Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Mecliste ipler koptu! Başkan Tugay’dan AK Parti cephesine yaylım ateşi: “Alenen yalan söylemekten utanmayanlar var”

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2025 yılı faaliyet raporu görüşmeleri, karşılıklı ağır suçlamalar ve gerilimle tarihe geçti.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay; AK Partili Meclis Üyeleri Adem Öztürk, Gizem Akyüz Duman ve Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı’yı sert sözlerle hedef aldı.

“İnsan onuruyla oynuyorsunuz, ucuzluk yapıyorsunuz” diyen Tugay’ın konuşması öncesinde AK Parti grubu salonu terk etti.

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 2025 yılı faaliyet raporu görüşmeleri, karşılıklı

DEMOKRAT GÜNDEM- HABER MERKEZİ- İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi Nisan ayı olağan oturumunda tansiyon zirveye çıktı. AK Partili Meclis Üyesi Enes Uğuz’un “Belediye başkanı bize dönüp ‘sahtekârlar’ dedi.

Sahtekâr arıyorlarsa kendi partilerine baksınlar” sözleriyle fitillenen tartışma, CHP sıralarından yükselen yoğun tepkiyle büyüdü.

CHP sıralarından yükselen tepkilerin ardından cevap hakkını kullanmak isteyen Başkan Cemil Tugay, “Bazı meclis üyeleri haddini aşıyor, burayı bilerek provokasyon ortamına çeviriyorlar” diyerek söz aldı.

Başkan Tugay konuşmasına başlamadan hemen önce, Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız hariç tüm AK Parti grubu salonu terk etti.

Salonun terk edilmesinin ardından mikrofona geçen Başkan Tugay, hedefine AK Partili o isimleri alarak eleştiri oklarını birbiri ardına sıraladı.

Mecliste ipler koptu! Başkan Tugay'dan AK Parti cephesine yaylım ateşi: "Alenen yalan söylemekten utanmayanlar var"

“HALKIN DUYGULARINI İSTİSMAR EDİYORSUNUZ”

İlk olarak AK Partili Özgür Kaner’in Çiğli’deki arıtma tesisleriyle ilgili eleştirilerine yanıt veren Tugay, sorumluluğun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda olduğunu vurguladı.

İZBB BAŞKANI Tugay, “Siz meclis üyesiyseniz Çiğli sahilinin sorumluluğunun kimde olduğunu bileceksiniz ve insanları aldatmaya çalışmayacaksınız. Sanki önceki belediye başkanları veya ben tahsis etmişim gibi ucuz yollara kaçmayalım. Bu ucuzluktur, siz halkın duygularını istismar ediyorsunuz” dedi.

MİLLETVEKİLİ ÇANKIRI’YA: “KÖTÜ HUYLARI OLAN MİLLETVEKİLİ!”

Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde hayatını kaybeden İZSU işçisinin trajik ölümü üzerinden yürütülen tartışmalara değinen Başkan Tugay, İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ve Torbalı Meclis Üyesi Gizem Akyüz Duman’ı hedef aldı.

Akyüz’ün sözlerini “yalan” olarak nitelendiren Tugay, “Ben gerçekten bazı insanları dinlemek istemiyorum. Amaçları sadece hakaret edip, insan onuruyla oynamak. Alenen yalan söylemekten utanmayan insanlar var. Çiğli’de işçimizi kaybettiğimiz bizi kahreden olayda aile hassas durumda. Aileyi üzmemek lazım, olay zaten adli soruşturmada” ifadelerini kullandı.

Sürecin çarpıtıldığını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Milletvekili Çankırı için ise,”İzmir’in milletvekili olan ama maalesef kötü huyları olan biri, kameraları yanına alıp benim konuşmamdan tek bir cümleyi dinletiyor” dedi, ardından şunları konuştu: “

Sadece ‘vincin parasını aile ödemedi’ kısmını kullanıyor. Aile de haklı olarak ‘Hayır, biz ödedik’ diyor, sonra bir fatura çıkıyor ortaya. Bakıyoruz ki fatura MHP İlçe Başkan Yardımcısı adına düzenlenmiş. MHP’nin ilçe başkan yardımcısının bu olayla alakası ne? Bunun takdiri ne? Sizin vekiliniz bizi suçlamak için kullandığında, anlıyoruz biz o faturayı neden kendi adlarına düzenlediklerini. Sonra vekiliniz dramatik müzik eşliğinde kendi hesabından paylaştığında, anlıyoruz ki, o insanların üzüntüsünü istismar etmeye çalışıyor. Biz o insaların üzüntüsünü ilk andan itibaren paylaşıyoruz. İdare müdürü babasıyla birlikte olay yerine gitti.

Çöpler Bergamaya gtöürülürken Çiğli alanına boşaltıyorlar. Sonra tırlar alıyor ve Bergama’daki çöp tesisine götürüyorlar. Ama bu tırlara transfer noktasının çok ötesinde bu kamyon bu şekilde, gidilmemesi gereken bir yerde düşüyor. Burda alınmamış bir iş güvenliği önlemi yok, zaten o kamyonlar gitmiyor normalde oraya. Neden gitti bilmiyorum.

“BİZ İNSANIZ KÜTÜK DEĞİLİZ; BU YALANLAR SÖYLENİRKEN GURURUMUZ İNCİNİYOR”

Ama böyle bir talimatın verilmediğini İZSU’daki arkadaşlarımız söylüyorlar. Bunların doğrusuyla ortaya çıkarılması gereken şeyler. Olay zaten savcılıkta, aynı zamanda kurumumuzun idari soruşturmasında. Sanki ben aileyi suçlamışım gibi konuşuyor arkadaşınız. Biz insanız, kütük değiliz. bU YALANları söylerken insanlığımız inciniyor, gururumuz inciniyor. Hakan Bey’e (AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız’ı kast ediyor) söylüyorum; sizin için normalse gerçekten üzüntü verici. Gülümsemeyeceksiniz, bu olayı normal karşılamayacaksınız.

Mecliste ipler koptu! Başkan Tugay'dan AK Parti cephesine yaylım ateşi: "Alenen yalan söylemekten utanmayanlar var"

ADEM ÖZTÜRK’E: “AHLAK DIŞI DAVRANIŞ… KENDİSİNDEN UTANIYORUM!”

AK Partili Karşıyaka Meclis Üyesi Adem Öztürk’e yönelik sert eleştirilerde bulunan Tugay, geçmişteki Karşıyaka Huzurevi meselesini ve Yamanlar yangınında yaşananları şöyle anlattı, “Bana ‘ağabey’ diyen o arkadaşımız, bugün sıraladığı yalanlarla beni utandırıyor. Kendisiyle olan geçmiş hukukumuzdan dolayı bu ahlak dışı davranışı kabul edemiyorum.

Karşıyaka Huzurevi’nin devri için AK Parti Milletvekili Necip Nasır ile görüşmeye beraber gittik. 170 milyonluk yere 13 milyon teklif ettiler, ben de sorumluluk alıp reddettim. Tüm bunlara şahit olan arkadaşımız çıkıp mecliste ‘kendi vazgeçti’ diye yalan söyledi. Ben kendisinden utanıyorum, tavrından utanıyorum, karakterinin bu kadar farklı olmasından utanıyorum.

Karşıyaka Belediyesi’nin orayı tahsis etmesinin nedeni oranın huzurevi olarak işletilmesi. O günlerde boşaltılınca, bakanlığa il müdürlüğüne, ‘burada ne yapacaksınız, yeniden mi yapacaksınız, güçlendirme mi yapacaksınız?’ diye sorduk. Cevap alamadık. Bunun üzerine tahsis iptali kararı aldık. Sonra yürütmeyi durdurma kararı çıkarıldı, dava sonuçlanmadı. Ve ondan sonra bina kilitlendi.

Bu bana sürekli hakaret etmeye çalışan bu arkadaş dedi ki, Necip Nasır sizinle görüşmek istiyor dedi ve beni onun ofisine davet etti. O arkadaşla, bugün bana hakaret eden o arkadaşla yanına gittik. Karşıyaka Huzurevi’nin devri için AK Parti Milletvekili Necip Nasır ile görüşmeye beraber gittik. Nasır, burayı devredelim, sizin vergi ve SGK borcunuzdan düşelim dedi. Ben de tamam dedim.

O güvenle yazı yazdık, satış kararı aldık. O satış kararını SGK’ya devredebilmek için aldık. Bir değer tespiti de yaptık. 170 milyon lira belirledik. Plan kararı nedeniyle birçok kullanıma müsait. Bu dediğimiz rakamlar 2020-2021’in rakamları. Sonra bu arkadaşım ve Necip Nasır’ın çalışmasıyla Karşıyaka Belediyesi’ne 13 milyon teklif ettiler.

“BEN KENDİSİNDEN UTANIYORUM”

İnsanla dalga geçer gibi belirlenmiş rakama tabiki evet demedim. En az 170 milyon olması gereken yere nasıl 13 milyon dersiniz dedim. Tüm bunlara şahit olan bu arkadaş, Karşıyaka Meclisinde ‘kendisi vazgeçti’ dedi. Ben kendisinden utanıyorum. Bu tavrından utanıyorum. Beş yıl birlikte çalışıp da bana gösterdiği yüzden sonra karakterinin bu kadar farklı olmasından utanıyorum.

“YALANI, İFTİRAYI BİR YERDEN SONRA KABUL EDEMİYORUM”

Ben insanım, vicdanlı bir insanım. Bir kötülüğü bir yerden sonra kabul edemiyorum. Yalanı, iftirayı bir yerden sonra kabul edemiyorum. Biz kaybettiğimiz bir arkadaşımızın ailesine, bunlar 15 bin tl’yi ödemedik diyecek insanlar mıyız? Bu nasıl bir vicdansızlık.

Gidip orada kamera şovunu yapanlar nasıl insanlar? Göstereceğiz çünkü biz insanız. Odun değiliz. İftira, yalan söyleyeceksiniz, hakaret edeceksiniz, ondan sonra konuşmayacağız. Ama şunu bilin bu memleketi mahvettiniz.

“İZMİR ÖYLE AYAKLAR ALTINA ALINACAK PASPAS EDİLECEK ŞEHİR DEĞİL”

Öztürk’ün Yamanlar yangınındaki iddia ettiği tavrı ile ilgili Başkan Tugay, şunları söyledi: “Karşıyaka’da ben büyükşehire geldikten sonra Yamanlar’da yangın çıktı. O çifte standartlı davranış içindeki arkadaş, Yamanlar’daki yangında, Zübeyde hanım mahallesine yakın bir alanında göz göre göre yangın binalara doğru geliyordu. Birkaç evi de yaktı. O binalara doğru gelirken, ben oradaydım.

Sizin bu arkadaşınız geldi bana dedi ki, ‘Başkanım dedi ya, ben ne diyeceğimi bilemiyorum, ben nefret ettim burdan, saatlerdir buraya bir tane helikopter gelsin diye bekliyorum. Getiremedim ben bunu dedi. Ondan sonra biz kendimiz aradık valiyi, orman müdürünü, biz getirdik. İzmir öyle ayaklar altına alınıp paspas edilecek şehir değil. İzmir halkının iradesine de kimse bu kadar saygısızlık yapılamaz.”

“YAĞMUR SUYU AK PARTİ’NİN YÖNETTİĞİ KENTLERİ BASMIYOR MU?”

İzmir’in altyapı sorunları oludğunu bildiğini vurgulayan Başkan Cemil Tugay, “Yağmurda su bastı da burayı, sizin yönettiğiniz kentleri su basmadı mı? Tabiki sorun var ama peki bu sorunlar varken biz ne yapıyoruz? Seyir mi ediyoruz, yoksa gece gündüz sokakta sahada bütün mahallelerde ve köylerde çalışmıyor muyuz? Her birisi rakamlarla belli, şurada, bu şehrin her bir köşesinde, bir ucundan diğer ucuna her yere gittik, yetiştik.

Aslanlar çalışan arkadaşlarımız, meclis üyeleri, gün geldi sokaklarda sabahlara kadar beklediler. Hangi yağmurda evinde oturdun Ünal başkanım?

“EL İNSAF ARADAŞ; ENFLASYONDAN KÖTÜ EKONOMİ YÖNETİMİNDEN MUAF TUTABİLİYOR MUSUNUZ?”

El insaf arkadaş el insaf, biz bunları yaşarken sanki bu ülke normalmiş herşey güllük gülistanlıkmış gibi burası dünyanın en muhteşem ülkesi de bir tek İzmir’de problem varmış gibi konuşmanın alemi var mı? Biz bu ülkenin parçasıyız. Enflasyondan kur farkından, ekonominin kötü yönetiminden, vergilerden, petrol fiyatlarının artışından muaf tutabiliyor musunuz?

“BU DÖNEMDE YURTDIŞINDAN HİÇBİR KREDİ ALAMADIK”

Bu dönemde yurt dışından hiçbirkredi alamadık. Hepsi de en az iki yıldır bekleyen krediler. Geçmiş dönemde alınan kredilerin ödemelerini yapıyoruz. Kur farkı ne kadar çıktı biliyor musunuz? 7 milyar 800 milyon lirayı sadece kur farkından dolayı, belediyenin borcu hanesine yazdı birileri.

Ben mi yarattım kardeşim bu enflasyonu? CHP’liler mi yarattı, CHP7li belediyeler ya da bu halkın kendisi mi yarattı? Bunu yaparken neler yaptılar neler… Kur korumalı mevduat yaptılar, kaç para kaybettik kaç para. 13 milyar dolar. 13 milyar dolar para verdiler birilerine. Bankaya yatırdılar ve devletin kasasından aldılar.

Biz bu arada debelendik, gelen payların düşüklüğünden, kesintilerden. Belediyeler gavurun kurumu değil. Onların elini güçlendirseniz halka daha fazla hizmet gidecek. Ne istiyoruz? Mesela ESHOT’tan bizim aylık sübvansiyonumuz ne kadar biliyor musunuz? Bir milyar lira. Her ay bir milyar lira biz kasadan insanlarımız otobüse binebilsin diye para veriyoruz. Bilet paraları karşılamıyor.

90 dakika uygulamasını geçirdik buradan. İzmir ülkenin ulaşımda en çeşitli, en ucuz, köylerine kadar hizmet eden bir kuruma sahip. 90 dakika ile insanların cebinde 2 milyar lira kaldı. Toplu ulaşım ücretsiz olsun, yüksek fiyatlı olmasın diyoruz.

“ULAŞIM ZAMLI HALİYLE BÜYÜKŞEHİRLER ARASINDA EN DÜŞÜK FİYAT”

Zam yapılmış haliyle büyükşehirler arasında en düşük fiyat İzmir’de. Ne yapmak lazım. İnsafı olan der ki, gel ben bu otobüslerin yakıtlarından ÖTV almayayım der ya. Almayıverin, nolacak. Destek olun. Kaynaklarımızı kes, kredileri kes, yapman gerekenleri yapma, sonra bizi sorunların içine boğ, biz cansiparene çalışalım, sonra de ki CHP’li belediyeler çalışmıyor.

“İKİNCİ ÇEVRE YOLU HALA YAPILMADI”

Yine oturup hesapladık, toplanan vergilerin sadece yüzde 3.45’i yatırım olarak gelmiş. Ülkede 81 il içerisinde İzmir 77. sırada, toplanan vergilerle yatırım arasında. İzmir’e bu düşmanlıkları nedir. Bu ihmali madem biliyorsunuz, biraz düzeltin de mi? Diyoruz ki, biz ulaşım master planı yaptırıyoruz, bağlantı yolları, yeni bulvarlar, üst-alt geçitler yapalım. Ama bu konunun aslı şu, şehrin iki ana aksı var. Biri Anadolu Caddesi’nden havaalanına giden yol. Diğeri de çevre yolu.

Buralarda trafik sıkışıyor. Buranın rahatlaması için yapılması gereken 2.’inci Çevre Yolu. 2’inci Çevre Yolu’nu yaptırmak bakanlığın işi. Seçimde yaptıracağız dediler. İzmirin milletvekili olan insanlar, onu da halledeceğiz bunu da halledeceğiz diyorlar; ama sorun ortaya çıktığında arayın ki bulasınız. Ama belediyeyi suçlayacak birşey istiyorlarsa hemen kameralarıyla gidiyorlar. Ben olmasam, ben milletvekili olmasaydım, İzmir’e hangi hizmet gelmezdi? Bu soruyu ısrarla soracağım. Cevabını İzmir halkına vermek zorundalar. Bir işe yarayın. Bu şehrin sorununu çözün. Onlar ne yaptılar; Meslek Fabrikası’na çöktüler.

“BİR KARDEŞİMİZ KAZADA YAŞAMINI YİTİRDİĞİNDE AİLESİNİ KULLANIP REKLAM YAPMAKTAN BAŞKA NE YAPTINIZ?”

Bir gram vakıfların harcaması, hakkı olmayan o binaya yüzlerce polisle gidip çökmekten başka ne yaptınız? Gidip yağmur yağınca burayı su bastı demekten başka ne yaptınız. Bir kardeşimiz kazayla yaşamını yitirdiğinde, ailesini kullanıp reklam yapmaktan başka ne yaptınız? Bana okul yaptık diyorlar. Okul da yapın, bir zahmet yapın. Şehir hastanesini eleştirdiğimde benimle dalga geçme kampanyası yürüttüler.

Ben size dedim ki, arsası devletin, yaptırdığınız binayı, ama öyle bir anlaşma yaptınız ki, bina bittikten sonra yüzde 70 doluluk garantisiyle otoparkından temizliğine, güvenliğinden laboratuvarlarına onlara verdiniz. Yetmedi. 25 yıl kira taahhüdünde bulundunuz.

Bu kira öyle bir kira ki, 3 senelik kira bedeli aslında bu binanın yapım maliyetini karşılıyor. Başka birilerini burdan zengin ettiniz diyorum. O parayı bizlerden, bu milletten alıp onlara veriyorsunuz. Bu ülkenin ekonomisini çökertip faturasını önce millet sonra belediyeler çekiyor. Faizler yükselip kur arttıkça tüm bunlar bütçede artmış borç olarak görünüyor. Halbuki İZBB 2 yıl içerisinde en fazla borç ödemiş belediye.

“İZSU İKİ YIL İÇİNDE 3 BÜYÜK ARITMA TESİSİ YAPTI; ALTYAPI ÇALIŞMALARI HIZLA SÜRÜYOR….”

İZSU yetkilileri burada. 3 tane büyük arıtma tesisini 2 yıl içinde, o kadar altyapı çalışmasını yaptı. Bu adamcağız gece gündüz oralarda, ben acıyorum haline. Yetmiyor, sorumluluk alanımızda olmadığı halde körfez için ilave yükün altına giriyor. Biz bu arada su fiyatlarını düşürüyoruz.

Kademeli artışlar yaptık, bu artışlar biraz da fazla su tüketiminin önüne geçmekti. Kuruşun hesabını yaparak çalışıyor bu arkadaşlarımız. Kimsenin haberi olmadan gidip Kınık’ın içme suyu altyapısını yenilemek için çalışmaya başlıyorlar. Bir teşekkür ettini mi?

“MENEMEN’DE DE O KADAR İÇME SUYU ALTYAPI ÇALIŞMASI YAPTIK; BİR GÜN TEŞEKKÜR ETTİNİZ Mİ?”

Menemen’de o kadar içme suyu altyapı çalışması yaptık. Bir gün bir teşekkür ettiniz mi? Orda bu yok, şurda azıcık su birikti. Ya Alsancak’ta altyapı çalışması varken, yağmur da aşırı yağdığında tabiki su birikti. Ama deniz seviyesinin altında, o yüzden pompalar yapılıyor, bir dahaki yağmurda bu olmasın diye yapılıyor. Kazmadan nasıl yapacağız?

Sarnıç’ta o çalışmayı yapıp da bir teşekkür aldık mı? Halk bunların farkında. Yangın, sel oluyor ordayız. Kınık’ta bir munhtar, burda bir köprü çöktü, DSİ bizim sorumluluğumuzda değil diye yazdı. Ben de sordum, bizim sorumluluğumuzdaymış yapın dedim. Arkadaşlar burayı DSİ yapmış, sorumluluk onların dedi. Ben yine de yapın kardeşim yapın dedi. Körfezi temizleme sorumluluğu bizde değil ama biz temizliyoruz.

“BERGAMA’YI NİYE SEL BASTI YA, BİLİYOR MUSUNUZ?”

Bergama’yı sel bastı ya, niye bastı biliyor musunuz? Karayolları bir yol yapıyor, menfezi tıkıyor. Karayollarının bizim yaptığımız menfezi bozması yüzünden. Bergama’yı sel kimin yüzünden bastı. Bu devlet ne zaman kurumlarıyla sorumluluk alacak?

Biz ne zaman devlet kurumlarına yardımcı olmadık. Yapmayız. Biz bu insanların bir parçasıyız. Buraya böyle hikaye anlatmaya, iftira etmeye, yalan söylemeye gelmedik. Bu halkın hakkını aramak için geldik.

“YALAN SÖYLENMESİNİ, İNSANLARI KANDIRMAYI ÇALIŞANLARI KABUL ETMİYORUZ”

Yalan söylenmesini, insanları kandırmaya çalışanları kabul etmiyoruz. Biz öyle değiliz, biz bu şehre hizmet etmeye çalışan insanlarız.

Bu şehrin bir tane sorununu çözdüğünüzü bilsem önünüzde eğileceğim. Bugüne kadar yapmadınız. Siz bunları yapmazken, biz bu şehrin yoksullarına, darlıklarına koşturduk. Kusura bakmayın odun olamadık. Bu meclisi bu hale getirmek için elinizden geleni ardınıza koymayın. Aslanlar gibi CHP’li meclis üyeleri var. ONlarla beraber mücadele edeceğiz. Biz bu şehrin başını önüne eğdirmeyeceğiz.

“BEN BU ÜLKENİN YOKSULLUĞUNDAN, İŞSİZLİĞİNDEN UTANIYORUM”

Ben bu ülkenin yoksulluğundan, işsizliğinden utanıyorum. Yoksulluktan fuhuşa giden, uyuşturucuya bulaşan, mafyaya bu insanların bulaştırılmasından utanıyorum. Varoşların hepsinden en dağdaki köyüne kadar her insana gidiyoruz. Vatandaşım, abim, ablam, evladım diyerek onları dinliyoruz. Onların acılarını içimizde hissediyoruz. Ne bayramda, ne ramazanda, ne tatilde, onların insanlıklarını kaybettiklerini hissetmelerini istemiyoruz.

Sağlık hizmeti de, bedava kültür sanat hizmeti de, okul önlerindeki yemekler de onun için. 7 milyon 800 bin sıcak yemek dağıttık. 744 bin tane kahvaltılık dağıtmış. 566 bin pide üretmiş arkadaşlarımız taziye için. Çocuk doğunca al bebek çantası, bir derdin olursa bizi arayın diyoruz. 24 saat haftanın 7 günü bu büyük ve asil kurumun, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin her bir bireyi koşturuyor. Onların ellerini değil ayaklarını öperim. Onları yalnız bırakmayacağız, ölene kadar çalışacağız.

“İZMAR SAYISINI 50’YE ÇIKARACAĞIZ”

İZMAR sayısını 40-50’ye çıkaracağız. New York’ta ne kadar yoksulluk var bilmiyorum ama, Halk Ekmek, İZMAR, Kent Ekmek’lerin önündeki kuyruğa bakınca, insanlarımızın yoksululğu gerçekten isyan ettirecek noktada.

Dün Karşıyaka’da TOKİ bir yer sattı, bir belediye hizmet alanını sattı. Belediye hizmet alanını belediyeden kim alsın? TOKİ tarihinde ilk kez ön alım şartnamesiyle çıktı ihaleye. Ben büyükşehir belediyesindeki emlak işlerindeki arkadaşlara bu ihaleye girin dedim. Gittiler, o ihaleye giremediler. Orda hissemiz olmadığı için giremediler. Orayı satışa çıktığı fiyattan, metrekaresi 45 bin liradan sadece bir kişi alabildi, bir kişi. TOKİ öyle bir ihale yaptı ki, zaten ondan başkasının alması mümkün değildi.

“MAVİŞEHİR’DE YAPILAN ŞEYTANLIĞA NUTKUM TUTULDU”

Yapılan şeytanlığa nutkum tutuldu. Meğer bir buçuk ay önce orda 94 metrekarelik küçük bir hazine hissesini birisine satmışlar. Ordan onu hissedar yapmışlar, ondan sonra bu satışı sadece onun alacağı şekilde ayarlamışlar. O 94 metrekare yeri satarken, aynı kurum, kaçtan satmış? Metrekaresini 98 kusur binden satmış. Aynıyeri birbuçuk ay sonra metrekaresi 45 bin liradan sattılar ve biliyorlar ki başka birisi alamaz orayı.

İzmir’i var ya İzmir’i, ve Türkiye’yi, İzmir’i verelim lafları edenler var ya. Yemin ederim durduramazsınız bunları. Bu yaptıkları var ya, bir örnek sadece. Bu şehirde kim nereyi ne kadara satıyor bilmiyorum ama, sizin derdiniz birilerini zengin etmek. Biz para deyince çiftçiye yardım edelim, asfalt yapalım, çocuk merkezi, hastane, yol yapalımla uğraşıyoruz. Elimizdeki kaynakları yetişmek için deli gibi kullanıyoruz. Bütün bunlara rağmen nasıl oluyorsa biz suçlu oluyoruz. Kuraklık oluyor biz suçlu oluyoruz, yağmur oluyor biz suçlu oluyoruz. Ayıptır ya Allah’tan utanın ya Allah’tan.

“ÇEŞME SUSUZ KALMASIN DİYE UĞRAŞTIK; NEZAKETİMİZ-İNSANLIĞIMIZ-SUSKUNLUĞUMUZ ONDAN”

Karareis barajı bitmişti, arada bağlantı yapılması gerekiyordu. Altı ay arkadaşlarımız yalvardı, yazın sorun olacak dediler. Siz yapmayacaksınız biz yapacağız dedik. Mecburen konuştuk, Çeşme susuz kalmasın diye uğraştık. Nezaketimiz, insanlığımız, suskunluğumuz ondan. Senin ipliğini pazara çıkaracağız dedin diyorlar. Kime dedim, isim mi kullandım. Aracılık eden vakıflara vekili kast ettim. Ben isim telaffuz etmedim. Anladığım kadarıyla o ki, onun adını telaffuz ettiniz.

Çeşme’de olay kriz haline gelince, meşhur kameralı milletvekili gitti, DSİ çok çalışıyor, burayı yapacağız dedi. Bu yine CHP’li belediyenin beceriksizliği dedi. Yalan söylüyor ya.

“BEN ALLAH’IN KULUYUM, BENİ YARADANDAN KORKUYORUM; YALAN SÖYLEYEMEM”

Ben ALlah’ın kuluyum, beni yaradandan korkuyorum, o yüzden yalan söyleyemem. Hakaret de etmiyorum da, biraz sert eleştirirken, istiyorum ki sadece insan olduğunu hatırlasın. 4.5 milyon insana hizmet ediyoruz.

Bırak kendini parlatma çabasını. Öleceksin herkes gibi. Kimkaldı ki bu dünyada senkalacaksın. Nerede iyilik, nerede vicdan? Hani hizmet. Bir telefonla istediğinize istediğini yaptırıyorsunuz ya da bir telefonla engel oluyorsunuz.

Bizler sizin koyun sürünüz değiliz. bu insanlar da sizin sürünüz değil. Onların vergileriyle oluyor. Hangi cebinizden çıkarıp da bu şehir için birşey harcadınız? Bir tane AK Partili var mı?

Mecliste ipler koptu! Başkan Tugay'dan AK Parti cephesine yaylım ateşi: "Alenen yalan söylemekten utanmayanlar var"
Demokrat Gündem