Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Müjdat Çalış
Müjdat Çalış

Alpha Kuşağı: Bilginin İçinde Kaybolan İnsan

‘’Ulema, cühela ve ehli-iyâl kış gecelerinde mum ışığında oturup geçip gitmiş zamanın hikâyelerini anlatırlarken…’’

İnsanlık uzun süre bilgiye ulaşmanın yollarını aradı. Kütüphaneler kurdu, ansiklopediler yazdı, bilginin izini süren seyyahlar yetiştirdi. Bilgi kıymetliydi çünkü uzaktaydı. Zordu çünkü parçalıydı. Ve bu yüzden anlamlıydı.

Alpha kuşağı ise bu hikâyenin tam tersine doğdu. Bilgi artık ne uzakta ne de nadir. Bilgi her yerde. Hatta o kadar her yerde ki, artık bir “şey” olmaktan çıkıp bir “gürültüye” dönüşmüş durumda. Bu kuşak bilginin yokluğuyla değil, fazlalığıyla imtihan ediliyor.

Önceki nesiller cehaletle mücadele ederdi; Alpha kuşağı ise seçememe hâliyle. Çünkü seçenek bolluğu çoğu zaman bir özgürlük değil, bir felçtir. Her şeyin erişilebilir olduğu bir dünyada, hiçbir şeye gerçekten sahip olunamaması gibi bir çelişki doğar. Bilgiye dokunulur ama bilgi insanın içine işlemez.

Artık öğrenmek, bir derinleşme süreci olmaktan çok bir kaydırma hareketine indirgenmiş durumda. Parmağın ekran üzerindeki o hızlı ve kararsız hareketi, çağın zihinsel ritmini de ele verir: durmadan geçmek ama hiçbir yerde kalamamak. Bilgi tüketilir fakat sindirilmez.

Bu kuşak için en büyük tehlike cehalet değildir. Çünkü cehalet fark edildiğinde aşılabilir. Asıl tehlike, bilgiye maruz kalmanın bilgiye sahip olmakla karıştırılmasıdır. Her şeyi görüp hiçbir şeyi anlamayan bir bilinç hâli… Bir tür modern yanılsama.

Burada trajikomik bir durum belirir: İnsanlık hiç olmadığı kadar çok şey biliyor gibi görünürken, belki de hiç olmadığı kadar az şey anlıyor. Çünkü anlam zaman ister. Oysa Alpha kuşağının dünyasında zaman, en hızlı tüketilen şeydir.

Ve belki de bu yüzden, bu kuşağın asıl meselesi teknoloji değil, dikkat olacaktır. Dikkatini koruyabilen kendini koruyacaktır. Gürültünün içinden bir cümle seçebilen, dünyayı yeniden kurabilecektir.

Alpha kuşağına sık sık “şanslı” denir. Evet, bilgiye erişim açısından belki öyledirler. Ama aynı zamanda tarihte ilk kez insan zihni, bu kadar yoğun bir veri bombardımanı altında kendi sınırlarını yeniden keşfetmek zorunda kalıyor.

Bu yüzden Alpha kuşağının kaderi bilgiye sahip olmak değil, bilgiye karşı direnç geliştirmek olabilir.
Çünkü bazen bilgelik daha fazlasını bilmekte değil;

daha azını seçebilmekte gizlidir.

Alpha Kuşağı: Bilginin İçinde Kaybolan İnsan
Müjdat Çalış

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

TÜMÜ