Ortadoğu’da Cumartesi günü İran’a yönelik başlayan ABD-İsrail operasyonu, üçüncü gününde Lübnan’a sıçradı.
Pazartesi sabahı itibarıyla Beyrut’un güney banliyöleri ağır bombardıman altına alınırken, operasyon kapsamında ABD’nin ilk asker kayıpları da Kuveyt’ten geldi. ABD Başkanı Donald Trump, “yıkıcı kudretle” desteklenen bu sürecin haftalarca sürebileceğinin sinyalini verdi.
2 Mart 2026 sabahı, Ortadoğu’daki askeri kriz bölgesel bir savaşa dönüşerek derinleşti. Tahran üzerindeki hava üstünlüğünü pekiştiren İsrail ordusu, operasyonun menzilini genişleterek Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine yönelik geniş çaplı bir taarruz başlattı.
BEYRUT ALEVLER İÇİNDE: “DAHİYE” HEDEFTE
İran’ın en stratejik müttefiki olan Hizbullah’ın kalesi konumundaki Beyrut’un güney banliyöleri (Dahiye), yerel saatle 02.40’tan itibaren onlarca hava saldırısına maruz kaldı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda ilk belirlemelere göre 31 kişinin hayatını kaybettiğini, 149 kişinin yaralandığını duyurdu. Beyrut’ta patlama sesleriyle uyanan halk, tıkanan yollarda şehri terk etmeye çalışırken; İsrail ordusu, Lübnan’ın güney ve doğusundaki onlarca köy için “derhal tahliye” çağrısı yaptı.
ABD’NİN İLK KAYIPLARI: KUVEYT’TE 3 ÖLÜ
Operasyonun başlamasından bu yana Washington’dan beklenen acı haber Pazar gecesi geldi. Kuveyt’teki bir askeri üsse düzenlenen ve İran kaynaklı olduğu değerlendirilen saldırıda üç Amerikan askerinin hayatını kaybettiği resmen doğrulandı. Ayrıca Kuveyt açıklarında bir ABD F-15 savaş uçağının düşürüldüğü, pilotun fırlatma koltuğuyla kurtulduğu bildirildi. Bu kayıplar, ABD kamuoyunda ve Beyaz Saray’da askeri stratejinin sertleşmesine yönelik baskıları artırdı.
TAHRAN ÜZERİNDE TAM KONTROL VE LİDERLİK KONSEYİ
İsrail ordusu, Pazar gecesi itibarıyla Tahran semalarında tam hava üstünlüğü sağladığını duyururken, şehrin kuzeyindeki askeri karargahlar, istihbarat merkezleri ve stratejik komuta noktaları ağır bombardımana tutuldu.
Saldırıların şiddetiyle sivil kayıpların arttığı başkentte, Ali Hamaney’in ölümünün ardından siyasi boşluğu doldurmak için Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yargı Erki Başkanı ve Anayasayı Koruyucular Konseyi’nden bir isimden oluşan “Geçici Liderlik Konseyi” yönetimi resmen devraldı.
Yeni yönetimin dış dünyayla bağı neredeyse tamamen kesilmiş durumda; NetBlocks verilerine göre İran genelinde internet trafiği %4 seviyelerine kadar gerilerken, Irak’tan BAE’ye kadar geniş bir coğrafyada hava sahalarının sivil uçuşlara kapatılması bölgeyi tam bir izolasyona sürükledi.
DİPLOMASİDE ‘KÖRDÜĞÜM’: TRUMP VE LARİCANİ KARŞI KARŞIYA
Savaş alanındaki şiddet her geçen saat tırmanırken, diplomatik cephede de karşılıklı suçlamalar adeta bir kördüğüme dönüşmüş durumda. ABD Başkanı Donald Trump, İran tarafının kendisiyle temas kurmak istediğini iddia ederek, “Konuşmak istediler, ben de kabul ettim; daha önce kurnazlık yapmasalardı işler bu noktaya gelmezdi” sözleriyle müzakere kapısını aralık bıraktı.
Bu iddialara Tahran’dan yanıt gecikmedi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, Trump’ın açıklamalarını sert bir dille yalanlayarak “ABD ile asla müzakere etmeyeceğiz” çıkışında bulundu. Laricani, Trump’ı Amerikan askerlerini İsrail’in bölgesel hırsları uğruna feda etmekle suçlayarak Washington’ın barışçıl bir niyet taşımadığını savundu.