İran, ABD ve İsrail arasındaki askeri gerilimin bölgesel bir savaşa evrilmesi, Türkiye’nin sınır güvenliği politikalarını yeniden tartışmaya açtı.
CHP’li Murat Bakan, Milli Savunma, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarını hedef alan sert bir açıklama yayımlayarak, olası bir düzensiz göç dalgasına karşı “algı yönetimi değil, somut önlem” çağrısı yaptı.
“BAKANLARIN SUSKUNLUĞU SİYASİ SORUMLULUKTAN KAÇMAKTIR”
Murat Bakan, sınır güvenliği konusundaki riskleri defalarca Meclis gündemine taşımasına rağmen sessizlikle karşılaştığını ifade etti. 2025 yılından bu yana bakanlara yönelttiği soruların yanıtsız kaldığını belirten Bakan, “Sınır güvenliği gibi hayati bir konuda iki bakanın suskunluğu siyasi sorumluluktan kaçmaktır” dedi.
İRAN’DAKİ İSTİKRARSIZLIK VE “AFGAN” RİSKİ
İran’ın zayıflamasının Türkiye’nin omuzlarındaki yükü doğrudan artıracağını savunan Bakan, özellikle İran’da yaşayan milyonlarca Afgan mülteciye dikkat çekti, “İran zayıfladığında yük doğrudan Türkiye’nin üzerine biner. Ayrıca İran’da milyonlarca Afgan yaşamaktadır. Afganistan–Pakistan hattındaki yeni çatışma dalgası, bu nüfusu harekete geçirebilir. Geçmişte ‘olmaz’ denilen her şey oldu. Ağrı–Van–Erzurum hattı bu riskin merkezindedir” diye konuştu.

“KIŞ KOŞULLARI SINIR GÜVENLİĞİNİ ZAYIFLATIYOR”
Milletvekili Bakan, kış mevsiminin getirdiği ağır hava koşullarının teknolojik sınır koruma sistemlerini (İHA, termal kameralar ve sensörler) olumsuz etkilediğini vurguladı. Kar ve tipinin gözetleme kabiliyetini düşürdüğünü belirten Bakan, bu durumun insan kaçakçılığı şebekeleri için fırsat yarattığını ifade etti.
SOSYAL MEDYADAKİ “İNSAN KAÇAKÇILIĞI” REKLAMLARI
İran merkezli sosyal medya hesaplarında açıkça sınır hattı görüntülerinin ve telefon numaralarının paylaşıldığını belirten Murat Bakan, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’ne de uyarıda bulunarak, “Bir videonun tarihini tartışmak riskin varlığını ortadan kaldırmaz. Asıl tehlike, kamuoyunu ‘her şey kontrol altında’ algısıyla oyalamaktır. İnsan kaçakçılığı şebekelerinin bu açık reklamları ya bir suç faaliyetidir ya da Türkiye’ye yönelik psikolojik operasyondur” dedi.
“HATA YAPMA LÜKSÜMÜZ YOK”
Açıklamasını üç bakanlığa yönelik net bir çağrıyla sonlandıran Bakan, Türkiye’nin geçmişte sınır yönetimi konusunda yaşadığı zafiyetlerin toplumsal ve ekonomik sonuçlarını hatırlatarak, “Bugün aynı hatayı tekrar etme lüksümüz yoktur. Çok geç olmadan gerekli önleyici tedbirleri alın” ifadelerini kullandı.