DEMOKRAT GÜNDEM-İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, üç günlük İzmir mesaisine çarpıcı mesajlarla başladı.
Partisinin il başkanlığında konuşan Dervişoğlu; derinleşen ekonomik krizden tarımdaki çöküşe, belediyelere yönelik soruşturmalardan ‘yeni çözüm süreci’ iddialarına kadar Türkiye’nin sıcak gündemini değerlendirdi.
Dervişoğlu’nun, “Türk milletinin geleceği, terör örgütünün başına göre şekillendirilemez. Türkiye illegal bir sürecin içine sokuluyor” sözleri toplantıya damga vurdu.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, saha çalışmaları kapsamında geldiği İzmir’de, partisinin İl Başkanlığı’nda medya mensuplarının karşısına geçti.
İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan ve İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar’ın da eşlik ettiği toplantıda Dervişoğlu, iktidarın çizdiği tablo ile sokağın gerçekliği arasındaki derin uçuruma dikkat çekti.
Köklü sanayi kuruluşu İZELTAŞ ziyaretiyle başlayan, Hisarönü esnafı, Ödemişli patates üreticileri ve Göztepe tribünleriyle devam edecek olan İzmir programının detaylarını paylaşan deneyimli siyasetçi İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin 36 ilde yürüttüğü saha çalışmalarından elde edilen çarpıcı verileri kamuoyuyla paylaştı.
“VATANDAŞ İCRA KAPISINDA, GENÇLER EVLENEMİYOR”
Siyasetin suni gündemlerle kilitlendiğini, ancak halkın asıl sorununun mutfakta yaşandığını belirten Dervişoğlu, ekonomik tabloya dair şu sarsıcı tespitlerde bulundu: “Sahanın, vatandaşın gündemi çok farklı. Biz İYİ Parti olarak bu gerçek gündemi anlatmaya çaba sarf ediyoruz ancak yapay gündemlerle uğraşıldığını görüyoruz. İstihdam her geçen gün azalıyor. ‘Satılık fabrika’ diye arattığınızda karşınıza çıkan tablo ortada; fabrikalar kapanıyor. Rakamlar, istatistikler bir yana; millet pazarda, mutfakta, icra kapısında gerçekleri yaşıyor.
Gençlerimiz diplomalarıyla bir umutsuzluk sarmalına sürüklenmiş durumda. Evlenmek, yuva kurmak için dahi krediye ihtiyaç duyulan, kreş masrafının asgari ücretin yarısını aştığı bir düzenden bahsediyoruz. Gençlerin geçinememekten, aile kurmaktan korkar hale geldiği ve geleceklerini yurt dışında aradığı bu düzen, normal bir düzen değildir. İYİ Parti’nin temel yaklaşımı; üretimi, alın terini yeniden ayağa kaldırmak ve gençlere umut yeşerten o Türkiye’yi yeniden inşa etmektir.”
“ÜRETİM AZALIYOR, NE İŞÇİ NE İŞVEREN MEMNUN”
Ekonomik krizin kırsaldaki yıkıcı etkilerine de geniş yer ayıran Dervişoğlu, tarım arazilerinin madenciliğe açılmasını eleştirerek Türkiye’nin gıda güvenliğinin tehlikede olduğu uyarısında bulunarak, “Kırsalda hayat yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Üretim azalıyor, Türkiye gıdada yurt dışına bağımlı hale geliyor. Köylüsünün toprağına sahip çıkamayan bir devletin, milletinin gıda güvenliğini sağlaması beklenemez. Hedefimiz ithalata mahkum edilmiş değil, kendi kendine yetebilen bir Türkiye’dir.
Öte yandan mevcut sistemden ne işçi ne de işveren memnun. Vergi gelirlerinin üçte ikisi dolaylı vergilerden toplanıyor. Maaş artışları, daha vatandaşın cebine girmeden yanlış vergi politikalarıyla geri alınıyor. Biz, ranttan ve haksız kazançtan vergi alınması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“KASETLE, TEHDİTLE MUHALİFLERİ SUSTURMAYA ÇALIŞMANIN ADI DEMOKRASİ OLAMAZ”
Son dönemde belediye başkanlarına yönelik peş peşe açılan soruşturmalara ve siyasette artan tansiyona değinen Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, iktidarın yargıyı bir baskı aracı olarak kullandığını savunarak, “Rejimde çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Yeni Anayasa tartışması, gücü daha da merkezileştirme amacı taşıyor. Bir şantaj mekanizması devreye sokulmaya çalışılıyor ve demokrasi adeta bir kontrol sistemine dönüştürülmek isteniyor. Devlet şahısların değil, milletin olmalıdır. Kasetle, tehditle muhalifleri susturmaya çalışan bu anlayışın adı demokrasi olamaz; bu açık bir susturma çabasıdır. Yaşanan bu olumsuzluklar, siyasete olan güveni zayıflatmakta ve siyasetin anlamına halel getirmektedir” diye konuştu.
“TÜRK MİLLETİNİN GELECEĞİ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BAŞINA GÖRE ŞEKİLLENDİRİLEMEZ”
Gündemdeki ‘yeni çözüm süreci’ ve terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile ilgili tartışmalara kesin bir dille nokta koyan Dervişoğlu, iktidarın bu adımlarına karşı sert bir muhalefet yürüteceklerini ilan etti ve şunları söyledi: “Terör örgütü ile yeniden bir müzakere masası kurulduğuna dair toplumda yaygın bir kanaat var. Öcalan’ın hedeflerine vatandaş haklı olarak büyük tepki gösteriyor. Türk milletinin geleceği, bir terör örgütünün başına göre şekillendirilemez.
Devlet, milletin hukukunu koruyan yegane mekanizmadır. Ortada bir siyaset değil, doğrudan bir egemenlik meselesi vardır. Türkiye maalesef illegal bir sürecin içine sokulmuş, şimdi buna yasal bir kılıf, bir çıkış yolu aranıyor. Bu adımların ‘devlet aklı’ ile atıldığına hiç kimseyi inandıramazsınız. Yarın aile ve ekonomi krizini çözmek için de o adamın kapısına gidilmesi söz konusu olabilir. Biz İYİ Parti olarak bu hukuksuz gidişata sonuna kadar direneceğiz.”
“SAYIN ERDOĞAN’A YA DA BAHÇELİ’YE ÖZGÜRCE SORU SORAMIYORSUNUZ”
Basın mensuplarının haber alma özgürlüğüne yönelik kısıtlamalara ve siyasetteki kutuplaştırıcı dile de değinen Dervişoğlu, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: “Bugün Sayın Erdoğan’a ya da Sayın Bahçeli’ye, ‘Dün böyle demiştiniz, bugün tam tersini söylüyorsunuz, bu değişikliğin sebebi nedir?’ diye özgürce soru sorabiliyor musunuz? Soramıyorsunuz. Bu, doğrudan basının haber verme ve toplumun haber alma özgürlüğünün kısıtlanması demektir. 30 yılı aşkın süredir siyasetin içindeyim; farklı şeyler düşünebilir, farklı şeyler söyleyebiliriz. Ancak hiçbir şey konuşmaya ve tartışmaya engel olmamalıdır. Demokrasi için vazgeçilmez olan müesseselerin, karşılıklı hoşgörü içerisinde korunması ve yaşatılması şarttır. Türkiye çaresiz ve sahipsiz değildir; biz bu ülkeyi yeniden ayağa kaldırmaya talibiz.”