Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen dev operasyonda gözaltı süreci tamamlandı.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, teknik-fiziki takip verileri, kripto varlık analizleri ve HTS kayıtlarıyla haritası çıkarılan uluslararası şebekenin adliyeye sevk işlemleri geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirildi.
KÜTAHYALI: O PARALAR BORÇ KARŞILIĞI GÖNDERİLDİ
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan en dikkat çekici isimlerden biri olan gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın, emniyetteki sorgusunda hesaplarındaki şüpheli hareketlilikle ilgili suçlamaları reddetti.
Kütahyalı ifadesinde finansal trafiği şu sözlerle savundu: “Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok.”
100 MİLYAR TL VE 2 MİLYAR DOLARLIK TRAFİK
Soruşturma dosyasında yer alan MASAK analizleri, şebekenin ulusal ve uluslararası ölçekte profesyonel bir finansal suç organizasyonu olduğunu ortaya koydu.
Yapılan mali incelemelerde, şüphelilerin yasa dışı bahis ve phishing (oltalama) yöntemiyle gerçekleştirdikleri nitelikli dolandırıcılık eylemlerinden elde ettikleri suç gelirlerini akılalmaz bir mekanizmayla akladıkları saptandı.
Emniyet birimlerinin tespitlerine göre suç örgütü; özel yazılım altyapıları ve panel sistemleri kurarak yasa dışı bahis sitelerine finansal taban sağladı.
Elde edilen gelirler; elektronik para kuruluşları, sanal POS ağları, döviz büroları, kuyumcular, paravan şirketler ve kripto varlık sistemleri üzerinden çok katmanlı olarak dolaştırılarak sistem içinde eritilmeye çalışıldı.
İncelemelerde toplam şüpheli para hareketinin 100 milyar Türk lirası ve 2 milyar Amerikan doları seviyesinde olduğu belirlendi.
BANKACILAR VE EMNİYET MENSUPLARI DA SİSTEMDE İDDİASI
Soruşturmanın en kritik halkalarından birini ise şebekeye yardım eden kamu görevlileri ve finans sektörü çalışanları oluşturdu. Dosyada yer alan kuvvetli delillere göre; bazı özel bankalarda görev yapan orta ve üst düzey yöneticilerin, suç gelirlerinin bankacılık sistemi içindeki katmanlandırma işlemlerinde bizzat görev aldıkları, hesaplara yönelik konulması gereken bloke ve güvenlik süreçlerini kasıtlı olarak etkisiz hale getirdikleri tespit edildi.
Bazı emniyet personelinin, şebeke üyeleri hakkında adli makamlarca verilen yakalama, gözaltı ve arama kararlarını POLNET sistemi üzerinden rüşvet karşılığında sorguladıkları ve yapılacak operasyonel süreçlere dair şüphelilere bilgi sızdırdıkları belirlendi.
Sorguları tamamlanan 154 şüphelinin, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “Yasa dışı bahis”, “Nitelikli dolandırıcılık”, “Rüşvet” ve “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamalarıyla adliyedeki işlemleri sürüyor.
İlginizi çekebilir: Bakanlıktan fahiş fiyatlara rekor cezalar: En fazla hangi sektörde?