Büyük Taarruz’un 104. yıl dönümü vesilesiyle Afyon Kocatepe yürüyüşünü hatırlatarak konuşmasına başlayan Gökhan Günaydın, Türkiye’nin adalet liginde Afrika ülkeleriyle aynı seviyeye gerilediğini ve 30 milyon vatandaşın açlık sınırında yaşadığını vurguladı.
CHP sürecinde yaşanan hukuki gelişmelere değinen Günaydın, “Bu sene 21 Mayıs’ta güdümlü yargının mutlak butlan kararı ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş yöneticileri görevden uzaklaştırıldı. 24 Mayıs tarihinde bu memleketin kurucu partisine polis biber gazıyla ve plastik mermiyle girdi. Bu, yalnızca Türkiye demokrasisi adına değil, dünya demokrasi tarihi adına bir utanç günüdür” ifadelerini kullandı. Sürecin Yargıtay incelemesinden kaçırılmak istendiğine dikkat çeken Günaydın, ihraç kararlarına tepki göstererek, “Bırakın bir kararı da Yargıtay versin, neden korkuyorsunuz da temyiz başvurusunu çekiyorsunuz? Ne bugün ne yarın kavganın tarafı olmadık, olmayacağız. Bizim tek mücadelemiz Cumhur İttifakı’nı iktidardan uzaklaştırmaktır” şeklinde konuştu.

“BİR AYDA 600 BİN ÜYE VE 450 MİLYON LİRA BAĞIŞ REKORU”
Baskılara rağmen toplumsal desteğin ivme kazandığını kaydeden Günaydın, partinin kuruluşunun ardından geçen kısa sürede ulaşılan rakamları paylaştı.
Birçok siyasi partinin yıllık hazine yardımına denk gelen bir finansmanı halk desteğiyle sağladıklarını belirten Günaydın, “YENİ Parti kurulduğu gün birinci parti olan bir oluşumdur. 20-25 gün içerisinde 600 binden fazla insanı üye yaptık. Üyelerimizin yüzde 30’u hayatında ilk kez bir partiye üye olan yurttaşlardan oluşuyor. Bir ay bile olmadan 450 milyon liraya yakın bağış topladık. Bugün itibarıyla 244 belediye başkanımız saflarımıza katıldı. Kurulmaya çalışılan şey YENİ Parti iktidarı değil, halkın iktidarıdır” dedi.

“DELEGELER DEĞİL ÜYELER SEÇECEK: KAPALI KAPILAR ARDINDA KARİYER DÖNEMİ BİTTİ”
Parti içi demokrasi reformuna giderek ilçe, il ve genel başkanlık seçimlerinde delegelik sistemini kaldıracaklarını açıklayan Günaydın, tüzük değişikliğinin detaylarını aktardı.
Ekim ayı sonunda kurultay yapmayı hedeflediklerini ve 2027’nin Nisan ayında her türlü seçime hukuken hazır hale geleceklerini ifade eden Günaydın, “Artık bu partinin yöneticilerini delegeler değil doğrudan üyeler seçecek. Genel başkanı bugün 600 bin, yarın kaç milyon olacaksa o kadar üye sandığa giderek belirleyecek. Artık kapalı kapılar ardında ya da mahkemelerden medet umarak kendine genel başkanlık kariyer planı yapma şansı kimse için kalmamıştır” değerlendirmesinde bulundu.

“SANDIĞI TEKMELEMEYİ AKLINIZDAN BİLE GEÇİRMEYİN”
İktidarın yargı enstrümanları üzerinden siyaseti şekillendirmeye çalıştığını savunan Günaydın, kumpas davalarının geçmişte olduğu gibi yine kuranların elinde patlayacağını söyledi.
Sandık güvenliğine ilişkin sert uyarılarda bulunan Günaydın, “1934’ten ve 1946’dan bu yana sandık bu memleketin toplumsal namusudur. Kimse sandığı tekmelemeyi, sandıktan çıkan oyu manipüle etmeyi aklının ucundan bile geçirmesin. Hiç kimse tehdit ve şantajla siyaseti dizayn etmeye kalkışmasın. Araçsallaştırılmış yargı üzerinden siyaset yapamazsınız” dedi.
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat’ın iddialarına ilişkin soruya ise kısa bir yanıt veren Günaydın, “Bir siyasi parti kendisine yönelik açık operasyon görürse buna dönük hazırlık içinde olur, diğer iddiaları yanıtlamaya değer bulmam” diyerek sözlerini tamamladı.