Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Tugay: “Yanındaki masadan duymuş böyle bir dava olabilir mi?”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP Kurultayı’nda usulsüz oy değiştirme iddiasıyla yargılandığı davayı anlattı.

İmamoğlu ve Özel’in yanı sıra üçüncü sanık konumunda olan Tugay, aleyhine tanıklık yapan kişinin “yanındaki masadan duydum” dediğini aktararak davayı “siyasi sindirme” girişimi olarak nitelendirdi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP Kurultayı'nda usulsüz oy

DEMOKRAT GÜNDEM- HABER MERKEZİ- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, katıldığı “Rota” programında, gazeteci Kürşad Oğuz’un sorularını yanıtlarken siyaset gündemin dair önemli açıklamalara imza attı.

CHP’nin tarihi kurultayına gölge düşürmek amacıyla açılan, delegelerin oylarının usulsüzce değiştirildiği ve kurultay sonucunun etkilendiği öne sürülen davada hedefe konan isimlerden biri olan Tugay, hakkındaki iddiaları tüm detaylarıyla yanıtladı.

“İMAMOĞLU VE ÇELİK’İN ARDINDAN 3. SIRADAYIM”

Açılan davada 12 kişilik bir listenin bulunduğunu belirten Başkan Tugay, bu listede İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in ardından 3. sırada yer aldığını ifade etti. Geçtiğimiz dönem Karşıyaka Belediye Başkanı ve İzmir İl Kurultay Delegesi sıfatıyla kurultay sürecinde yer aldığını hatırlatan Tugay, o dönem İzmir’in 56 delegesinden 55’inin dönemin genel merkez yönetimi lehine imza verdiğini, kendisinin ise açıkça “değişim” taraftarı olan tek isim olduğunu vurguladı.

Tugay: "Yanındaki masadan duymuş böyle bir dava olabilir mi?"

“EKREM BAŞKAN ‘TAVRINI AÇIKÇA BELLİ EDEN TEK BAŞKAN SENSİN’ DEDİ”

Değişim sürecinde Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ile yürüttüğü temasları anlatan Tugay, İmamoğlu’nun kendisine “Tavrını açıkça belli eden tek belediye başkanı sensin. Belediye başkanlarıyla konuşup neden değişim istediğimizi anlatırsan seviniriz” diyerek bir görevlendirmede bulunduğunu aktardı. Bu talep üzerine İzmir dışında, özellikle Mardin’de katıldığı Sağlıklı Kentler Birliği toplantısı gibi platformlarda diğer kurultay delegeleri ve il başkanlarıyla görüşerek ikna turları yaptığını belirtti.

2023 seçimlerinin ardından sokaktaki derin umutsuzlukla yüzleştiğini ifade eden Tugay, o günkü tabloyu, “İnsanlar inanılmaz depresif oldular ve tepki ortaya koydular. ‘Eğer bu yönetim değişmezse oy vermeyeceğiz, senin hatırın için bile olsa oy vermeyiz’ dediler. Toplum başka bir yerdeyken, biz başka bir siyaset yapmaya kalkarsak bunun bedeli bize ağır olur”sözleriyle özetledi.

“Kemal Kılıçdaroğlu kazanırsa bir daha aday olamazsın” uyarılarına rağmen inandığı yoldan dönmediğini söyleyen Tugay, “Annemden belediye başkanı olarak doğmadım. Siyaseti belediye başkanı olalım diye değil, ülkede bir şeyleri değiştirelim diye yapıyoruz” diyerek o dönemki duruşunu anlattı.

Tugay: "Yanındaki masadan duymuş böyle bir dava olabilir mi?"

“YAN MASADAN DUYMUŞ, ÇIKMAMIŞ TELEFONU DAĞITMIŞIZ!”

Dava dosyasına giren iddiaların ciddiyetsizliğine dikkat çeken Başkan Tugay, yürüttükleri değişim mücadelesini “pırıl pırıl, tertemiz, bir gram lekesi olmayan bir mücadele” olarak tanımladı. Kurultayda ahlaksız hiçbir işin dönmediğini savunan Tugay, hakkındaki suçlamalarla ilgili, “İzmir’den bir kurultay delegesi benim birilerine para verdiğimi ya da teklif ettiğimi duyduğunu iddia etmiş. Hakim mahkemede ‘Nereden duydun?’ diye sorunca, ‘Bir yerde oturuyordum, yanındaki masada birileri konuşuyordu, onlardan duydum’ diyor. Böyle abes bir şey olabilir mi?” dedi.

Bununla da yetinilmeyip kurultayda delegelere telefon dağıtıldığı yönünde akıl almaz iddialar ortaya atıldığını belirten Tugay, “Dağıtıldığı iddia edilen telefonlar o dönem Türkiye’de yok, dünya piyasasına bile çıkmamış bir telefondan bahsediliyor!” diyerek davanın tutarsızlıklarını vurguladı.

“PARTİYİ KAPATMAYA KALKARSANIZ, HALK GEREKEN DERSİ VERİR”

Yaşanan bu hukuki sürecin asıl amacının muhalif siyasetçileri korkutmak ve sindirmek olduğunu savunan Tugay, iktidara ve yargı süreçlerini siyasi bir silaha dönüştürenlere çok sert bir mesaj gönderdi. Mahkemelerin bilerek ertelenerek sürecin sakız gibi uzatıldığını ifade eden Tugay şu ifadeleri kullandı:

“İktidardakiler ve yandaşları, özgürce çalışamasın, muhalefet yapamasın diye siyasetçileri sindirmeye çalışıyorlar. Bana yasak koyarsanız koyun, partiyi kapatırsanız kapatın! Biz bu ülkenin içinde bulunduğu felaket durumu düzeltmek için siyaset yapıyoruz. Partiyi kapatmaya, başına uyduruk yönetimler koymaya kalkarsanız, emin olun o partinin halk tabanı siyasete sahip çıkar ve gereken dersi herkese verir. Bu, dünya tarihine yapılmış en kötü siyaset örneği olarak geçecek. Derin hukuksuzluklar var ve gidebileceği hiçbir yer yok. Yanlış asla sonsuza kadar süremez.”

Tugay: "Yanındaki masadan duymuş böyle bir dava olabilir mi?"
Demokrat Gündem