakkı yoktur. Derhal kurultay yapılmalıdır.

CHP ATAMA KABUL ETMEZ

Hangi delegeyle istiyorsanız, son delege ile önceki delegeyle daha önceki delegeyle, derhal bir Kurultay yapın, partiyis eçilmiş bir genel başkana kavuşturun. CHP atama kabul etmez.

Bütün il başkanlarımız burada, hoş gelmişler. Kimse butlanr istemiyor, bir atanmışı istemiyor. Türkiye demokrasisinin teminatı bu partidir. Derhal Kurultayını istiyor.

Benim bu partiye nasıl yöneteceğim kırmızı kitapta CHP genel başkanının ve Cumhurbaşkanı adayının tüm üyelerimizin oyuyla seçilmesi gerektiğini söylemiştik. Geçen yıl 23 Martta ilk sözümüzü tuttuk. Cumhurbaşkanı adayını ön seçimle belirledik.

KURULTAYDAN KORKMUYORUM, GENEL BAŞKANLIK İÇİN ÖN SEÇİM İSTİYORUM

Bir kez dahasöylüyorum, ben her delege ile yarşıa varım. Ancak Kurultay tarihini ilan edin. Kurultay olmadan 15 gün önce örgütlerin önüne sandık koyalım, 2 milyon üyeyi çağıralım, genel başkanın kim olacağına 2 milyon CHP’li karar versin. O sandıktan kim çıkarsa, resmi kurultaya o kişinin genel başkan adaylığında gidelim. Yani hem kurultaydan korkmuyorum ama gerçek bir enerji için bütün üyelerle birlikte genel başkanlık için ön seçim istiyorum.

PM toplanacak, çoğunluk sizde yok, vicdan partililik hakim. Toplayamıyorsunuz vazgeçiyorsunuz. Partinin bayramlaşmasının bir kalabalık olabilmesi çin yapılanları hep birlikte gördük. Utanıyorum, kahroluyorum.

TGRT’deki tipler, hatırlayın, hepinize her hakareti yapan, butlana vasi atanmışlar. Partiye TGRT’den basın sözcüsü, basın danışmanı atamışlar. Adam sadece ve sadece bir tek amaç var; bir tek amacı var, CHP’yi yıpratmak için günde iki üç kere, rezaleti göze alıyor, partiyi yerin dibine sokacak iftiralar atıyor. CHP bunları hak etmiyor. Bunu size yaptırmayacağım.

AYRINTILAR GELİYOR…

Özel Güvenpark'ta konuşuyor: 'Bu mesele Özel-Kılıçdaroğlu meselesi değil'
Demokrat Gündem