Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Kadir İnanır yaşam mücadelesini kaybetti: Yeşilçam’ın en zor vedası

Türk sinemasında yarım asrı aşkın süredir adalet arayan, haksızlığa boyun eğmeyen karakterlerin sesi olan usta sanatçı Kadir İnanır, 77 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Mayıs ayından bu yana yoğun bakımda ve entübe olarak tedavi gören Yeşilçam’ın efsanevi jönünün ölümü sanat dünyasını yasa boğdu.

Türk sinemasında yarım asrı aşkın süredir adalet arayan, haksızlığa boyun

Türk sinemasının en güçlü kalelerinden, karizmatik duruşu ve toplumsal gerçekçi rolleriyle hafızalara kazınan usta aktör Kadir İnanır, solunum yetmezliği ve zatürre teşhisiyle kaldırıldığı hastanede hayata veda etti.

14 Mayıs akşamı aniden rahatsızlanarak yoğun bakıma alınan, akciğerindeki tümör bulgusu ve tedaviye yanıt süreçleri nedeniyle 21 Mayıs’ta entübe edilen 77 yaşındaki sanatçı, yaklaşık iki aydır sürdürdüğü kritik yaşam mücadelesini kaybetti.

Kadir İnanır yaşam mücadelesini kaybetti: Yeşilçam'ın en zor vedası

Son yıllarda geçirdiği beyin damar rahatsızlığı gibi ciddi sağlık sorunlarına karşı büyük bir direnç gösteren ancak bu kez solunum bariyerini aşamayan İnanır’ın vefat haberi, sinema emekçilerini ve milyonlarca sevenini yasa boğdu.

Aile kanadından cenaze töreni ve defin detaylarına ilişkin henüz resmi bir takvim paylaşılmazken, usta oyuncunun hayat arkadaşı Jülide Kural’ın daha önce yaptığı klinik açıklamalar, sürecin ne denli hassas bir tıbbi zeminde ilerlediğini ortaya koymuştu.

“Akciğerde zatürrenin altında tümör görüldü”

Gözaltında veya hastanede, yaşamının her evresinde metanetini koruyan usta oyuncunun son sağlık durumuna dair en net bilgileri paylaşan Jülide Kural, entübasyon sürecinin perde arkasını şu sözlerle aktarmıştı: “Akciğerde zatürrenin altında bir tümör görüldü. Daha rahat müdahale etmek, acı çekmemesi için ve kontrollü tedavi için entübe edildi.” Son ana kadar doktorların yoğun çabasıyla stabil tutulmaya çalışılan İnanır’ın bünyesi, haftalar süren solunum destek ünitesi yükünü daha fazla taşıyamadı ve sinemanın dev ismi bu akşam saatlerinde aramızdan ayrıldı.

Kadir İnanır yaşam mücadelesini kaybetti: Yeşilçam'ın en zor vedası

“Fatsa’dan beyazperdeye uzanan yarım asırlık efsane”

Ordu’nun Fatsa ilçesinde 15 Nisan 1949’da doğan ve sinema yolculuğuna 1967 yılında Ses Dergisi’nin düzenlediği yarışmayla adım atan Kadir İnanır, Türk sinema tarihinde bir oyuncunun ötesinde, toplumsal figür haline dönüştü.

1968 yapımı Yedi Adım Sonra filmiyle adım attığı beyazperdede asıl büyük kırılmasını usta yönetmen Atıf Yılmaz’ın Kara Gözlüm filminde Türkan Şoray ile başrolü paylaşarak yaşayan İnanır, o günden sonra Yeşilçam’ın en ikonik jönlerinden biri oldu.

Kadir İnanır yaşam mücadelesini kaybetti: Yeşilçam'ın en zor vedası

Türkan Şoray ile yakaladığı ve sinema tarihinin en büyük ortaklığı kabul edilen ekran enerjisi Dönüş, Dila Hanım, Devlerin Aşkı, Cevriyem ve kült yapıt Selvi Boylum Al Yazmalım ile ölümsüzleşti.

Romantik karakterlerden Tatar Ramazan ve Yılanların Öcü gibi başkaldıran, haksızlığa karşı tek başına duran toplumsal figürlere kadar devasa bir oyunculuk yelpazesi sunan İnanır; Ah Güzel İstanbul, 72. Koğuş ve son dönem şaheserlerinden Kapı filmine kadar uzanan yüzlerce filmle sinemamızın yapı taşını oluşturdu.

Kadir İnanır yaşam mücadelesini kaybetti: Yeşilçam'ın en zor vedası

“Bir star olmaktan öte sinema işçisiydi”

Kadir İnanır, sadece kamera önündeki performansı veya karizmasıyla değil, kameraların arkasındaki emek mücadelesiyle de Türk sinemasında ekol yarattı.

Kadir İnanır yaşam mücadelesini kaybetti: Yeşilçam'ın en zor vedası

Kendisini hiçbir zaman sistemin dayattığı parıltılı bir “star” olarak görmediğini, aksine her zaman bir “sinema işçisi” olduğunu gururla ifade eden efsane aktör, Tarık Akan ile birlikte setlerdeki sömürü düzenine karşı en ön safta yer aldı.

Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen) çatısı altında, set işçilerinin sigorta haklarından insani çalışma saatlerine kadar her alanda sendikal mücadelenin liderliğini yürüten İnanır, 1977 yılındaki tarihi sansür yürüyüşünde de telif hakları davalarında da sinema emekçilerinin hakkını savundu.

Son nefesine kadar omurgalı duruşundan taviz vermeyen, setlerin güvencesiz yapısına karşı yasaları ve hak arayışını işaret eden usta sanatçı, ardında doldurulması imkansız bir boşluk ve sinema tarihine altın harflerle yazılmış bir onur mirası bıraktı.

Demokrat Gündem