Türkiye’nin 900’e yakın ilçesinde ve 3 bin merkezde eş zamanlı başlayan YENİ Parti Genel Başkanlık Ön Seçimi kapsamında Ankara İl Başkanlığında sandık başına giden Genel Başkan Özgür Özel, oy kullanma işleminin ardından partisinin yeni dönem stratejisini ve teşkilat yapılanmasını kamuoyuna duyurdu.
İlk başlangıçta 250 bin kişilik dev bir seçim kampanyası ordusuyla sahaya ineceklerini belirten Özgür Özel, sadece parti üyelerine değil üye olamayan yurttaşlara da seslenerek, “250 bin kişilik bir propaganda ordumuz var, seçim kampanyası ordumuz var. Bu orduya hem YENİ Partililer katılabilir zaten o çağrıyı alıyorlar. Hem de üye olmamış, üye olamayacak durumda olanlar vardır. Onlar da katılabilirler.
Mahallelerde bundan sonra bu ülkenin sorunlarını nasıl çözeceğimizi konuşup, sonra o mahalleye hep birlikte anlatacağız. Kapısı çalınmadık seçmen kalmayacak. Evine gidilmedik seçmen kalmayacak. Ziyaret edilmedik seçmen kalmayacak. Derdini duyarsak, gücümüz nispetinde çözmeye uğraşacağız. Ama esas olarak Türkiye’yi seçimlerden sonra nasıl yöneteceğimizi kapı kapı anlatacağız” ifadelerini kullandı.

DELEGE SİSTEMİNE VEDA: “DEMEK Kİ İSTEYİNCE, İNANINCA OLUYORMUŞ”
Siyasi Partiler Yasası’nın öngördüğü ve yetkiyi dar bir delege kadrosuna hapseden sistemi reddederek doğrudan demokrasiyi merkeze aldıklarını vurgulayan Özgür Özel, partinin kuruluşundan bugüne uzanan süreci detaylandırdı.
Kuruluş talimatını ve adını sokakta milletin koyduğunu hatırlatan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz YENİ Parti’deki en önemli yeniliği doğrudan demokrasi olarak tanımladık. Dedik ki ‘Sözün, kararın, yetkinin üyede olacağı bir parti kuracağız.’ Geçmişte çok konuşulurdu bu. Hep de Siyasi Partiler Yasası’nın olanaksızlıklarından bahsedilirdi. Çünkü o, delege sistemini öngörüyor. Delegelerle kurultay yapıyorsunuz.
O da partinin uzun süre bir iç mücadele vermesini ve yetkinin sürekli devredile, devredile en sonunda bin 300 kişinin elinde kalmasını sağlıyor. Kimin delege olduğu bir başka tartışma konusu. Delegelerin kararları nasıl verdikleri bir başka tartışma konusu.
Hatta bunun üzerinden de Türkiye’nin, ülkenin kurucu partisine yargı darbesini dahi efendim işte ‘Delegenin iradesi öyle mi oldu, böyle mi oldu’ tartışmalarıyla yürüttüler. O tartışmayı en çok dillendirenlere ‘Gelin, boşverin delegeyi. Biz bütün üyelere, Türkiye’deki bütün üyelerimize soralım’ demiştik” sözleriyle mevcut siyasi düzene yönelik eleştirilerini dile getirdi.

Tüm maddi imkânsızlıklara rağmen salonlar kiralayarak 900’e yakın ilçede sandık kurduklarını aktaran Özel, ilçe ve il başkanlarının ardından genel başkanın da doğrudan üyeler tarafından belirlendiğine dikkat çekti.
Yanında bulunan Çankaya İlçe Başkanı ve beş adaylı yarıştan çıkan Ankara İl Başkanını işaret eden YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün Türkiye’nin dört bir yanında 900’e yakın ilçede 3 bin merkezde oy kullanılıyor. O yüzden çok çalıştık, çok gayret ettik. Ama bugün geldiğimiz noktada son olarak ilçe başkanlarından başlayıp, il başkanlığı ile devam edip, şimdi de Genel Başkan’ın üyeler tarafından doğrudan belirlendiği bir seçimi yaşıyoruz.
Yanımda Çankaya İlçe Başkanımız var. Çankaya’daki bütün üyeler yarışmalı bir seçimde kendisini seçtiler. Bir tarafımda Ankara İl Başkanımız var. Beş adaylı bir yarışta; ikisi kadın, beş adaylı bir yarışta Ankara’daki bütün üyeler kendisini seçtiler. Şimdi Türkiye’deki bütün üyeler Genel Başkanı belirleyecekler. Demek ki olunca oluyormuş; demek ki isteyince, inanınca, mücadele edince bu konuda oluyormuş” şeklinde konuştu.

800 BİN ÜYELİ AİDAT MODELİ VE MAHALLE MECLİSLERİ
Yeni parti tüzüğü doğrultusunda atılacak ilk adımların mahalle, ilçe ve il meclislerini kurmak olduğunu belirten Özgür Özel, parti finansmanının tamamen üyelerin özverisiyle sağlandığını vurguladı.
Yaklaşık 800 bin üyenin kredi kartlarından düzenli olarak aidat ödeyerek partiyi ayakta tuttuğunu ifade eden Özel, “Bundan sonraki süreçte YENİ Parti yeni tüzüğüne uygun olarak çok önemli yenilikleri sürdürmeye devam edeceğiz. İlk işleri mahalle meclislerini oluşturmak. Mahalle meclisleri, ilçe meclisleri ve il meclisleri ile üyenin sadece seçimde değil; siyasetin üretilmesi, tartışılması ve uygulanması sırasında da sözünü söyleyecek, kararı verecek, yetkisini kullanacak durumda olacak.
Bugün gazetelerde de var. İlk elde, ilk başlangıçta 250 bin kişilik bir seçim propaganda ordusuyla başlıyoruz. Çünkü YENİ Parti’nin üyeleri ‘Ver kimliği, üye ol. Tamam’ deyip yıllarca unutulan kişiler değil. Örneğin burada bizi karşılayan bu arkadaşların tamamı, Türkiye’de 800 bine yakın olan üyemizin her biri her ay partisi için aidat ödüyorlar.
Yani kıt kanaat geçinmek zorunda olan bu ülkenin insanları kendi ceplerinden ödedikleri aidatlarla, kredi kartlarından her ay ödedikleri taksitlerle aidat ödüyorlar ve bu partiyi ayakta tutuyorlar. ‘Gel’ deyince gelen, ‘Koş’ deyince koşan, ‘Çalış’ deyince çalışan insanlardan oluşan bir YENİ Partimiz var” dedi.

“POLİS ZORUYLA ÇIKARTILDIK, SOKAĞA İNİP GÖZ HİZASINDA SİYASET YAPTIK”
Konuşmasının son bölümünde geçmişte yaşadıkları ayrılık sürecine ve gelecek hafta Ankara’da yapılacak resmi kongreye değinen Özgür Özel, tüm imkânları geride bırakarak vatandaşla doğrudan temas kurduklarını söyledi.
Yaşanan baskıların ve haksızlıkların karşılıksız kalmayacağını belirten YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Biliyorsunuz hep beraber biz maalesef büyük üzüntüler duyarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiden polis zoruyla çıkartılarak bir yola çıktık. Binaları, imkanları, otobüsleri arkada bıraktık. Ve sokağa indik, ‘Yürüyelim arkadaşlar’ dedik. Hep birlikte göz hizasında siyaset yapıyoruz. Vatandaşın gözünün içine baka baka, onun derdini nasıl çözeceğimizi, Türkiye’yi yeniden nasıl ayağa kaldıracağımızı ve Türkiye’nin kurulduğu günde öğütlendiği gibi gelişmiş ülkeleri yakalayıp aşacak bir güce nasıl erişeceğini hep beraber anlatacağız.
Çok güçlü kadrolarımız var, yeni katılımlarla güçlenmeye devam ediyoruz. Gelecek hafta cumartesi günü ve pazar günü resmi kongremizi yine Ankara’da gerçekleştireceğiz. Bundan sonraki süreçte de inşallah hep birlikte büyük bir moralle, büyük bir gayretle siyasetin belki de en zor koşusunun son bir yılını hep birlikte koşacağız. Hedefe vardığımızda her şey çok güzel olacak. Çektiğimiz acılar, ızdıraplar, gördüğümüz kötülükler, uğradığımız haksızlıklar, bizlere yapılan baskılar…
Herkes şuna inansın; bu kadar kötülük kimsenin yanına kalmaz. Bu kadar çekilen ızdırap, acı, üzüntü de boşuna çekilmez. Her mücadelenin sonunda bir mükafat vardır. Her kötülüğün sonunda çekilecek bir ızdırap vardır. Kötülüğü yapanları çekecekleri ızdırapla, varsa önce vicdanlarında baş başa bırakıyoruz. Ama biz milletimiz için o mükâfatı almak için sandığa doğru emin adımlarla yürüyoruz. O sandığa varacağız, o seçimi alacağız, bütün yüzleri güldüreceğiz.”