Değerli okurlarım,
İki yıldır bitiremediğim bir roman yazıyorum. Adı “Testosteron.”
İşlediğim konu, ülkemizde kadın tacizi ve cinayetlerinde tacizcilere ve katillere verilen cezaların kamu vicdanında tatmin bulmaması. Romanın fantastik kurgusu ise tam da bu kamu vicdanını tatmin etmeye yönelik.
Bir roman işte…
Ancak bugün ABD’de açıklanan Epstein dosyasını izleyince, romanı yöresellikten çıkarıp evrensel bir zeminde yazmaya karar verdim.
Değerli dostlar, Epstein raporu üç milyon sayfaymış. Amerika’da kenar mahallelerden toplanan genç kızlar, dünya elitlerine peşkeş çekilmiş. Bu elitlerin içinde kimler yok ki…
Üst düzey siyasetçiler, ultra zenginler, krallar…
Demek ki diyorum içimden: İnsanlar hangi konuda elit olursa olsun, siyasetin neresine çıkarsa çıksın, testosteronun etkisinden kurtulamıyor. Akılları fikirleri, bir tane daha kız—ya da oğlan—sahip olmak.
Değerli okurlar,
Avukat dostum Mustafa Güneş, Ortadoğu’nun düzelmesi için reçetenin 50 kilometre çapında bir meteorun düşmesi gerektiğini söyler durur. Şimdi bizim avukata sormak isterim: Dünyanın değişmesi için kaç meteor gerek?
Ne cevap verir bilmem ama galiba ben romanımda kurguyu genişletmeliyim diye düşünmeye başladım. Hatta romanın alt başlığına da “Bitmeyen Roman” yazmalıyım.
Bitirebilirsin vesselam.
YAZARIN SON YAZISI İÇİN TIKLAYIN: Yapay zeka geldi, mertlik bozuldu

Mükemmel bir yazı