Muhalefetin erken seçim çağrısının toplumun beklentisi olduğunun ciddi kamuoyu araştırmalarına da yansıdığını belirten Siyaset Bilimci Prof. Tanju Tosun, Demokrat Gündem’e yaptığı değerlendirmelerde Millet İttifakı’nın olası Cumhurbaşkanı adayı, HDP ile ilişkilerin sürece nasıl yansıyacağı konularında tespit ve değerlendirmelerde bulundu. Prof. Tosun, iktidar yorgunluğu, ekonomik kriz ve toplumun bıkkınlığının erken seçim talebinin araştırmalarda yüzde 60 oranlarında çıkması sonucunu doğurduğunu vurgulayarak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığının gönlünden geçtiğini ancak seçim kazandıracak aritmetik hesaplama parametrelerinin adaylık konusunda belirleyeceği olacağını söyledi.
DEMOKRAT GÜNDEM-Türkiye’de ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi başta olmak üzere muhalefet kanadının baş aktörleri halkın erken seçim talebi içinde olduğunu belirterek, birbiri ardına açıklamalarda bulunuyor.
İktidara erken seçim çağrısını her fırsatta tekrarlayan Millet İttifakı unsuru muhalefet partilerinin bu talebinin ciddi kamuoyu araştırmalarının sonuçlarıyla uyumlu olduğunu belirten Siyaset Bilimci Prof. Tanju Tosun, kamuoyu araştırmalarında halkan gelen erken seçim yapılma talebinin yüzde 60’lara ulaştığının görüldüğünü kaydetti.
“İKTİDAR YORGUNLUĞU VE TOPLUMUN BIKKINLIĞI SÖZKONUSU”
Siyaset Bilimci Prof. Tanju Tosun, halkın bu talebinin en önemli nedeninin ciddi bir ekonomik kriz içinde bunalmasının yattığının altını çizerek, “Türkiye’deki duruma bakıldığında ciddi anlamda ekonomik kriz var ve toplumdan gelen erken seçime yönelik talep de azımsanmayacak ölçüde. Yapılan kamuoyu araştırmalarında yüzde 60 civarında erken seçim istendiği anlaşılıyor. Çünkü özel bir durum var. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 20 yıllık iktidarı söz konusu. Bu 20 yılın getirdiği bir yorgunluk var AKP’de, toplumda da anlaşılan o ki Cumhur İttifakı’nın oy toplamının yüzde 40 civarında olması toplum açısından bir bıkkınlık olduğunun işareti. Dolayısıyla iktidar yorgunluğu ve toplumun bıkkınlığı bir araya geldiğinde bu tür taleplerin yükselmesi, gözlemlediğimiz gibi, gayet anlaşılır bir şey. Halkın talebi olduğu aşikar. Ciddi, güvenilir, yöntem açısından nitelikli kamuoyu araştırmalarına halkın erken seçim talebi olduğu yansıyor. Muhalefetin toplam oyu kadar yaklaşık olarak toplumdan gelen bir erken seçim talebi var” değerlendirmesini yaptı.
“OLAĞAN DIŞI KOŞULLARDA İKTİDARA TOPLUMSAL DESTEK AZALIR”
“İktidarın belirlenmesi anlamında tüm işleyen demokrasilerde seçim mekanizması olmazsa olmaz. Bu anlamda seçimler genelde Anayasalarda ne kadar süre içinde yapılacağı belli. Olağan koşullarda işleyen bir demokraside Anayasal kurallar tayin ediyor seçimin zamanını. Fakat zaman zaman olağan dışı koşullar da olabiliyor. Olağan dışı koşullardan kast ettiğimiz de ya mevcut iktidarın toplumsal desteği ciddi bir şekilde azalır. Dolayısıyla aşağıdan yukarıya bir talep gelir seçime gidilsin diye” diyen Prof. Tosun, iktidar partisinin bu süreçte seçime gidilmesine dair bir isteksizlik içinde olabileceğini söyledi.
“İKTİDARIN TOPLUMUN TALEBİNE DUYARLI OLMASI GEREKİR”
Siyaset bilimci Prof. Tosun, “İktidarların toplumsal desteğinin azalmasının politik nedenleri olabilir, ekonomik nedenleri olabilir. Ekonomik nedenlerde de artık ekonominin yönetilememesi, ekonomik kriz olabilir. Olağan koşullarda iş başındaki iktidarların bu tür taleplere duyarlı olması gerekir. Ama iktidar da iktidarını sürdürmek için en uygun zamanda seçim yapılmasını ister kendisi açısından” dedi.
“MİLLET İTTİFAKI İLE HDP ARASINDA SOSYAL-SİYASEL MESAFE VAR VE…”
Millet İttifakı’nın HDP ile ilişkileri, HDP’nin Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürt meselesinin çözümü konusundaki taleplerini içeren Tutum Belgesi’ni açıklamasını da değerlendiren Siyaset Bilimci Tanju Tosun, Millet İttifakı’nın HDP ile sosyal ve siyasal mesafe içinde olduğunu, organik bir işbirliğine gidilmeden destek alabileceğini belirtti.
“HDP DE İTTİFAKTA ORGANİK OLARAK YERALMAYA KARŞI MESAFELİ”
Millet İttifakı’nın tüm unsurlarının da Kürt sorununun parlamento içinde çözümüne dair bir görüş birliği içinde olduğunun görüldüğünü dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Tanju Tosun, şu değerlendirmeleri yaptı: “İzlediğim kadarıyla HDP bu yapı içinde Millet İttifakı içinde organik olarak yeralmaya mesafeli. Milet İttifakı’nın isteği de bu. Çünkü Millet İttifakı’nın sosyolojisinde ciddi anlamda bir psikolojik HDP’ye ilişkin bir sosyal mesafe, siyasal mesafe var. Dolayısıyla stratejik olarak baktığımızda HDP ile organik bir işbirliğine gitmeden sürecin bu şekilde yönetilmesi söz konusu. Süreç şu anda böyle işliyor. Geçenlerde HDP bir tutum belgesi açıkladı. O tutum belgesinde HDP’nin talepleri özellikle demokrasi başta olmak üzere Kürt sorununun çözümüne dair bir takım talepleri var. Millet İttifakı’nın bileşenlerine baktığımızda Türkiye’nin bir demokrasi sorunu olduğu, demokratikleşmeye yönelik adımlar atılmasına ilişkin orada da bir uzlaşma var. Dolayısıyla üst anlamda bir talep yakınlaşması söz konusu. Bütün bu sürecin AKP dönemindeki bu sürecin başarısızlıkla sonuçlanmasının temel nedeni meclisin by pass edilerek yönetilmesiydi. Ama meclis içinde bu sürecin yönetilmesine dair CHP, İYİ Parti’nin de diğer bileşenlerin de (ya de en son Millet İttifakı’nın asli unsuru olmayan bir takım aktörler, işte Demokrat Parti’den Gelecek ve DEVA Partisi’ne kadar) fikir birliği var. Dolayısıyla toplumun neredeyse Millet İttifakı’na yönelebilecek kesimi kadar güç anlamında bu sorunun meclis içinde çözümlenmesine dair bir talep ve ortak görüş var.”
“MİLLET İTTİFAKI BENCE PLANLANMIŞ BİR STRATEJİ İLE YOLUNA DEVAM EDİYOR”
Siyaset Bilimci Prof. Tanju Tosun, Millet İttifakı’nın olası erken ya da gününde seçimde Cumhurbaşkanı adayının kim olacağına dair tartışmaların sürdüğü bu süreçte adayın toplumun ve muhalefetin tüm taleplerini karşılamaya uygun ve aritmetik anlamda seçim kazandıracak nitelikte olmasının önemine de dikkat çekti.
“MİLLET İTTİFAKI’NIN ADAY İSMİ DİLLENDİRMEMESİ ÇOK ÖNEMLİ…”
Prof. Tosun, Millet İttifakı’nın isim dillendirmemesinin ve belirlenmiş bir strateji ile hareket etmesinin doğru olduğunu da kaydederek, “Aday belirleme konusunda bütün bu muhalefet unsurlarının fikir birliğiyle bir aday çıkar. Ama çıkacak bu adayın muhalefetin tüm bu taleplerini karşılaması, muhalefetin Cumhurbaşkanı adayına uygun olması gerekiyor. Şu aşamada bir isim dillendirilmemesi çok daha önemli tabi ki. O anlamda bence planlanmış bir strateji ile Millet İttifakı yoluna devam ediyor” dedi.
"ARİTMETİK KILIÇDAROĞLU’NUN KAZANACAĞINI GÖSTERİRSE ADAY OLMAK İSTEYECEKTİR AMA…"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gönlünden Cumhurbaşkanlığının geçtiğini ancak parti önceliklerinden çok seçim kazandıracak aritmetik sonuç olduğuna vurgu yapan Prof. Tanju Tosun, değerlendirmelerini şu şekilde sürdürdü: “Kadın bir politik aktörün Cumhurbaşkanı adayı çıkması Mustafa Kemal’in Türk kadınına biçtiği rolü yansıtması anlamında muhteşem bir şey olur tabi. Fakat veri koşullarda, bu tür politik aktörlerin cinsiyetinden ziyade nitelikleri önemli. Türkiye geçmişte kadın Başbakan da gördü. Türkiye’yi nereye taşıdığı maalesef belli. Kemal Bey örneğinde bakıldığında, tabi Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı en yüksek makam. Cumhurbaşkanı olmak ister, istiyordur da, gönlünde Cumhurbaşkanlığı yatıyor ama Cumhurbaşkanı adaylığına giden süreçte politik öncelikler, parti önceliklerinden ziyade aritmetik öncelikler önemli. Aritmetikte kim kazandıracak, ona bakacaklar. Dolayısıyla aritmetik sayın Kılıçdaroğlu’nun seçilmesine imkan tanıyorsa muhtemelen Kılıçdaroğlu bir adım daha öne çıkacak. Ama imkan tanımıyorsa geride kalıp başka bir isim çıkabilir. Mesele toplumun taleplerini bir arada temsil ettirecek bir aday profili çok önemli. Ama nihayetinde bir aritmetik hesaba dayanıyor. Aritmetik hesaplar sayın Kılıçdaroğlu’nun kazanabileceğini göstermesi durumunda muhtemelen aday olmak isteyecektir. Ama veri koşullarda Millet İttifakı dar anlamda, geniş anlamda muhalefet daha parçalı olduğu için muhalefetin tüm kesimlerini kucaklayacak bir aday profili önemli. Muhtemelen önümüzdeki süreçte onu arayıp bulup o aktör aday gösterilecektir.”
“İLHAN KESİCİ’NİN PARTİLER İÇİNDE CİDDİ BİR DESTEĞİ YOK”
Siyaset Bilimci Tosun, adı kulislerde Cumhurbaşkanı olarak dillendirilen İlhan Kesici isminin partiler içinde bir desteği olmadığını dile getirerek, “İlhan Kesici evet bir ekonomi teknokratı kimliği, politik deneyimi önemli olmakla birlikte ama Cumhurbaşkanı olacak adayın aynı zamanda partiler içinde de ciddi bir desteği olması gerekiyor. Sayın Kesici’nin izlediğim kadarıyla çok ciddi bir parti networkleri içinde bir ağırlığı yok. Kendisi için bu dezavantaj” dedi.