Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

TCMB’den 11 Haziran mesaisi: Faiz kararı için geri sayım başladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, yılın dördüncü faiz kararını vermek üzere 11 Haziran’da toplanıyor.

Yüzde 37 seviyesindeki politika faizi için “sıkı duruş” mesajının devam edip etmeyeceği merak ediliyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, yılın dördüncü faiz

Fatih Karahan başkanlığındaki TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), 11 Haziran Perşembe günü saat 14.00’te yılın dördüncü faiz kararını açıklayacak.

Nisan ayındaki son toplantıda politika faizini yüzde 37 düzeyinde sabit tutan banka, temkinli ve sıkı duruşunu sürdürmüştü.

KÜRESEL BELİRSİZLİKLER VE ‘İHTİYATİ ARA’

Özellikle ABD-İsrail-İran eksenindeki jeopolitik tansiyonun küresel piyasalarda yarattığı oynaklık, TCMB’nin “faiz indirim sürecine ihtiyati bir ara” vermesine neden olmuştu.

Enerji fiyatlarının seyri ve küresel enflasyonist baskılar, bankanın karar metninde “temkinli duruşun süreceği” mesajını ön plana çıkarmıştı.

PİYASALARIN BEKLENTİSİ

Küresel çapta başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankalarının “şahin” para politikalarını sürdürme eğilimi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) atacağı adımları dezenflasyon hedefiyle uyumlu kılma zorunluluğunu artırıyor.

Bu kritik konjonktürde analistler, Para Politikası Kurulu’nun (PPK) önümüzdeki süreçte izleyeceği yol haritasını üç ana başlık üzerinden okuyor. İlk sırada, enflasyonun ana eğilimindeki değişimler ve fiyatlamalardaki katılığın devam edip etmediği yer alırken; ikinci sırada, ekonomideki yavaşlama sinyallerinin fiyatlar genel düzeyi üzerindeki baskıyı ne ölçüde hafiflettiği öne çıkıyor.

Ayrıca, Banka’nın geçmiş dönemlerde verdiği “fiyatlarda belirgin ve kalıcı bozulma halinde ilave sıkılaştırma” taahhüdünün korunup korunmayacağı, piyasaların yeni dönemdeki ana odak noktasını oluşturmaya devam ediyor.

PİYASALARIN GÖZÜ KARAR METNİNDE

11 Haziran’daki toplantı, sadece faiz oranının seviyesi açısından değil, aynı zamanda TCMB’nin küresel risklere karşı geliştirdiği politika çerçevesini güncellemesi açısından da kritik önem taşıyor.

PPK’nın vereceği mesajlar, hem döviz piyasalarındaki oynaklık hem de piyasa beklentilerinin yönetimi açısından belirleyici olacak.

İlginizi çekebilir: İran’dan ABD’ye ‘müzakere’ şartı: Somut kazanım yoksa imza da yok!

TCMB'den 11 Haziran mesaisi: Faiz kararı için geri sayım başladı
Demokrat Gündem