Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Siyasetin ‘Roman’ sınavı finali: ‘Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler’

Yıllarca seçim vaatlerinin, ‘açılım’ başlıklarının ve süslü strateji belgelerinin gölgesinde kalan bir toplumsal gerçeklikten bahsediyoruz.

Türkiye siyasetinin uzun yıllardır “görünürlük” üzerinden kurduğu ilişki, bugün artık “bütçe ve temsil” ekseninde yeni bir dönemece girdi.

İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yankılanan alkışlar, sadece bir toplantının değil, on yıllardır süren bir beklentinin sesleriydi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “sözün karşılığı bütçedir” çıkışı, sadece bir siyasi slogan değil, artık Roman toplumu için ‘turnusol kağıdı’ niteliğinde bir kriter.

Yıllarca seçim vaatlerinin, 'açılım' başlıklarının ve süslü strateji belgelerinin gölgesinde


DEMOKRAT GÜNDEM-RÖPORTAJ HABER-AYKUT POLATLI-DÖRDÜNCÜ BÖLÜM-Romanlarla ilgili Siyasetin Roman sınavı başlıklı yazı dizimizin final bölümünde; süreci bir “yardım projesi” ya da “vitrin çalışması” olmaktan çıkarıp, “eşit yurttaşlık” zeminine oturtmaya çalışan bir ismi; İzmir Romanlar Derneği Temsilcisi sayın Abdullah Çıstır’ı konuk ediyoruz.

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

Sahada ve Roman toplumunda da tanınan Abdullah Çıstır, siyasetin “ayıp” olarak nitelediği temsiliyet eksikliğini bir “ayrımcılık” olarak tanımlarken, iktidarın strateji belgelerini “eylemsellikten uzak ve iyi niyetten ibaret” buluyor.

Peki, Roman toplumu için kalkınma odaklı bir gelecek nasıl inşa edilebilir? İktidar partisi başta olmak üzere ana muhalefet ve diğer siyasi partiler ile yerel yönetimlerden beklenen projeler neler? Vaatler sahici bir çözüm mü, yoksa yine bir oyalanma taktiği mi?

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

İşte Roman toplumunun “özne” olma mücadelesinin satır başları…

“TEMSİLİYET OLMAMASI EŞİT YURTTAŞLIK’A AYKIRI”

Siyasette Romanların “vitrin” olarak kullanılmasının ötesine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Abdullah Çıstır, TBMM’deki temsiliyet boşluğunu basit bir sayısal eksiklik olarak değil, yapısal bir ayrımcılık olarak görüyor.

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

Çıstır’a göre, mecliste bir Roman vekilin olmaması, eşit yurttaşlık iddiasının önündeki en büyük engellerden biri: “TBMM’de Roman temsiliyetinin olmamasını, en açık haliyle ayrımcılık olarak tanımlıyoruz. Temsiliyet bir sosyal statüdür, eşitliktir, adalettir. Temsiliyet, bir grubun varlığının kabulü anlamına gelir. Ayrıca temsil, TBMM kürsüsünde yalnızca konuşmak değildir; karar alma gücüne erişmektir. Bütçe, yasa ve sosyal politikalar bu gücün somut karşılıklarıdır ve her biri hayatı doğrudan şekillendirir.”

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

“ROMAN STRATEJİ BELGELERİ EYLEMSELLİKTEN UZAK”

İktidarın yıllardır üzerinde durduğu “Roman Strateji Eylem Planları”na dair sert eleştiriler getiren İzmir Romanlar Derneği Başkanı Abdullah Çıstır, bu belgelerin “kalkınma temelli” bir yaklaşımdan yoksun olduğunu savunuyor.

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

“VALİLİKLERDE KAÇ ROMAN İSTİHDAM EDİLDİ?”

Çıstır, 2016’dan bu yana atılan adımları “görünürlük sağlama” açısından değerli bulsa da, sürdürülebilir bir refah için yetersiz kaldığını şu sözlerle ifade ediyor: “Roman Strateji Belgeleri eylemsellikten uzaktır. İlk planın üzerinden yıllar geçti; valiliklerde kaç Roman istihdam edildi? Kaç Roman sağlıklı barınma hakkına erişebildi? Bu soruların yanıtı hala tatmin edici değil. İktidar bu süreçte kapıyı araladı ancak o kapıdan güçlü bir şekilde girilmesini sağlayacak kapsamlı politikalar geliştirilmedi. Ağırlıklı olarak sosyal yardım odaklı sürdürüldü; oysa biz sosyal yardıma bağımlı bir yapıdan çıkmak istiyoruz.”

“SİYASET ÜSTÜ BİR BAKIŞ VE BÜTÇE ŞART”

Peki, çözüm nerede? Çıstır’ın reçetesi net: Pozitif ayrımcılık ve bütçe.

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

“HER KENTTE HER YIL 50 ROMAN GİRİŞİMCİYE KOSGEB DESTEĞİ SAĞLANSAYDI…”

Yerel yönetimlerin stratejik planlarının revizyon döneminin yaklaştığını hatırlatan İzmir Romanlar Derneği Başkanı Abdullah Çıstır, belediye bütçelerinde Roman mahallelerine ayrılan pay ile diğer alanlar arasındaki makasın kapatılması gerektiğini belirtiyor: “Belediyelerimizin farklı alanlara ayırdığı bütçe ile Roman mahallelerine ayrılan bütçe arasındaki fark, eşitsizliğin en açık göstergesidir. Roman mahallelerine yapılacak bütçe desteği sadece sosyal destek olarak görülmemelidir; bu, gecikmiş bir hakkın teslimidir. Eğer her ilde her yıl 50 Roman girişimciye KOSGEB üzerinden güçlü destekler sağlansaydı, bugün çok daha farklı bir tablo konuşuyor olurduk.”

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

“İZMİR ROMAN YURTTAŞ MECLİSİ: BİZİM İÇİN YENİ BİR UMUT”

İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla oluşturulan ve hemen çalışmalara başlayan başlattığı “Roman Yurttaş Meclisi” projesine de değinen Abdullah Çıstır, Başkan Cemil Tugay’ın 10 yıllık çözüm takvimini “hedef odaklı” bulduğunu söylüyor.

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

“SAYIN TUGAY’IN 10 YILLIK TAKVİMİ DİKKAT ÇEKİCİ; SAHADA İZLEYECEĞİZ”

Çıstır, temkinli bir iyimserliği korumayı da ihmal etmiyor: “Roman Yurttaş Meclisi, kavram olarak güçlü bir çerçeve sunuyor. Romanları özne olarak tanımlayan bir yaklaşım. Başkan Tugay’ın ortaya koyduğu 10 yıllık takvim dikkat çekici. Ancak sürecin sürdürülebilirliği, doğrudan bütçe meselesiyle bağlantılı. Uygulama pratiklerinin sahada nasıl karşılık bulacağı belirleyici olacak.”

ABDULLAH ÇISTIR’A YÖNELTTİĞİMİZ SORULAR VE YANITLARI:

Soru: Özgür Özel’in İzmir’de yaptığı “Mecliste Roman vekil olmaması bu dönemin en büyük ayıbıdır” açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

A.Ç: Sayın Genel Başkanın uzun bir aradan sonra İzmir’de Roman STK ve kanaat önderleri ile bulusması çok önemli. Mecliste Roman Vekil olmamasının, parti üst kurullarında empatisinin yapıldığının en somut görünen ve dillendirilen halidir. Romanların temsil edilmemesi bir eksikliktir. Bu sadece Romanların değil, demokrasimizin de meselesidir bu tabloyu değiştirmek hepimizin sorumluluğudur.

Meclis’te Romanların olmaması sadece bir temsil boşluğu değil, aynı zamanda eşit yurttaşlık iddiasının tam karşılık bulmadığı bir durumdur. Demokrasi, toplumun tüm renkleriyle var olduğunda anlam kazanır. Bu eksiklik bir ‘ayıp’ olarak değil, birlikte düzeltmemiz gereken yapısal bir mesele olarak görülmelidir.

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

Soru: Sayın Özel samimiyetle “Siyasette sözün karşılığı bütçedir” çıkışı yaptı. Siz ne düşünüyorsunuz? Romanların sorunlarının çözümü için bir eylem planı ve bütçe yapılması gerekmiyor mu? Son durum nedir burda?

A.Ç: Sayın Genel Başkanın bütçe çıkışı ve bu konudaki vurgusu, aslında yapısal sürecin yeniden tasarlanması açısından manşet niteliğindeydi.

Yıllarca Romanlara sözler verildi ancak sözün karşılığı bütçedir. Kırılgan ya da dezavantajlı grup olarak tanımlanan Romanlar için pozitif ayrımcılık temelinde spesifik bir yaklaşıma ihtiyaç olduğuna uzun süredir vurgu yapıyoruz. Bu bir devlet politikası olmalı; yerel yönetimler de bu politikaya tamamlayıcı aksiyonlar almalıdır. Dolayısıyla şimdiye kadar bütçe meselesini dillendiriyorduk. Sayın Genel Başkanın vurgusundan sonra artık bu konunun daha güçlü şekilde takipçisi olacağız.

Bizim buluşmada da dile getirdiğimiz gibi bu, Sayın Genel Başkana iletilmiş bir talep niteliğindedir. Yerelde iktidar olunan belediyelerin 5 yıllık stratejik planlarının revizyon süreci yaklaşmaktadır. Bu revize takviminde Romanlara bütçe ayrılabilir. Romanların yoğun yaşadığı il ve ilçelerde uygulanması yönündeki beklentimizi ifade ettik. Karşılık bulacağını ümit ediyorum.

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

Hizmete yerelde ulaşılır. Belediyelerimizin farklı alanlara ayırdığı bütçe ile Roman mahallelerine ayrılan bütçe arasındaki fark, eşitsizliğin en açık göstergesidir. Bunu sadece İzmir için söylemiyorum. Siyaset üstü bir bakış açısıyla, demokratik ölçekte bütçeden eşit şekilde faydalanamıyoruz.

Bu durum adaletsizliğin en somut göstergesidir. Roman mahallelerine yapılacak bütçe desteği sadece sosyal destek olarak görülmemelidir; bu, gecikmiş bir hakkın teslimidir.

CHP, Romanları parti programına dahil etmiş ve iktidar olduğunda yapılacakları başlıklar halinde ifade etmiştir. Bugün beklentimiz nettir: CHP Roman Eylem Planı güncellenmeli, kurumsal olarak yerel yönetimlere dağıtılmalıdır. Ayrıca bir mekanizma kurulmalı ve sürecin takibi sağlanmalıdır.

Sonuç olarak Sayın Genel Başkan, bütçe çıkışıyla hem kendilerini hem de CHP kurumsal yapısını bağlayıcı önemli bir başlığı gündeme taşımıştır. (Alkışlıyoruz)

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

Soru: Özgür Özel, Roman strateji belgelerini sert şekilde eleştirerek “Sorunu tarif ediyorlar ama sorumluluk almıyorlar, bütçesiz hedef olmaz” dedi. AK Parti döneminde hazırlanan bu strateji belgeleri sizce sahada somut refaha dönüştü mü?

A.Ç: Roman Strateji Belgeleri, eylemsellikten uzaktır. İyi niyet belgesinin ötesine geçememiş, kalkınma temelli bir yaklaşım ortaya koyamamıştır.

En somut örneklerden biri istihdam politikasıdır. Bir diğeri ise barınma politikasıdır. Sahada Romanların refahına doğrudan etki eden güçlü ve sürdürülebilir bir uygulama pratiği bulunmamaktadır.

İlk Roman Strateji Eylem Planı 30 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Hiçbir şey yapılmadı demek doğru olmayacaktır; ancak alınan mesafe oldukça sınırlıdır. Valiliklere ve kaymakamlıklara bağlı birimlerde kaç Roman istihdam edilmektedir?

Kaç Roman sağlıklı bir barınma hakkına erişebilmiştir? Bu sorular hâlâ net ve tatmin edici yanıtlar bulamamaktadır. Daha fazla örnek sıralanabilir. Ancak bu örnekler yan yana konulduğunda, meselenin yine bütçe konusuna dayandığı açıkça görülmektedir.

Sayın Genel Başkanın bütçe çıkışının ardından, hükümetin de Roman Eylem Planlarını bütçe odaklı şekilde revize etmesi yönündeki beklentimizi ifade ediyoruz. Biz bu ülkenin taşı, toprağıyız. İktidar da ana muhalefet de bu sürece katkı sunmalı; yapısal dönüşüm birlikte inşa edilmelidir. Onurlu bir yaşam Romanların da hakkıdır.

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

Soru: Bu dönem ne AK Parti ne CHP’de ne diğer partilerde Roman bir milletvekili mecliste yok… Mecliste Roman temsiliyetinin olması neden gerekli ve önemli… Üst düzeyde temsil olmaması, sorunların ve çözümlerin meclise de gelememesi sorununu ortaya çıkarmıyor mu?  Bu nedenle çözüm yerel ve merkezi yönetimlerin adaletli planlama yapmasından geçmiyor mu?

A.Ç: TBMM’de Roman temsiliyetinin olmamasını, en açık haliyle ayrımcılık olarak tanımlıyor ve bunu yüksek sesle dile getiriyoruz. Temsiliyet bir sosyal statüdür. Temsiliyet eşitliktir. Temsiliyet demokrasinin gereğidir. Temsiliyet adalettir.

Meclis’te Roman temsiliyeti, meşruiyetin ve eşit yurttaşlığın doğrudan ölçüsüdür. Temsiliyet, bir grubun varlığının kabulü anlamına gelir. Ayrıca temsil, TBMM kürsüsünde yalnızca konuşmak değildir; karar alma gücüne erişmektir.

Bütçe, yasa ve sosyal politikalar bu gücün somut karşılıklarıdır ve her biri hayatı doğrudan şekillendirir. Temsiliyet, “biz de bu ülkenin kurucu parçasıyız” duygusunu güçlendirir. Aynı yaklaşım, yerel yönetimlerde Roman meclis üyelikleri için de geçerlidir.

Soru: İktidar partisinin neler yapması gerekiyor, neler yapıldı şu ana kadar, sizce yeterli mi? Yani yapılanlar ve hala yapılmayanlar neler?

A.Ç: İktidar partisi, Romanlara yönelik bazı önemli adımlar attı. Roman açılımı ile konu ilk kez devlet politikası düzeyinde tanındı. Valilik ve kaymakamlıklarda Roman koordinatörler atandı. SODAM’lar açıldı ve açılmaya devam ediyor. Sosyal yardımlar artırıldı. Uzun yıllar görünmezden gelinen bir alan, bu adımlarla görünür hale getirildi.

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

Roman Strateji Eylem Planları ağırlıklı olarak sosyal yardım odaklı sürdürüldü; kalkınma temelli bir yaklaşım ortaya konulmadı.

Her ilde her yıl 50 Roman girişimciye KOSGEB aracılığıyla güçlü destekler sağlansaydı, pozitif ayrımcılık temelinde yüzlerce girişimci ortaya çıkabilir; Romanların sosyal hayatta daha özgüvenli ve görünür bir konuma ulaşması mümkün olabilirdi.

Aynı şekilde, kamusal alanda pozitif ayrımcılık temelinde istihdam sağlanması, sürdürülebilir gelir ve sosyal güvenceye erişimi de beraberinde getirebilirdi. Üretim mekanizmalarına dahil edilen Romanlar, bu sayede sosyal yardıma bağımlı bir yapıdan çıkabilirdi.

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

İktidar bu süreçte kapıyı araladı; ancak o kapıdan güçlü bir şekilde girilmesini sağlayacak kapsamlı politikalar geliştirilmedi. Eğitim alanında teşvik ve tedbir politikaları yeterince uygulanmadı; bu alanda daha çok popülist bir yaklaşım benimsendi. Temsiliyet ise sembolik düzeyde kaldı, güçlendirilmiş ve sayıca artırılmış bir temsil modeli hayata geçirilmedi.

Soru: İzmir’de kurulan “Roman Meclisi” hakkında ne düşünüyorsunuz? İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere yerel yönetimlerin Romanların sorunlarına yönelik yaptıkları ne durumda? Yeterli mi?

A.Ç: Roman Yurttaş Meclisi, kavram olarak dikkat çekici ve güçlü bir çerçeve sunuyor. “Roman + Yurttaş + Meclis” birleşimi, Romanları özne olarak tanımlayan ve görünür kılan bir yaklaşımı ifade ediyor. Henüz yeni kurulan yapı, kısa bir takvim içerisinde bayram öncesinde birer hafta arayla iki kez toplandı. Sürecin bundan sonra ayda bir düzenli toplantılarla devam etmesi öngörülüyor.

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'

İlk aşamada iyi niyetli yaklaşımlar öne çıkarken, Cemil Tugay tarafından ortaya konulan hedefler dikkat çekiyor. Tugay, somut ve net adımlarla önümüzdeki 10 yıl içinde Romanların temel sorunlarının çözümüne yönelik bir takvim ortaya koydu. Bu yaklaşım, hem yerel yönetim hem de Roman toplumu açısından hedef odaklı bir perspektif sunuyor.

Bununla birlikte sürecin sürdürülebilirliği ve yerel politikaların uygulanabilirliği, doğrudan bütçe meselesiyle bağlantılı görünüyor. Atılan adımın önemli olduğu vurgulanırken, uygulama pratiklerinin sahada nasıl karşılık bulacağının belirleyici olacağı ifade ediliyor. Sürecin ilerleyen aşamalarında daha somut değerlendirmelerin yapılması bekleniyor.

SİYASETİN ROMAN SINAVI BAŞLIKLI RÖPORTAJ YAZI DİZİMİZİN ŞİMDİLİK SONUNA GELDİK. HER GÖRÜŞTEN ROMAN TEMSİLCİLERİN GÖRÜŞLERİNİ, MUHALİF BAKIŞLARINI, ELEŞTİRİLERİNİ, TAKDİRLERİNİ, KATKILARINI VE ÖNERİLERİNİ BİRLİKTE OKUDUK…

BU DOSYANIN ROMANLAR VE HAKLARIYLA İLGİLİ OLARAK DEMOKRATİK BİR TARTIŞMA KÜLTÜRÜ YARATMASI VE ARDINDAN ÇÖZÜMLERİN GELMESİ DİLEĞİYLE…

OKUMA SABRINIZ İÇİN DEĞERLİ OKUYUCULARIMIZA TEŞEKKÜR EDERİZ…

İlginizi çekebilir: İzmir’den yükselen ses: ‘Siyasetin Roman’larla sınavı mı Romanlar’ın siyasetle sınavı mı?’

İlginizi çekebilir: Siyasetin ‘Roman’ sınavı: ‘Kağıt üzerinde vaatler mi somut çözümler mi?’

İlginizi çekebilir: Siyasetin ‘Roman’ sınavı: ‘Eylem planları sahaya indi mi?’

İlginizi çekebilir: Roman çocuklara müjde: Tugay söz vermişti; sporda da fırsat eşitliği

İlginizi çekebilir: Özgür Özel İzmirli Romanlarla buluştu: ‘Parlamentoda temsiliyetiniz şart’

İlginizi çekebilir: İzmir’de Romanlar için ortak akıl buluşması: ‘Doğru adımlarla Romanların kaderini değiştireceğiz’

Siyasetin 'Roman' sınavı finali: 'Eşit yurttaşlık, temsiliyet, somut çözümler'
Demokrat Gündem