Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Mansur Yavaş CHP’den istifa etti: Artık bağımsız

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, parti içinde yaşanan tartışmalar ve “mutlak butlan” geriliminin ardından Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ettiğini duyurdu.

Siyasi yoluna bağımsız olarak devam edeceğini açıklayan Yavaş, “Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur” diyerek kararın gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, parti içinde yaşanan tartışmalar

DEMOKRAT GÜNDEM-HABER MERKEZİ-Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ederek siyasi yolculuğuna bağımsız olarak devam etme kararı aldı.

Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı kapsamlı açıklamayla kararı kamuoyuna duyuran Yavaş, parti yönetiminde ve siyaset arenasında uzun süredir tırmanan gerilime dikkati çekti.

Kararının duygusal bir tepki olmadığını belirten Yavaş, “Sevgili Hemşehrilerim, siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir. Bugün aldığım karar da böyle bir karardır” ifadelerini kullandı.

SİYASETİN TAVANINDA BİRLİK SAĞLANAMADI

Son dönemde parti içerisinde ve kamuoyunda alevlenen hukuki tartışmalara değinen Yavaş, 19 Mart süreci ve sonrasındaki “mutlak butlan” polemiklerinin siyasi kuruma ve demokratik umuda zarar verdiğini vurguladı.

Süreç boyunca uyarılarda bulunduğunu belirten Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.

Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir” değerlendirmesinde bulundu.

Görev süresi boyunca CHP’ye zarar verecek hiçbir tutum içerisinde olmadığını vurgulayan Mansur Yavaş, Ankara’da tesis ettikleri belediyecilik anlayışının toplumsal tabanda bir birleşme yarattığını dile getirdi.

Siyasetteki kutuplaşmaya dikkati çeken Yavaş, “Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım. Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır: Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir. Biz bunu Ankara’da başardık. Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir” dedi.

PARTİ İÇİ AYRIŞMA PARTİYE ZARAR VERİYOR

Parti kurmayları ve genel merkez kanadından gelen son açıklamalara işaret eden Yavaş, istifa kararının arka planındaki kırılma noktasını net kelimelerle ifade etti.

CHP çatısı altında yaşanan derin ayrışmanın altını çizen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim. Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim. Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum” açıklamasını yaptı.

SEÇMENİN İRADESİNE SADAKAT SİYASETİN NAMUSUDUR

Gelecek dönemdeki siyasi pozisyonuna ve Ankara yönetimine ilişkin net mesajlar veren MansurYavaş, bağımsızlık kararının seçmen iradesine duyduğu saygının bir gereği olduğunu belirtti.

Birlikte yol yürüdüğü partililere teşekkür eden Başkan Mansur Yavaş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur. O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir. Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır…

Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim. Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir. Siyasi şartlar değişebilir ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez.”

MANSUR YAVAŞ’IN AÇIKLAMASININ TAM METNİ ŞU ŞEKİLDE

“Sevgili Hemşehrilerim


Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.

Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.

19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.

Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.

Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.

Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.

Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.

Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.

Bunu yalnızca ben söylemiyorum.

Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.

Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.

Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.
Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.

Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:
Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.

Biz bunu Ankara’da başardık.

Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.
Çünkü bizim için herkes eşittir.

Her zaman şunu söyledim:

Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.

Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.

Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.
Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.

Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.
Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.

Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır. Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.

İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.

Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.

Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.”

Mansur Yavaş CHP'den istifa etti: Artık bağımsız
Demokrat Gündem