Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Altın fiyatları son 7 ayın en düşük seviyesinde

Küresel piyasalarda artan ABD tahvil faizleri ve güçlü dolar dalgası, altın fiyatlarında tarihi bir satış baskısını beraberinde getirdi.

Güvenli limandan hızlı kaçışla birlikte gram altın 5 bin 970 Türk Lirası seviyesine kadar çekildi.

Küresel piyasalarda artan ABD tahvil faizleri ve güçlü dolar dalgası,

Para piyasalarında yılın en keskin geri çekilme hareketi resmiyet kazandı. Ekonomi yönetimlerinin enflasyonla mücadele kapsamında faiz oranlarını uzun süre yüksek tutacağı beklentisi, uluslararası emtia piyasasını doğrudan sarstı. Küresel ölçekte yatırımcıların faiz getirisi olmayan varlıklardan uzaklaşmasıyla birlikte, altın fiyatları son yedi ayın en dip noktasına geriledi. Yaşanan bu sert satış dalgasıyla uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı yüzde 0,6 oranında değer kaybederek 3 bin 980 dolar sınırına yerleşirken, spot gümüş ise 57,80 dolar seviyesinden alıcı bulmaya başladı. İç piyasada da çarpan etkisiyle gerileyen gram altın, aynı kayıp oranıyla 5 bin 970 Türk Lirası bandına inerek uzun süredir görmediği bir seviyeden işlem görmeye başladı.

Jeopolitik Riskler ve Petrolün Enflasyonist Baskısı

Piyasalardaki bu sert fiyatlamanın arkasında makroekonomik verilerin yanı sıra jeopolitik gerilimler de önemli bir rol oynuyor. Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında tırmanan diplomatik kriz ve Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri riskler, küresel enerji koridorunu baskı altına alarak petrol fiyatlarını yukarı yönlü tetikledi. Enerji maliyetlerindeki bu tırmanışın küresel enflasyon endişelerini yeniden hortlatması, dünya genelindeki merkez bankalarının faiz indirim süreçlerini çok daha ileri bir tarihe erteleyebileceği öngörüsünü kuvvetlendirdi. Yüksek faiz ortamının kalıcı olacağı düşüncesi ise geleneksel bir güvenli liman olan altının üzerindeki baskıyı iyice ağırlaştırdı.

Güçlü Dolar Talebi Bıçak Gibi Kesti

Altındaki erimeyi hızlandıran bir diğer ana etken ise uluslararası para birimlerinin dolar karşısında zemin kaybetmesi oldu. Dolar endeksindeki istikrarlı yükseliş, emtianın küresel arenada dolar üzerinden fiyatlandırılması sebebiyle alternatif para birimlerini kullanan yabancı yatırımcılar için altını çok daha pahalı bir konuma getirdi. Bu maliyet artışı küresel ölçekte fiziki altın talebini zayıflatırken, yılın ilk yarısında ciddi kazançlar elde eden büyük yatırım fonları ile kurumsal aktörlerin kâr realizasyonuna yönelmesi de düşüşü derinleştirdi. Altına dayalı borsa yatırım fonlarından yaşanan sermaye çıkışları ve merkez bankalarının fiziki alımları yavaşlatması, piyasadaki yangını büyüten diğer gelişmeler oldu.

Yatırımcının Yeni Rotası Yüksek Getirili Tahviller

Mevcut finansal konjonktürde sermayenin yönü de net bir biçimde yer değiştirmeye başladı. Artan tahvil faizlerinin sunduğu garanti getiri imkanı, yatırımcı profilinin büyük bir kısmını altın pozisyonlarını kapatarak tahvil ve nakit varlıklara geçmeye zorladı. Değerli metallerin 2013 yılından bu yana en sert çeyreklik kaybına imza atmaya hazırlandığı bu süreçte analistler, kalıcı bir toparlanma eğiliminin ancak küresel enflasyonda çok belirgin bir düşüş kaydedilmesi ve merkez bankalarının yeniden gevşeme politikalarına dönmesiyle mümkün olabileceğini öngörüyor. Küresel finans merkezlerinden gelen anlık veriler ve pozisyon değişiklikleri yakından izlenmeye devam ediyor.

Demokrat Gündem