Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

‘Rusya’nın tehdit olduğu açıkça kabul edilmeli’

NATO Ankara Zirvesi’nin ikinci gününde kameralar karşısına geçen Genel Sekreter Mark Rutte, müttefiklerin sonuç bildirisinde Rusya’yı “uzun vadeli tehdit” olarak tescillemesini beklediğini ilan ederken, ABD’nin İran’a yönelik son hava saldırılarına da açık destek verdi.

NATO Ankara Zirvesi'nin ikinci gününde kameralar karşısına geçen Genel Sekreter

Ankara’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen kritik NATO Zirvesi’nin ikinci gününde, devlet ve hükümet başkanlarını “Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı”nda bir araya getirecek ana oturum öncesinde liderlik diplomasisi hareketlendi.

Basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulunan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, küresel güvenlik mimarisini sarsacak yeni kararların sinyalini verdi. Zirvenin ilk gününü “büyük bir başarı” olarak niteleyen ve ev sahipliğinden dolayı Ankara’ya teşekkür eden Genel Sekreter, 32 müttefik ülkenin masada olduğu bugünkü oturumda Rusya’ya karşı ortak bir cephe kurulması çağrısında bulundu.

Rutte, sonuç bildirisinde yer alacak ifadelere doğrudan atıfta bulunarak, “Bugün de müttefiklerin ortak şekilde Rusya’nın NATO topraklarına yönelik uzun vadeli tehdit olduğunu kabul etmelerini bekliyorum. Rusya’nın uzun vadeli tehdit olduğunun açıkça kayda geçirilmesini bekliyorum” dedi.

“Savunma Harcamalarında Yüzde 4’e Ulaştık”

Geçen yıl düzenlenen Lahey Zirvesi’nin planlama ve hedef belirleme odaklı olduğunu, Ankara Zirvesi’nin ise tamamen bu hedeflerin uygulanması ve hayata geçirilmesiyle ilgili olduğunu vurgulayan Rutte, ittifak genelindeki askeri harcamaların seyrini paylaştı.

Savunma sanayisi yatırımlarının ve harcama kapasitelerinin rekor düzeyde arttığına işaret eden Genel Sekreter, “Yüzde 5 hedefi doğrultusunda bu yıl zaten yüzde 4’e ulaştık ki, bu gerçekten olağanüstü bir gelişmedir” açıklamasını yaptı. Yük paylaşımının daha dengeli hale gelmesinde uluslararası konjonktürün ve Washington yönetiminin baskısının etkili olduğunu kaydeden Rutte, “Bu elbette yalnızca Başkan Donald Trump sayesinde olmadı. Rusya’dan kaynaklanan tehdit de bunun önemli nedenlerinden biridir. Ancak dürüst olmak gerekirse, Başkan Trump’ın Avrupa’daki müttefikleri ve Kanada’yı bunu yapmaları yönünde teşvik etmesi gerçekten yardımcı oldu ve bunun sonuçları görülüyor” değerlendirmesinde bulundu.

“ABD’nin Güçlü ve Kararlı Karşılık Vermesi Son Derece Önemlidir”

Ankara’daki diplomatik trafiğin en sıcak başlıklarından biri de ABD’nin gece saatlerinde İran topraklarına gerçekleştirdiği son askeri operasyonlar oldu.

Gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Genel Sekreter Rutte, Washington’ın askeri hamlelerini tereddütsüz bir dille savundu. Bölgedeki ateşkes rejiminin ve lojistik hatların tehlikede olduğuna işaret eden Rutte, “Bence bu kesinlikle gerekliydi. Çünkü bir ateşkes yürürlükteyken İran’ın esasen bu ateşkesi ihlal ettiğini görüyoruz. Dün gemilere yönelik saldırılarda neler yaşandığını gördük. Bu nedenle ABD’nin güçlü ve kararlı bir şekilde karşılık vermesi son derece önemlidir” diye konuştu.

Hürmüz Boğazı ve Nükleer Kapasite Kırmızı Çizgi

Genel Sekreter, müttefiklerin bugünkü kapalı kapılar ardındaki oturumda Ortadoğu ve küresel ticaret hatlarının güvenliği konusunda iki kritik başlık üzerinde mutabakata varmasını beklediğini ifade etti.

Bu başlıkların 32 üye ülkenin tamamı için hayati önem taşıdığını vurgulayan Mark Rutte, “Bugün müttefiklerin iki konuyu açıkça teyit etmelerini bekliyorum. Birincisi, İran’ın hiçbir zaman nükleer silah kapasitesine sahip olmaması gerektiğidir. İkincisi ise seyrüsefer özgürlüğü ilkesidir. Hürmüz Boğazı’nın yeniden tamamen açık olması stratejik açıdan son derece önemlidir” diyerek zirvenin nihai bildirisine yön verecek kırmızı çizgileri çizdi.

Demokrat Gündem