DEMOKRAT GÜNDEM-HABER MERKEZİ-Aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 414 sanıklı İBB davasında savunma sürelerine getirilen kısıtlamalar ve ardından yaşanan salon dışı bırakılma hadisesi siyasette şok dalgası yarattı.
Davayı Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde yerinde takip eden Özgür Özel, duruşmanın tamamlanmasıyla birlikte kameraların karşısına geçerek adli sürece çok sert eleştiriler yöneltti.
Mahkeme başkanının ve iddia makamının tutumunu sert bir dille eleştiren Özel, savunma hakkının gasp edildiğini ve ortada hukuki bir prosedürden ziyade siyasi bir tasfiye operasyonu olduğunu savundu.
“MAHKEME BAŞKANI SAVUNMA YAPTIRMAMAK İÇİN HERŞEYİ YAPTI”
Duruşma salonunda yaşananları adım adım kamuoyuna aktaran Özgür Özel, davanın başından beri adil bir yargılama ortamının kurulmadığına dikkat çekti.
Yargılama takviminin yangından mal kaçırır gibi sonlandırılmak istendiğini belirten Özel, “Hepimiz şahidiz ki, o günden beri mahkeme başkanı Ekrem İmamoğlu’na savunma yaptırtmamak için elinden geleni yaptı. Sona doğru gelince mahkeme başkanı, mahkemeyi 9 Temmuz’da bitireceğim dedi. Şöyle bir durum çıkıyor ortaya; 143 eylemle suçlanıyor. Her eylemden ona da ceza isteniyor. Bir şeyler söylemesi, kendisini savunması ve bütüncül bir savunma yapması lazım.
İmamoğlu ‘3-4 günde savunmamı bitirebiliririm’ dedi. Mahkeme ise ‘Yarım gün, belki biraz daha fazla bir süre verebilirim sana’ diyor. En evrensel hukuk kuralıdır; savunma hakkı kısıtlanamaz. Bunu bilmeyen kimse yok bu dünya üstünde, bu mahkemedekiler ya da ona talimat verenler dışında” ifadelerini kullandı.
“İMAMOĞLU’NA SAVUNMA İÇİN SÜREN 6 SAAT DENDİ”
Geçmişteki tarihi ve siyasi davalardan çarpıcı örnekler vererek mevcut mahkeme heyetinin tutumunu kıyaslayan Özel, Danıştay saldırganı Alpaslan Aslan örneği üzerinden sert yüklendi.
En karanlık dönemlerde bile sanıklara günlerce konuşma hakkı tanındığını hatırlatan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“En korkunç dönemleri anlatırken, hep darbe dönemleri konuşulur. Abdullah Baştürk 109 gün savunma yaptı. Fehmi Işık 7 gün aralıksız savunma yaptı. O mahkemeler bunu yaptı. Alpaslan Aslan, Danıştay katili, Ergenekon’dan yargılandı şurada. Tam 76 saat savunma yaptı. FETÖ yargısı dedi ki ‘Savunma hakkı kısıtlanamaz’. Alpaslan Aslan’a 76 saat tahammül etti FETÖ yargısı. Erdoğan yargısı; kendisini 4 kez üst üste yenmek dışında hiçbir suçu olmayan, 16 aydır TRT’siyle, bütün yandaş kanallarıyla, servis ettiği yalan bilgi notlarıyla, bütün merkez medyasıyla haysiyet cellatlığı yaptığı, onurunu ayaklar altına almaya çalıştığı Ekrem İmamoğlu… 9 Mart’tan beri de şu anı bekleyen Ekrem İmamoğlu’na ‘Bu devletin Alpaslan Aslan’a 76 saat savunma yaptırma imkanı var ama senin süren 6 saat’ dedi arkadaşlar.”
“
Mahkemenin ve savcılığın İmamoğlu’nun halka seslenmesinden çekindiğini, bu yüzden Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) duruşma düzenine ilişkin 203. maddesini bir susturma aparatı olarak kullandığını ileri süren Özel, duruşma salonundaki panik havasını eleştirdi.
Siyasi iktidarın muhalefet karşısında eridiğini ve bu davadan medet umduğunu iddia eden Özgür Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Korkuyorlar bundan. Saray rejiminin parça pinçik olacağı gün bugün ya… Savcı oradan ‘203’ü uygula’ diye bağırıyor. Bugün söylenen sözü, basit bir söz olarak almasın kimse. Mandela son söz olarak, ölmeye hazırım diye bitirdi sözlerini. Bunları duyun, sonra uyuyun bu akşam. Tarihin en büyük iftirasına muhatap olduğumuz gerçeğiyle uyuyacağız. Mandela, Castro kazandı, darbelerde zulüm görenler kazandı. Bu davada yargılananlar kazanacak. Savunmayı susturmaya çalışmak bunun millete bir sesleniş olduğunu bildiklerinden. Şaşırıyoruz mu sanıyorsunuz? Tüm zamanların en büyük özgüveniyle buradayız. İşbirlikçiler, yalakalar ne derse desin. Cesareti olan gelsin, buradaki hukuk katliamını görsün.”
İlginizi çekebilir: İBB davasında sürpriz tahliyeler: İkinci perde Ağustos’ta