DOLAR 33,0413 0.65%
EURO 36,0249 0.4%
ALTIN 2.559,200,41
BITCOIN 19196561,60%
İzmir
33°

AÇIK

üst menü altı
İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak'tan maymun çiçeği uyarısı

İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak'tan maymun çiçeği uyarısı

ABONE OL
17 Mayıs 2023 19:27
İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak'tan maymun çiçeği uyarısı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak, Türkiye'de ilk kez görülen maymun çiçeği virüsü, virüsle ilgili çiçek aşısının hemen sağlanması, Kovid-19'un yeni varyasyonlarının hac ve yurtdışı-içi hareketlilikle hızla ülkemize giriş yapabileceği, 5-11 yaş grubu çocukların yaz döneminde aşılanmaması durumunda okulların açıldığı yeni dönemde çocuklardan evlere ve topluma hızlı bir Kovid-19 yayılımı olabileceği başta olmak üzere çok önemli tespit ve değerlendirmelerde bulundu. Sayın Prof. Kaynak ile gerçekleştirdiğimiz haberde bu konulara dair tüm ayrıntılar haberimizde. 

DEMOKRAT GÜNDEM- Türkiye'de ilk maymun çiçeği vakasının tespitinin ardından bir açıklama yapan İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak, vakanın temaslılarının ve kimden geçtiğinin tespitinin yapılması gerektiğini belirtti. Covid-19 ve maymun çiçeği virüsüyle çok önemli bilgiler veren ve uyarılarını ardı ardı sıralayan İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Süleyman Kaynak, maymun virüsüyle ilgili ilk vakanın tespiti ve izolasyonunun ardından temaslılarının da tespiti ve çiçek aşısı temininin yapılması gerektiği uyarısında bulundu. 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, “Bir hastamızda maymun çiçeği hastalığı tespit edildi. Hasta 37 yaşında, bağışıklık sistemi yetersizliği var. Kendisi tecrit edilmiş durumda. Temaslı takibi yapıldı, başka bir vakaya rastlanmadı. Bilindiği gibi bu hastalık solunum yoluyla değil, yakın fiziksel temasla bulaşıyor” açıklamasını yapmıştı. 

ÇİÇEK AŞISI İZMİR'DE BULUNDU, ALMANYA GELİŞTİRDİ, ABD'DE FDA ONAYI ALDI; AMA BİZDE ŞU ANDA YOK 

Maymun virüsü aşısının ilk kez İzmir'de Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü'nde atlar için geliştirilen at çiçeği aşısı olduğunu, bu aşının Almanya'ya götürülerek geliştirildiğini ve şu anda ABD'de FDA onayı alan çiçek aşısına dönüştüğü bilgisinin altını çizen İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Süleyman Kaynak, “Bu aşı Türkiye'de yok. henüz bir açıklama yapılmadı. Aslında bu aşı yeni üretilmiş bir aşı değil. daha önce üretilmiş bazı aşılardan değişikliğe uğratılarak yapılmış. kökeninde Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü'nde geliştirilmiş akçiçeği aşısı var. veterinerlik için üretilmiş bir aşı. Bu aşı aslında maymun virüsü için üretilmiş bir aşı değil. Fakat bu aşı daha sonra Almanya'da geliştirilmiş ve daha sonra da bundan bir varyasyon üretilerek çiçek virüsü aşısı dediğimiz, ABD'de FDA onayı alan aşıya dönüştürüldü. Bunun kökeni at çiçeği yani veterinerlik aşısıydı. Türkiye'de geliştirildi yani. Son hali yok bizde aşının. Muhtemelen at için üretilmiş o aşı da yok. Kapatıldı biliyorsunuz Refik Saydam. Ülkemizde aşı yoksa aşının temini lazım. Eğer yapılabilecekse en azından bir stok bulundurulması önemli olabilir. Çünkü ne kadar hızla yayılacağını öngörmemiz mümkün değil. Pandemi endişesi taşınmıyor ama bu gibi olaylarda her zaman kamu otoritesinin öngörülerle ve bilimsel gerçeklerle hareket etmesi lazım” diye konuştu. 

""

MAYMUN VİRÜSÜ SADECE  TEMASLA DEĞİL SOLUNUM YOLUYLA DA BULAŞABİLİYOR 

“Maymun virüsü denilen virüs yeni ortaya çıkan bir virüs değil. 1958'de Afkika'da Kongo belgesinde tespit edilmiş. kemirgenlerde ve maymunlarda görülmüş. ismi anlamsız gbi görünüyor. Tavşan gibi kemirgenlerde konakçı olarak bulunuyor. son on yıl içerisinde Avrupa'da bazı ülkelerde yaklaşık 5 bin civarında vaka tespit edildiği belirtiliyor” diyen Prof. Dr. Süleyman Kaynak, virüsün Bakanlığın açıkladığının aksine solunum yoluyla da bulaşabildiği yönünde bilgilerin mevcut olduğu uyarısında bulundu.

SOLUNUM-TEMAS-BULAŞMIŞ EŞYALARLA BULAŞABİLECEĞİ BELİRTİLİYOR

İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Süleyman Kaynak, “Bunun aslında bulaşmadığı, ama solunum ve temas yoluyla hatta bulaşmış eşyalarla da bulaşabileceği belirtiliyor. Solunum yoluyla bulaşma olasılığından bahsediliyor. Ateş, baş ağrısı, yorgunluk, kırgınlık ama özellikle ciltte tıpkı çiçek hastalığı veya su çiçeğinde olduğu gibi cilt belirtileriyle seyreden bir olay. O nedenle maymun çiçeği benzetmesi yapılmış zamanında. Burada tanısı ancak kan testleriyle çok iyi konamıyor ama cilt belirtilerini verdiği zaman o cilt örneklerinden tespit edilebiliyor. Bununla ilgili tabi çok hızlı bir yayılım göstermediğine ilişkin de bilgiler var. Klasik maymun virüsü ile ilgili bilgiler hızlı yayılarak Covid-19'da gördüğümüz pandemiye dönüşmesi beklenmiyor. Hızlı pandemi eğilimi yaratacak bir virüs olmadığı düşünülüyor. Bunlar DNA virüsü ve çok kolay değişime uğrayıp pandemi meydana getirme özelliği taşımıyorlar. Fakat virüslerin her zaman farklı varyantlarının ortaya çıkabileceği ve nasıl davranacağı hakkında öngörüde bulunmak çok mümkün değil”  dedi. 
 
ÇİÇEK AŞISININ ACİL TEMİNİ LAZIM 

Maymun Çiçeği virüsü için kullanılan çiçek aşısının üretimi ya da temininin mutlaka yapılması gerektiği üzerinde duran Tabip Odası Başkanı Prof. Süleyman Kaynak, “Ülkemizde aşı yoksa aşının temini lazım. Eğer yapılabilecekse en azından bir stok bulundurulması önemli olabilir. Çünkü ne kadar hızla yayılacağını öngörmemiz mümkün değil. Pandemi endişesi taşınmıyor ama bu gibi olaylarda her zaman kamu otoritesinin öngörülerle ve bilimsel gerçeklerle hareket etmesi lazım” dedi. 
""

AVRUPA'DA YENİ VARYANTLAR ÇIKTI, TURİZM SEZONU BAŞLADI VE… 
İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Kaynak'ın uyarıda bulunduğu bir diğer konu ise Covid-19 hakkında oldu. Kovid-19'un Şubat ayında Türkiye'de de dünyada da sönümlenmesinin önemli olduğunu ancak Fransa başta olmak üzere Avrupa'da yeni varyantlarının ortaya çıktığını dile getiren Prof. Dr. Süleyman Kaynak, turizm hareketliliği nedeniyle bu varyantların ülkemize de hızla girebileceğini söyledi. 

BU VARYANTLAR YURTDIŞINDAN ÜLKEMİZE HIZLA GİREBİLİR 

Aşılama ve hastalık geçirenlerin etkisiyle toplum bağışıklığının büyük ölçüde sağlandığını ancak yurt dışı ve yurt içi turizm hareketliliğinin Avrupa ülkelerinde görülen yeni varyantların ülkemize girmesini kolaylaştıracağı uyarısında bulunan Tabip Odası Başkanı Prof. Süleyman Kaynak, “Asıl üzerinde durulması gereken, pandemi son 2.5 yılda bize pek çok şey öğretti. Ama bu bilgiler içinde en değerlisi bence şu, bakanlık ve sağlık otoriterleri açısından, başından itibaren insanlara saydam ve doğru bilgi verilirse, toplum o bilgileri algılayıp onun doğrultusunda hareket etmeye çalışıyor. Eğer siz saydam bilgiler vermezseniz, rakamlarla oynarsanız-küçük göstermeye çalışırsanız, bir salgından başarı öyküsü çıkarmaya çalışırsanız ciddi kaosla karşılaşılır. Örnek vermek gerekirse, pandemi yani Covid 19 pandemisi Şubat ayı itibariyle sönümlenmeye başlandı. Çünkü toplum bağışıklığı ortaya çıktı. Aslında pasif bağışıklık dediğimiz aşılama ve aktif bağışıklama dediğimiz hastalık geçirilerek ortaya çıktı. Her ne kadar Türkiye'de yüzde 60'a varan insanlara farklı sayılarda aşı yapılmışsa da, aşısını tamamlamış insan sayısı oldukça düşük kalsa da, yine de bir pasif bağışıklık veı hastalık geçirenlerin kazandığı aktif toplum bağışıklığı oluştu. Fakat bu pandeminin kaybolduğu anlamına gelmiyor. Çünkü bu tür yeni virüsler yeni varyantlar ortaya çıkarabiliyor. Fransa'da AB2-4-5 yeni varyantlar ortaya çıktı. Hem daha kolay bulaşıyor, hem de sadece üst solunum yolunda değil akciğerlere inerek ciddi enfeksiyon meydana getirebiliyor. Bu tip varyantların ülkemize gelmesi de sözkonusu. Turizm sezonu başladı. Nitekim Türkiye'de de rakamlara bakıldığında pozitiflerin sayısının iki kat arttığı görülüyor. Bunun muhtemel nedeni, varyantların ne olduğunu bilmiyoruz. Bazı nedenler olabilir. Bu nedenlerin başında turizm hareketliliği geliyor. İnsanların mekan değiştirmesi, yurt dışına gidiş ve gelişler. Ayrıca ülke içi hareketliliğin artması. Yurtdışı ve içi turizm hareketliliğine katılan insanların bu konuda alınacak tedbirlere uyması gerekiyor” şeklinde değerlendirmede bulundu. 

""

HACC MEVSİMİ BAŞLADI, HACILAR İKİ ÖNEMLİ RİSK TAŞIYOR

İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Süleyman Kaynak, Hac Mevsimi'nin başlamasına da dikkat çekerek, hacca gidenlerin çoğunluğunun ileri yaştaki insanlar olduğunu, bu insanlardan aşı olanların aşısının üzerinden 6 aydan fazla bir zaman geçtiğini vurgulayarak, hacca dünyanın her tarafından giden aşılı-aşısız tüm insanların dar alanda büyük risk oluşturarak Kovid-19'un yeni varyasyonlarının yeniden bulaşması olasılığını büyük oranda arttıracağını kaydetti. 

HACDA KONTROLÜ YAPILAMAZ BÜYÜK BİR NÜFUS BİRARAYA GELECEK VE VİRÜSÜN YENİDEN HIZLA YAYILIMI SÖZKONUSU OLABİLİR 

Oda Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak, Hacca gidecek olanlarla ilgili tespit, öneri ve çağrısını ise şu şekilde yaptı: “Bir diğer ikinci husus, şu anda turizm hareketliliği arttı. 7 Haziran'da itibaren Hac mevsimi de başladı. Hacılar iki tane önemli risk taşıyor. bunlardan biri hac grubu genelde yaşlı insanlardan oluşuyor. 2020 yılında ileri yaştaki insanalrı kurada çıksa bile erteleme kararı alınmıştı. bu karar muhtemelen şu anda da devam ediyor. Ama yekün miktarda insan yine de ileri yaştaki insanlar hacca gidiyorlar. Hacda dünyanın her tarafında farklı özellikteki, yaşlardaki, aşılı aşısız olduğu belli olmayan, kontrolü yapılamaz büyük bir nüfusun, çok dar bir alanda açık ve kapalı ortamlarda biraraya gelmesi sözkonusu. Dünyanın her tarafından bir virüsün bölgeye ulaşması, bulaşması ve tekrar hac mevsiminin sona ermesiyle dünyanın her tarafına yayılması sözkonusu olabilir” dedi. 

HACDAN DÖNENLERİN TESTLERİ YAPILACAK MI, ŞÜPHELİLER KARANTİNAYA, POZİTİFLER İZOLASYONA ALINACAK MI? 
“Giden hacıların aşı durumu mutlaka kontrol ediliyordur diye düşünüyorum. Çünkü yurt dışı çıkışlarda aşı durumu soruluyor olması lazım. Fakat son aşıların üzerinden 6 ay geçti. Yani aşıların sağladığı bağışıklığın ortadan kalkma olasılığı son derece yüksek. Aşısını olmuş ancak üzerinden 6 ay geçmiş insanların, yurtdışına çıkışta nasıl tedbir alındığını bilmiyoruz. Özellikle hacca gidenleri ve gidecekleri kast ediyorum. Hac deyişimin nedeni çok yaşlı insanların da gitmesi ve yoğun insan gruplarıyla biraraya gelmeleri” diyen Prof. Dr. Kaynak, açıklamalarını, “Bir de hacdan dönenlerin testleri yapılacak mı? Şüpheliler karantinaya alınacak mı? İzolasyon alınacak mı? Tedbir alındı mı bunları bilmiyoruz. Pandemi bize çok büyük bilgiler kazandırdı. Hacıların toplumun içine yayılmaları pandeminin ilk döneminde hızlı yayılmanın etkenlerinden biri olmuştu. Bu tecrübeden yararlanılması gerekiyor. Ama bu konuda bir açıklama yok. Kovid 19 açısından, okul çocukları, başta hacılar olmak üzere hac görevini yerine getirenler olmak üzere bütün yurtdışı turizm hareketliliğine katılan insanların bu konuda alınacak tedbirlere uyması lazım” şeklinde sürdürdü. 

""

5-11 YAŞ GRUBU AŞILANMADI, ÇOCUKLARI AŞILAMAZSAK EYLÜL AYINDA HIZLI BİR YAYILIMIN ÖNCÜSÜ OLABİLİRLER 

Okulların tatil olmasının ardından yeni sezonda aşılanması gerektiği halde aşılanmayan 5-11 yaş grubu çocukların büyük risk altına gireceğini de kaydeden İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak, “Dikkat çekmek istediğim iki önemli husus var. Bunlardan bir tanesi 5-11 yaş grubu aşılanmadı. Oysa bu yaş grubu için faz3 çalışmalar tamamlandı. Bu yaş grubuna aşı yapılabileceği tespit edildi. Bu niçin önemli? Tatil dönemindeyiz. Eylül ayında okullar tekrar açılacak. Çocukları okullara aşısız olarak gönderirsek, o dönemde eski veya yeni varyantlarla karşılaşırsak çocuklar hem birbirlerine hızlı bulaştırırlar hem de okuldan evlerine bulaştırarak hızlı yayılımın öncüsü durumuna düşebilirler. Tatil döneminde Covid 19 aşı stoklarının kontrol edilerek, bu yaş grubunun okullar başlamadan evvel aşılanması gerekiyor” diye konuştu. 

""

MASKE CİDDİ BİR KORUYUCU, TAKILMASINDA HİÇBİR SAKINCA YOK ASLINDA AMA.. 

Maskelerin atılmasının da doğru olmadığını sözlerine ekleyen İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak, bu konudaki uyarısını ise, “Maske konusu önemli. Mesela Sağlık Bakanlığı 'Maske takılmasına artık son verebiliriz' dedi. Maske takılmasında hiçbir sakınca yok aslında. Neden böyle deniliyor izah etmesi güç. Çünkü maske ciddi bir koruyucu. Hijyen-MESAFE-maske koruma faktörü. Hijyen zaten hayatımızın parçası olmalı. Mesafeyi korumakta zorluğumuz var, özellikle toplu ulaşım araçlarında, kapalı alanlarda, AVM7lerde. O nedenle asılnda bizim TTB ve İZTO olarak mesafeyi koruyamıyorsanız maskenizi takınız. Bu sadece Covid-19 için değil yeni varyantlar ya da herhangi bir viral enfeksiyonu ciddi şekilde azaltır. Son derece değerli bir koruma faktörüdür. Maskeyi mesafeyi koruyamadığımız hallerde mutlaka takılması gerekiyor. Kişisel korunma mekanizmalarına dikkat edilmeli” sözleriyle yaptı.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP