Türkiye’nin sağlık tarihinde bir döneme damga vuran ve 1924 yılında verem hastaları için kapılarını açan Heybeliada Sanatoryumu, bir kez daha Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilme süreciyle gündemde.
2018 yılında yapılan ilk tahsisin 2022 yılında mahkeme tarafından iptal edilmesinin ardından, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan yeni bir “onay” kararı çıktı.
KORUMA KURULU’NDAN “OY ÇOKLUĞU” İLE ONAY
Adalar Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 6 Mayıs 2026 tarihli toplantısında arazinin Diyanet’e tahsisine yönelik olumlu görüş bildirdi.
Kurulun daimi üyelerinin oy çokluğuyla aldığı karara, Adalar Belediyesi temsilcisi karşı oy kullandı. Çamlimanı mevkisinde yer alan arazi, 1. derece doğal sit alanı ve 2. derece korunması gereken kültür varlığı statüsünde bulunuyor.
AMACI: “KURAN EĞİTİMİ VE GENÇLİK FAALİYETLERİ”
2005 yılında kapısına kilit vurulan sanatoryumun, Milli Emlak Müdürlüğü tarafından Diyanet’e devredilme gerekçesi değişmedi. Tarihi yapı ve geniş çam ormanlarıyla kaplı arazinin; din görevlilerine mesleki eğitim verilmesi, Kuran kursu ve gençlik kampı gibi faaliyetler için kullanılması planlanıyor.
Diyanet, pandemi sürecinde yükselen tepkiler üzerine “Pandemi hastanesi planlanırsa araziyi iade etmeye hazırız” açıklaması yapmış; ancak mahkeme süreci 2022’de tahsisi “kurum görüşü eksikliği” nedeniyle zaten iptal etmişti.
“İMAR PLANI OLMAYAN ARAZİNİN DEVRİ TEKNİK OLARAK YANLIŞ”
Adalar Belediyesi, tahsis sürecine hukuk yoluyla müdahale etmeye hazırlanıyor. Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Yılmaz, ilçenin imar planlarının henüz onaylanmadığına dikkat çekerek; “Lejantı, yani hangi arazinin ne amaçla kullanılacağı henüz belirlenmemiş bir kamu arazisinin devredilmesini teknik olarak uygun bulmuyoruz. Bu plansız devir sürecine karşı davamızı açacağız” dedi.
‘ARZUMUZ HEKİMLER İÇİN HUZUREVİYDİ’
Karara tepki gösteren bir diğer isim ise İstanbul Tabip Odası Başkanı Talat Kırış oldu. Kırış, konunun Diyanet özelinde olmadığını, sağlık geçmişi olan bir yapının yine sağlıkla ilgili bir alanda kalması gerektiğini savunarak; “Burası yıllarca sağlık kuruluşu olarak hizmet verdi. Bizim arzumuz, buranın emekli hekimler için bir huzurevi olarak değerlendirilmesiydi. Hukuki olarak tüm yolları zorlayacağız” dedi.
‘EVRENSEL BİR HAFIZA MİRASI’
Dünya Mirası Adalar Derneği’nden Derya Tolgay, sanatoryumun bulunduğu bölgenin eşsiz mikroklimasına ve bilimsel olarak kayıtlı temiz hava kalitesine vurgu yaparak, “Bu alan sadece Türkiye için değil, dünya ölçeğinde bir hafıza mirasıdır. Kamusal bir mirasın kısıtlı bir kullanım alanına hapsedilmesini doğru bulmuyoruz” ifadelerini kullandı.
DAVA HAZIRLIĞI BAŞLADI
İstanbul Tabip Odası, TMMOB Şehir Plancıları Odası, Mimarlar Odası, İstanbul Barosu ve ilgili sivil toplum kuruluşları, tarihi ve doğal sit alanı olan sanatoryum arazisinin “kamu yararı” gözetilerek sağlık fonksiyonuyla korunması için ortak hukuk mücadelesini yeniden başlatıyor.
İlginizi çekebilir: CHP Sözcüsü Emre’den “casusluk” iddialarına sert yanıt: “Bizden çıkacak tek şey yurtseverliktir!”