Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Yaşar Eyice

BİR HABER HALKI MARKETLERİN ÖNÜNE TOPLADI

​Kaç gündür Rusya’ya yapılan ekonomik yaptırımları konuşuyoruz.

Bu işin başını da Amerika Birleşik Devletleri çekiyor.

Ama ben size şimdi Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki’den söz edeceğim…

Bu kadın önceki gün bir soru üzerine söylediklerini nakledeyim.

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki;

Rusya’dan petrol alımının azaltılması konusunda Kongre üyeleriyle temas halinde olduklarını belirtti!

Psaki, ‘Rus petrolünün ithalatını azaltmanın yollarını ararken, aynı zamanda küresel arz ihtiyaçlarını da karşıladığımızdan emin olmaya çalışıyoruz’ dedi.

Konuyu biraz daha açayım:

Amerika Enerji Enformasyon Dairesi’ne (EIA) göre ABD, 2021'de Rusya'dan ayda ortalama 20,4 milyon varilden fazla ham ve rafine ürün ithal etti.

Bu, ABD’nin toplam sıvı yakıt ithalatının yaklaşık yüzde 8'ine denk geliyor…

Bu arada, Beyaz Saray ekonomi danışmanı Cecilia Rouse ise ABD’nin çok fazla Rus petrol ithal etmemekle birlikte bir dizi olası adımı değerlendirdiğini söyledi…

Yani alışveriş devam ediyor…

Hepimiz gördük, yaşadık:

Rusya ve müttefiklerinin Ukrayna’yı işgal eden Rusya’ya yaptırımlar açıklamasının ardından petrol fiyatları geçen hafta yükselmişti.

Enerji fiyatlarındaki artışın nedeninin Rusya’ya uygulanan yaptırımlar olmadığını belirten Psaki, bunun nedeninin Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in Ukrayna saldırısı olduğunu da kaydetti.

Yani bunların sözlerine hep temkinli yaklaşmalıyız…

Avrupa hâlâ doğalgazını nereden alıyor?

Amerika ya da Avrupa veya başka ülkeler örneğin biz Rusya’dan ithalatı bedava yani karşılıksız mı yapıyoruz…

Bizi bir başka tefeye koyun…

Sözüm AB üyelerine ve ABD’ye böyle ekonomik ambargo mu olur?

Hala düşünüyorlarmış, ‘Rusya’dan alalım mı, almayalım mı?’ diye…

Güler misin, ağlar mısın?

Söylemiştim;

Tankerler arka arkaya Boğazlardan geçiyor, diye…

Ama bizim 16 yağ yüklü gemimizi Ruslar henüz bırakmadılar, en azından bu satırları yazarken…

Her şeyi İzmirspor olan sevgili arkadaşım Ali Kıray da bana şu mesajı geçti:

‘Sevgili Yaşar, dün gece bir tv kanalı yağ konusunda haber yaptı. Halk sabahleyin marketlerin önünde kuyruk oldu. Raflarda çiçek yağı kalmadı…’

 

*- DURMAK BİLMİYOR!

 

İzmirli Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli gece yarısı yayınlanan Resmi Gazete’ye göre istifa etti ve yerine bir başka bakan geldi.

Yeni Bakan Vahit Kirişçi…

Gelir gelmez ayağının tozu ile ilk karşılaştığı ‘çiçek yağı’ sorunu ve sıkıntısı…

Yüklü 16 gemimiz Rusya’dan ayrılamıyor!

Halbuki boğazdan hem Karadeniz’e hem de Marmara’ya onlarca yük gemisi ve tanker gidip geliyor.

Bakalım Bakan Vahit Kirişçi bu konuda ne yapacak?

Söylentiye göre, Pakdemirli’nin gitmesinin birinci nedeni ana tüketim maddelerindeki KDV indiriminin işe yaramaması…

Benim dikkatimi çeken ise düne kadar ‘Aslan Bakan’ diyenlerden hiç birinin ‘Ne oluyor?’ sorusunu bile soramamaları…

Bir kişinin bile Bekir Pakdemirli’yi arayıp, nezaketen de olsa ‘Hizmetlerine teşekkür ederiz’ diyerek, ‘geçmiş olsun’ diyememeleri…

Demek ki politikada vefa yok..

Giden ağam gelen paşam!

Kulislerde yeni isimler dolaşıyor…

Bunu kimler söylüyor, inanmayacaksınız, ya da inanılır gibi değil ama ben patron şoförlerinden duydum…

Ama birine inanmadım…

‘Kesinlikle olmaz!’ dedim…

O da İçleri Bakanı Süleyman Soylu…

Soylu hafta sonu yani 4 Mart Cuma günü 81 ilde tüm öğrencilerin ellerine birer düdük verdirdi…

Yanlış okumadınız, doğru…

Hatta Valiler Kaymakamlar ve Milli Eğitim Müdürleri de düdük dağıtımları ile tatbikatlara katıldılar.

Okul bahçelerinden cıvıl cıvıl çocuk sesleri yerine, hakem ya da bekçiler toplanmış gibi düdük sesleri geldi.

Kutulardan kırmızı, yeşil, mavi renkli düdüklerini alan çocuklar ‘oyun saati’ gibi gün boyu çaldılar…

Onlara, yani öğrencilere ‘yardım için’ düdük çalınacağını anlattılar.

Ben de yıllar önce çocukluk dönemimde Çiğli’de, eski tuz imalathanesinin karşısındaki açık hava sinemasında bir düğüne büyüklerimle gitmiştim.

Biz çocuklar bahçede koşuştururken, biri bana bir düdük verdi ve çalmamı istedi.

Mutluluk içinde üfleyip öttürürken, jandarmalar geldi!

Ödem kopmuştu..

Çünkü çocukların hepsi ‘Bu çaldı!’ diye beni gösteriyordu…

Meğer o zamanlar Çiğli’de düdük ‘imdat’ işareti imiş…

Tüm yaşlılarda ve yalnız yaşayanlarda varmış…

Şu anda da yine birçok kişinin yastığının altında düdük bulundurduğunu duyuyor ve biliyoruz..

Peki kulislerde ‘gidecekler’ arasında kimlerin isimleri geçiyor?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da aralarında bulunduğu bazı isimlerin görevden alınabileceği dile getiriliyor.

Bu arada gelecek dönemde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ikiye ayrılabileceği, Mehmet Nuri Ersoy’un Turizm Bakanı olarak devam edeceği ancak Kültür Bakanlığı’na başka bir ismin getirilebileceği de dillendiriliyor.

Ben ‘inanmayın!’ diyorum…

Olacakları bilen bir kişi var o da AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan…

Bu konuları da kimse ile konuşmuyor, son dakikaya kadar…

Duymayana duyurayım.

TBMM Genel Kurulunda, milletvekillerinin yerlerinden söz almasının ardından parti gruplarının gündeme ilişkin önerilerine geçildi.

İYİ Partinin ‘enerji arz güvenliği’ ile HDPnin ‘zamlar’ ile ilgili araştırma önergelerinin görüşülmesi önerileri kabul edilmedi.

CHPnin ‘gayrimenkul, şirket, arazi alan yabancıların durumları’ ile ilgili araştırma önergesinin oylamasından hemen önce Genel Kurulda kavga çıktı.

CHP ve MHPli milletvekilleri arasında sözlü sataşmalar yaşandı. Bu sırada, MHP Düzce Milletvekili Ümit Yılmaz ile CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, bulundukları sıralardan birbirlerinin üzerine yürüyerek, yumruklaştı.

Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifinin görüşmelerine geçildi.

Şimdi kavga ile tatil günü bile toplanabilen meclis ile fazla ilgilenecek durumumuz yok…

Biz, bizi çok fazla ilgilendiren Rusya ile Ukranya arasındaki savaşa bakıyoruz…

Bakalım hangisi pes diyecek ya da anlaşacaklar!

Uzarsa halimiz nice olur?

Hesaplarımız bunun üzerine…

Deprem tatbikatlarından, İzmir ve çevresinde üç günde 100’e yakın depremden söz edecektim…

Buna bile ne vakit ne yer ayırabildim..

Uzmanların da belirttikleri gibi Ege beşik gibi, durmak bilmiyor bu yer sarsıntılarından…

 

*-  ‘AÇGÖZLÜLER!’

 

Kırşehir Ticaret İl Müdürü Mahmut Dalgalı ayçiçek yağına zam geleceği haberinin ardından marketlere akın eden vatandaşlara ilişkin sosyal medyadan ‘aç gözlüler siz ölün’ diye yazdı.

Dalgalı ise söz konusu paylaşımdan bilgisi olmadığını öne sürdü.

Ayçiçek Yağına zam geleceği haberinin ardından marketlere akın eden vatandaşlar izdiham oluşturdu.

Bazı marketlerde 5 litrelik ayçiçek yağları tamamen tükenirken bazı marketlerde ise sayım yapılacağı gerekçesiyle 5 litrelik yağlar satış reyonlarından kaldırıldı.

Kimi marketler ise alınacak yağ kutusuna sınır koydu.

Kırşehir Ticaret İl Müdürü Mahmut Dalgalı kişisel sosyal medya hesabında, ülkede aylarca yetecek yağ stoku bulunduğu halde, ayçiçeği tedarikinde sıkıntı olabileceği ihtimalinden korkup marketlere saldıranlar için, ’Açgözlüler! Siz ölün emi!’ diye yazdı.

Gelen tepkiler üzerine, ‘Haberim yok!’ diyen Dalgalı paylaşımı sildi.

 

*- ARTIK ÖĞRENİN BE KARDEŞİM

 

‘Ne alakası var’ demeyin!

Bazılarına kapak olması için arada söylemeden, bahsetmeden kendimi alıkoyamıyorum…

Bakın hepimizin gururu Mehmet Akif Ersoy ne demişti?

‘Mısırda 11 yıl kaldım;

11 saat daha kalsam çıldırırdım.

Sana halisane fikrimi söyleyeyim mi?

İnsanlık da Türkiye’de,

Milliyetçilik de Türkiye’de,

Müslümanlık da Türkiye’de,

Hürriyetçilik de Türkiye’de…

Eğer varsa;

Allah benim ömründen alıp, Mustafa Kemal’e versin!’

İsteyen bu satırların kaynağını da rahatça bulabilir…

Yıllar önce söylenmiş bu sözler herhalde belli kesimler tarafından da boşa atılmaz…

Bir de zamanımızdan söz edelim:

Sevecekseniz eğer;

Bir insanın merhametini sevin!

Para, mal, mülk tükenir…

Yakışıklık, güzellik gider!

Ancak merhamet bakidir…

Merhamet; bir insana yakışan en güzel aksesuardır…

Bugün bir tatil günü olduğu için devam ediyorum:

İnsan, insanın ya gözünde, ya sözünde, ya da yüreğinde ağırlanır….

Kimin nerede olduğu da kişiye göre değişir…

Herhalde bu yazdıklarım bazılarımızın ilgisine çekmiştir…

Onlar kendilerini bilir…

 

*- ÇİM NE RENK?

 

Kurt ile eşek tartışıyormuş!

Kurt, ‘Çimen yeşildir’, eşek ‘Çimen sarıdır!’ diye tutturur…

Sonunda konuyu ormanların hâkimi Aslan’a götürmüşler…

Anlatılanları dinleyen aslan, kurda bir ay hapis vermiş..

Eşek için de özgürlük kararı almış!

Kurt şaşkınlıkla aslana yaklaşmış, ‘Hakikaten sen de çimeni sarı gibi mi görüyorsun?’ diye sormuş…

Aslan, ‘Hayır, çimen yeşildir!’ diye yanıt vermiş…

‘O halde neden bana bir ay hapis cezası verdin?’ deyince yanıt herkesi ilgilendir…

Hakim Aslan, ‘Eşekle tartıştığın için!’ der…

 

*- “NETFLIX” DİZİSİ İÇİN…

 

Meraklısı çok olduğu için bu bilgiyi de paylaşmak istedim:

Modelliğin yanı sıra oyunculukta da ilerleyen Dilek Kaya, Mayıs ayında Netflix'te yayınlanacak sürpriz bir projedeki rolü için 4 saatlik makyajla "ölü kız" oldu.

Türkiye'nin en ince belli modeli olarak ünlenen Dilek Kaya, çekimleri devam eden ve iddialı kadrosuyla dikkat çekmeye hazırlanan bir dizideki rolünde cinayete kurban gitmiş bir kadını canlandırdı.

4 saatlik makyajla morgtaki bir ölü gibi görünen Dilek Kaya bu tarz "uç" rollerin kendisini heyecanlandırdığını söyledi.

BİR HABER HALKI MARKETLERİN ÖNÜNE TOPLADI
Yaşar Eyice

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

TÜMÜ