Bilim kurgu filmlerindeki “baktığın insanın kim olduğunu anında görme” teknolojisi gerçek oluyor ancak beraberinde devasa bir güvenlik tartışmasını getiriyor.
Sosyal medya devi Meta’nın, Ray-Ban ve Oakley iş birliğiyle ürettiği akıllı gözlükler için “gizlice” yüz tanıma altyapısı geliştirdiği ortaya çıktı.
Dünyaca ünlü teknoloji yayın organı WIRED tarafından yürütülen bir araştırma, Meta AI uygulamasının kodları arasına gizlenmiş ve sokaktaki insanların kimliklerini anında tespit edebilen özel yazılım bloklarını deşifre etti. Altyapının on milyonlarca akıllı telefona şimdiden yüklenmiş olması dijital gizlilik savunucularını ayağa kaldırdı.
KOD ADI ‘NAMETAG’
WIRED’ın incelediği ve güvenlik araştırmacıları tarafından da doğrulanan verilere göre Meta, bu gizli kodları yıl içindeki birden fazla güncelleme ile sisteme parça parça entegre etti.
Şirket içinde “NameTag” olarak adlandırılan bu devrimsel ve bir o kadar da ürkütücü özellik, akıllı gözlüğün kamerasına yansıyan yabancı yüzleri tarıyor.
Sistem sadece kimlik tespiti yapmakla kalmıyor; gözlüğü takan kişiye, kadraja giren birisi sosyal medya havuzuyla eşleşip tanındığında anında anlık bildirim gönderme yeteneğine de sahip.
Aslında teknoloji devinin bu teknolojiyle ilgilendiği tamamen sır değil. Geçtiğimiz yıl New York Times da benzer bir geliştirme sürecini sayfalarına taşımış, Meta ise olası bir lansman durumunda “oldukça düşünceli ve temkinli bir yaklaşım” sergileyeceklerini iddia etmişti.
YAPAY ZEKA MODELLERİ TELEFONLARA SIZDI
Meta, yüz tanıma özelliğini henüz son kullanıcılara resmi olarak açmadı ancak tehlikenin boyutu sanılandan çok daha büyük. Güvenlik uzmanlarına göre, sistemin arka planında çalışması gereken tüm teknik altyapı şu anda dünya genelinde milyonlarca telefonda aktif olarak bekliyor.
Sistem; yüz tespiti, yüzün kırpılması ve bu görselin biyometrik veriye dönüştürülmesini sağlayan üç farklı gelişmiş yapay zeka modeline dayanıyor.
Bulguları inceleyen bağımsız siber güvenlik uzmanları, gerekli tüm kodların Meta AI uygulamasına şimdiden gömüldüğünü ve özelliğin teknik olarak “neredeyse kullanıma hazır” durumda bekletildiğini vurguluyor.
‘SADECE ARAŞTIRIYORUZ VERİTABANI KURMUYORUZ’
Sızan kodların ardından teknoloji dünyasında yükselen tepkiler üzerine Meta cephesinden resmi savunma gecikmedi. Şirket sözcüsü, tespit edilen yazılım bloklarının yalnızca bir “araştırma ve keşif” aşamasından ibaret olduğunu öne sürerek şunları kaydetti:
“Tüketicilere sunulan aktif bir özellik yok ve gelecekte ne yapılacağı konusunda nihai bir karar verilmedi. Eğer bu teknolojiyi kullanıma sunmaya karar verirsek, son derece şeffaf ve düşünceli bir yaklaşım sergileyeceğiz. Net olduğumuz tek bir konu var: Şirket olarak merkezi bir yüz veritabanı kesinlikle oluşturmuyoruz.”
MİLYON DOLARLIK CEZALAR HAFIZALARDA
Meta’nın bu alandaki ısrarı, şirketin biyometrik veri konusundaki karanlık geçmişini de yeniden gündeme getirdi. Teknoloji devi, geçmiş yıllarda kullanıcıların rızasını almadan biyometrik verileri topladığı ve işlediği gerekçesiyle yüz milyonlarca dolarlık devasa para cezalarına çarptırılmıştı.
Bunun yanı sıra, tartışmalı yüz tanıma girişimi Clearview AI‘ın, küresel bir kimlik eşleştirme veritabanı oluşturmak amacıyla Facebook kullanıcılarına ait milyarlarca fotoğrafı izinsiz olarak sistemine çekmesi de hafızalardaki yerini koruyor.
Meta’nın akıllı gözlükler üzerinden sokağa taşımak istediği bu yeni hamlenin, küresel çapta yeni bir hukuk ve gizlilik savaşını tetiklemesine kesin gözüyle bakılıyor.
İlginizi çekebilir: Komşuda korkutan deprem: Yunanistan’da 5,3 büyüklüğünde sarsıntı