Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Tugay’dan hükümete katı atık tesisi onayı çağrısı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentte 350 bin kaçak su kuyusu bulunduğunu açıklayarak yeraltı rezervlerinin tehlikede olduğunu açıkladı.

Projeler için merkezi bütçeden kaynak istemediklerini vurgulayan Tugay, yaklaşık iki yıldır onay bekleyen altyapı, katı atık tesisleri ve dış finansman izinlerinin serbest bırakılmasını talep etti.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentte 350 bin

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Gediz Havzası’ndaki çevre kirliliğine karşı ortak ses verdi.

Başkan Cemil Tugay ve Besim Dutlulu Dünya Çevre Günü kapsamında Manisa Saruhanlı Otel’de düzenlenen basın toplantısının ardından gazetecilerin sorduğu sorulara yanıt verdi.

Basın açıklamasının ardından Başkan Dr. Cemil Tugay basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Atık yönetimi konusunda Manisa’ya zarar verecek hiçbir uygulamayı kabul etmeyeceğini vurgulayan Tugay, gündeme gelen uygulamanın yeni bir tesis kurulması anlamına gelmediğini belirterek, “Bu konuda Manisa’ya herhangi bir olumsuzluk getireceğini düşünsem böyle bir şeyi kesinlikle kabul etmezdim. Zaten konuşulan konu mevcut bir tesis kapasitesinin uygun şekilde ve geçici olarak değerlendirilmesidir” dedi.

“İzmir’de 11 tesis başvurusu reddedildi”

İzmir’in yıllardır atık yönetimi konusunda merkezi yönetimden gerekli desteği alamadığını söyleyen Tugay, “Birçok yatırım çeşitli gerekçelerle engelleniyor. İzmir’de 11 farklı noktada çöp bertaraf ve yakma tesisi yapmak için başvuruda bulunduk. Her biri farklı gerekçelerle reddedildi. Açıkçası İzmir’de bu sorunun devam etmesi için uğraşan bir anlayışla mücadele ediyoruz” diye konuştu.

“İzmir ve Manisa birbirinden ayrı düşünülemez”

İki kent arasındaki ilişkinin siyasi tartışmalara kurban edilmemesi gerektiğini belirten Tugay, İzmir ve Manisa’nın ekonomik ve sosyal olarak iç içe geçmiş iki şehir olduğunun altını önemle çizerek, “Biz komşu kentlerden öteyiz. Gün oluyor bizim Manisa’ya ihtiyacımız oluyor, gün oluyor Manisa’nın bize ihtiyacı oluyor. Türkiye’de başka hangi iki şehir bu kadar iç içe geçmiş durumda? Kültürel, ticari ve insani açıdan birbirine bu kadar yakın başka iki kent bulmak zor.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ile uyum içinde çalışıyoruz. Karşılıklı güvenimiz ve dostluğumuz var. Bu nedenle kentlerimizi ilgilendiren konuları samimiyetle konuşabiliyoruz. Birbirimizi zor durumda bırakacak hiçbir yaklaşım içerisinde olmayız” dedi.

İki belediyenin yalnızca bugünün sorunlarını değil, geleceğin risklerini de birlikte değerlendirdiğini belirten Tugay, “Geçen yıl kuraklık döneminde deniz suyu arıtma tesisini birlikte yapmayı, hatta Manisa’nın da yararlanabileceği bir modeli konuştuk. Çünkü bu sorunlar bugün olduğu gibi yarın da devam edecek. İzmir ile Manisa’nın arasını açmaya çalışanlara lütfen kulak asmayın” diye konuştu.

Atık su yeniden kullanılacak

Kullanılmış suların yeniden ekonomiye kazandırılmasının önemine değinen Tugay, geri kazanım projelerinin hızlandırıldığını söyleyerek “Arıtılmış atık suların özellikle tarımsal sulamada değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Geri kazanılmış suyun kullanımını artırmak ve alternatif kaynaklar oluşturmak önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri olacak” dedi.

“İzmir’de 350 bin kaçak kuyu var”

Yeraltı su kaynaklarının kontrolsüz kullanımına dikkat çeken Tugay, en çarpıcı açıklamasını kaçak kuyularla ilgili yaptı: “İzmir’de yaklaşık 350 bin kaçak kuyu bulunduğu bizzat DSİ verilerinde yer alıyor. Bu çok ciddi bir problem. Çünkü ne kadar su çekildiğini tam olarak bilmiyoruz. Yeraltı rezervlerinin hangi hızla tükendiğini sağlıklı şekilde takip etmekte zorlanıyoruz.”

Yeraltı su kaynaklarının denetimi konusunda belediyelerin yetkilerinin sınırlı olduğunu belirten Tugay, mevcut mevzuatın gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Yeraltı sularının planlanması, denetlenmesi ve kaçak kullanımların önlenmesi büyük ölçüde merkezi yönetimin sorumluluğunda. Ancak bu sorun giderek büyüyor. Yerel yönetimlerin de sürece daha fazla dahil edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Su yönetimi havza bazlı olmalı”

Su kaynaklarının il sınırlarıyla yönetilemeyeceğini belirten Tugay, Gediz Havzası örneğini göstererek bölgesel iş birliği çağrısı yaparak, “Su yönetimini havza bazlı yapmak zorundayız. Bu nedenle İzmir ve Manisa’nın su konusunda birlikte çalışması gerekiyor. Ortak geleceğimiz için ortak çözümler üretmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

“Bir kuruş para istemiyoruz”

Projeler için merkezi bütçeden kaynak talep etmediklerini vurgulayan Tugay, asıl ihtiyaçlarının izin mekanizmalarının çalıştırılması olduğunu söyleyerek, “Ben hükümetin kasasından bir kuruş para istemiyorum. Bize izin verilsin yeter. Finansman kaynağını bulmamız için de izin verilsin. Biz kendi kaynaklarımızı yaratabiliriz. Bugün ne yazık ki hiçbir altyapı çalışması ve hiçbir ulaşım projesi için bulduğumuz dış finansman kaynaklarına izin verilmiyor. Yaklaşık iki yıldır görevdeyim. Bu süreçte çok sayıda proje bekletildi” diye konuştu.

İzmir’de yaşanan sürecin kamuoyuna eksik anlatıldığını savunan Tugay, “İnsanlara gerçekleri söylemek lazım. İzmir’de yaşananları herkes görüyor. İzin vermediğiniz bir projeyi yapmadı diye belediyeyi suçlamak doğru değil. Bu etik değil, bu insani değil. Taleplerimizi iletmeye devam edeceğiz. Amacımız çevreyi korumak, Körfez’i temizlemek ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir İzmir bırakmak” ifadelerini kullandı.

“Ovaya sanayi bölgesi olmamalı”

Manisa gibi bir şehirde zamanında tercih edilmesi şehri ona göre düzenlemesi gereken bir şeylerin olduğunu ifade eden Başkan Dutlulu, “Manisa bir ovada sanayi kenti mi olacak tarım kenti mi derken ciddi bir şekilde iki sektörde de önde gidiyor. İki sektörde de ciddi başarılarımız var. Biz Muradiye OSB’yi bu konuda hep örnek gösteriyorum bu OSB kötü bir örnek bir değil. Daha önceki sanayi bölgelerine bakarsanız hepsi sulak alanlarda hepsi ovalarda. Ben yaklaşık 6 sene boyunca Akhisar Zeytin İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin yönetim kurulu başkanlığını yaptım. Oranın çektiği su Akhisar’ın çektiği sudan daha fazla.

Bu da çökmelere sebebiyet veriyor. Şuanda su kaynaklarının çökmelerinin sebebi sanayi bölgelerinin çektiği sudan kaynaklı. Bu da zamanında planlı yapılaşmamadan kaynaklı. Bizim verimli arazilere OSB, fabrika yapmaktan vazgeçmemiz gerek. OSB yaparken bir çok kurumdan izin alınıyor. Endüstri bölgesi yaparken de bu izne bile gerek yok. Endüstri Bölgesinde de ne yapılabileceği bile muamma . Bizler buna tamamen karşıyız. Burada vatandaşların ses çıkarması, platformların ses çıkarması gerek. Bizler de yanlarında oluruz. Şuan bir imzayla açılan yerler bir anda tarım yeri sanayi bölgesi ilan ediliyor. Bunların hepsi hatadır. Manisa’da dağlık kayalık alan çok var ovaya sanayi tesisi sokmamak gerek bu benim şahsi düşüncem” dedi.

“Şimdiden deniz suyu arıtma çalışmalarına başlanmalı”

Manisa’nın su konusunda hem şanslı hem de şanssız bir şehir olduğunun altını önemle çizen Başkan Dutlulu, “Yeraltı suyumuz var ama şanslıyız ki 50-70 senedir Manisa’da hiç bir içme suyu barajı yok. En büyük barajımız Demirköprü ama onu da kullanamıyoruz. En büyük şansımız yer altı kaynakları ama bunu kullanırken hem öz kaynağı tüketiyoruz hem de suyu pahalıya kullanmış oluyoruz. Aktif olarak yeraltı sularını az kullanmak gerek.

DSİ ile baraj görüşmelerimiz sürüyor. Akhisar’da Gürdük Barajı var yapımı bitti ancak isale hattı tamamlanmadı. Yapılıp devreye alınsaydı bir şehrin tüm içme suyunu sağlayabilirdik. Kısa vadeli çözümler bunlar. Bizim her ihtimalle deniz suyunu arıtmamız gerek. Foça ya da Aliağa’da bir tesis yapılırsa biz de buna destek sağlarız. Belki de 10 sene sonra mecbur deniz suyunu tüm Türkiye kullanacak. 2-3 sene sonra belki de sondaj yasaklanacak.Uzun vadeli çözümün ilk adımı deniz suyu arıtma. Şimdiden bu çalışmalara iki belediyenin de başlaması gerek” şeklinde konuştu.

İlginizi çekebilir: Başkan Tugay’dan Manisa’da Bakanlığa İzmir Körfezi çağrısı

Tugay'dan hükümete katı atık tesisi onayı çağrısı
Demokrat Gündem