Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) genel merkezi ile parlamento grubu arasında mahkeme kararıyla patlak veren yetki ve mühür çatışması, yasama organının resmi takvimini doğrudan etkileyecek fiziki bir hesaplaşma safhasına girdi.
“Mutlak butlan” kararı sonrasında genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Grup Genel Kurulu benim talimatım olmaksızın toplanamaz” yazılı uyarısına, Özgür Özel cephesinden doğrudan yasal barikat kuruldu.
Gazeteci Deniz Zeyrek’e verdiği mülakatta konuşan Özel, Meclis tüzüğü uyarınca grubun bağımsız iradesi olduğunu hatırlatarak, salı günü planlanan resmi grup toplantısının zamanında ve eksiksiz olarak gerçekleştirileceğini ilan etti.
“NE YAPACAĞIMIZI AÇIKLIYORUZ; HEMEN TEDBİR ALIYORLAR”
Genel merkez bürokrasisini “Butlancılar” olarak tanımlayan ve anayasal sınırları zorlamakla suçlayan Özgür Özel, yürüttükleri yol haritasının sabote edilmeye çalışıldığını ileri sürdü.
Karşı tarafın her idari adımı yasal barikatlarla kesmeye çalıştığını belirten Özel, sürece dair şu teknik tespiti yaptı: “Biz ne yapacağımızı açıklıyoruz. Butlancılara akıl verenler hemen tedbir alıyor. ‘Grup toplayacağız’ dedik, hemen tedbir aldırmak istediler. Salı günü çok geniş katılımlı bir grup toplantısı yapacağız. Butlancılar kendilerini OHAL zamanı Cumhurbaşkanı gibi görüyorlar. Her istedikleri adımı atabileceklerini, istemediklerini engelleyebileceklerini sanıyorlar. Mahkemenin tedbir kararının her şeyi sınırladığı doğru değil ama onlar öyleymiş gibi davranıyorlar.”
“KEMAL BEYE NE DESEM ‘BİLMİYORUM’ DİYOR
Krizin çözümü adına yasal kurultay zeminini kurmak için Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı kurumsal temasların perde arkasını da paylaşan Özel, uzlaşı hatlarının bizzat Kılıçdaroğlu tarafından kilitlendiğini iddia etti.
Kılıçdaroğlu’na sunduğu yasal formülleri açıklayan Özel, şunları kaydetti: “Kemal Bey’e ne desem ‘bilmiyorum’ diyor, ‘evet’ diyor, ‘tamam’ diyor. ‘Tedbir var, kurultay yapamayız’ tezi doğru değil. ‘Yargıtay’a yapılan o hukuki başvuruları geri çekelim, mahkeme kararı kesinleşsin ve hemen kurultayı toplayalım’ diyorum. ‘Bilmiyorum, hukukçulara sorayım’ yanıtını veriyor. Hangi öneriyi sunsam ‘Bilmiyorum ben hukukçu değilim’ diyor, ‘Önerilerinizi yazın, hukukçulara sorayım’ diyerek süreci uzatıyor. Bu kadar taban tepkisine rağmen bu işi genel merkezde nasıl sürdürmeye çalışıyorlar anlamıyorum.”
“PARTİ MECLİSİNİN TOPLANMASI İÇİN 12 İMZA YETERLİ”
Genel merkezin “Üyelere tebligat tanzim edilemedi” gerekçesiyle 1 Montaj/Haziran Parti Meclisi toplantısını ileri bir tarihe erteleme kararına da tüzük maddesiyle yanıt veren Özgür Özel, inisiyatifin sadece genel başkanda olmadığını hatırlattı.
Gerekmesi durumunda parlamenter blok ve PM üyeleri vasıtasıyla olağanüstü mekanizmaları devreye sokacaklarını vurgulayan Özel, “PM toplantısını erteledik diyorlar. Oysa tüzük açık; Parti Meclisi’ni biz de toplayabiliriz. PM’nin olağanüstü toplanması için 12 üyenin ıslak imzası hukuken yeterlidir” diyerek genel merkeze karşı “paralel toplantı” sinyali verdi.
“SANDIĞI MUTLAKA GETİRMELİYİZ”
Özgür Özel, 38. Olağan Kurultay öncesinde tescil edilen mevcut kurultay delegesi listesinin hukuken ve tüzüksel olarak halen geçerli olduğunu hatırlattı.
Olağanüstü kurultay çağrılarının önüne geçilmek istenmesi ihtimaline karşı tüm lojistik ve hukuki hazırlıkları tamamladıklarını belirten Özel, kurumsal hedeflerini şu çarpıcı cümleyle özetledi: “Hangi delege diyorlarsa o delegelerle… Sandığı mutlaka getirmeliyiz. Bir ucundan tutup sandığı getireceğiz. Bugüne kadar Türkiye’ye sandığı ve demokrasiyi getirmeye çalışıyorduk ama maalesef şimdi kendi partimize sandığı getirmek için uğraşıyoruz.”