DEMOKRAT GÜNDEM-İzmir Büyükşehir Belediyesi Mayıs Ayı olağanüstü meclis toplantısı, Aliağa Çakmaklı Mahallesi sınırlarında yer alan 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı kapsamındaki parsellerin “Liman Gerisi Hizmet Alanı, Park ve Yeşil Alan” olarak düzenlenmesini içeren imar planı değişikliği önergesiyle hareketlendi.
İmar ve Bayındırlık Komisyonu’ndan oy çokluğuyla geçen önerge, AK Parti ve CHP grupları arasında sert argümanların çarpışmasına sahne oldu.

AK PARTİLİ ÖZTÜRK ELEŞTİRİLERİNİ SIRALADI
Plan değişikliğine karşı çıkan AK Partili Meclis Üyesi Adem Öztürk, alanın mülkiyet yapısına ve geçmişteki benzer tartışmalara dikkat çekerek şu eleştirileri yöneltti: “Bizden buranın liman gerisi hizmet alanı olması talep ediliyor. Bakanlıktaki talebi kabul edilirse bizim alt planlarımız boşlukta kalacak. 30 bin metrekarelik belediye hizmet alanı mülk sahibine geçtikten sonra alan liman gerisi hizmet alanı olacak. Karşıyaka’da belediye hizmet alanı satışına tepki gösterdiniz, burada da aynı tepkiyi gösterin. Liman gerisi tesis alanı demek, fabrikasyon tarzında da olsa imalat olacak, hizmet alanı statüsü kaybolacak.”
BAKOĞLU AŞIK: SEÇİMLERDEN 15 GÜN ÖNCE ALİAĞA BELEDİYESİ SATMIŞ
Eleştirilere yanıt veren CHP’li Meclis Üyesi Nilüfer Bakoğlu Aşık ise söz konusu arazinin geçmiş yönetim tarafından satıldığını belirterek şu savunmayı yaptı: “Muallak bir konu üzerinden konuşuluyor. 100 binlik planlara uygun bir yerde plan yapıyoruz, değişirse ona göre bakarız. Bu planda belediye hizmet alanının liman gerisi alana dönüşmesi noktasında, Aliağa’daki yer 2024 Mart’tan önce, seçimlerden 15 gün önce Aliağa Belediyesi tarafından satılmıştır. Yani ‘Ben buraya belediye hizmet alanı istemiyorum’ diyor, isteseydi satmazdı. Biz Karşıyaka’da satışa karşı çıktık, Aliağa’da da satıştan haberdar olsaydık yine karşı çıkardık.”

TUGAY: YAPILAN BU SATIŞ HİÇBİR AHLAKA SIĞMIYOR
Tartışmaya müdahil olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Aliağa’daki durum ile Karşıyaka Mavişehir’deki TOKİ satışı arasındaki farkı sert sözlerle ayırdı.
Mavişehir’deki satış prosedürünü “adrese teslim” olarak nitelendiren Tugay, süreci şu sözlerle özetledi: “Benim Mavişehir’de tepki gösterdiğim konu; TOKİ satış yapıyor ama şart koyuyor, ‘hissesi olanlar şartıyla’ satıyor. Biz oradaki hisseyi belediye olarak alacaktık ama bu şarttan dolayı başvurulamadı. Geriye dönük baktığımızda malum bir şirketin hazine hissesini, o küçücük hisseyi kimsenin haberi olmadan 2 ay önce almış olduğunu, adrese teslim gibi alabildiğini gördük. Rakipsiz ve gerçek bedelinin çok altında, 400 milyon lira daha az para ödenerek yapılan bu satış hiçbir ahlaka sığmıyor. Ben o süreci takip etmeye devam ediyorum, İzmir’e, Karşıyaka’ya kimsenin böyle kazık atmasını istemiyorum.”
“ALİAĞA’NIN HİSSESİ SATILMIŞ, DURDURMA ŞANSIMIZ YOK”
Aliağa’nın bir limanlar bölgesi olduğunu ve bu alanların kentin büyümesi için lojistik bir zorunluluk taşıdığını vurgulayan Başkan Tugay, kararın arkasında durduklarını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Aliağa’nın hissesi satılmış, satışı durdurma şansımız yok. Aliağa’nın limanlar bölgesinde buna benzer ihtiyaçlar var. Bu şehrin liman ticareti bizim için hayati öneme sahip. Şehrin kalkınmasına karar vermek ayrı, rant için Mavişehir’de birilerinin bir yeri ucuza kapatması ayrı. Şehrimizin kalkınmasına katkı sağlayacak kararlara her zaman kapımız açık. Bu liman işletmesi ve orada sıkışık alanda yapıyorlar bu işletmeyi, bu karar şehrin yararına. Aliağa Belediyesi buraya hizmet alanı olarak ihtiyacı olmadığını düşünmüş ki satmış.”
İlginizi çekebilir: Halkapınar’da hareketli dakikalar! Meslek Fabrikası’nda tahliye başladı!