CHP içindeki yönetim ve meşruiyet krizi sürerken, Diyarbakır’da gençlerle bir araya gelen Özgür Özel, parti yönetimini hedef alan kurumsal ve hukuki engellemelere karşı radikal bir rest çekti.
Parti Meclisi üye sayısının kritik sınırların altına düşmesi ve “mutlak butlan” kararı sonrası yürütülen kayyum tartışmalarına değinen Özel, partiyi mahkeme koridorlarında boğarak 26 Temmuz’a kadar kurultay yaptırmama riskine dikkat çekti. CHP’nin seçimlere girememe tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmak istendiğini vurgulayan Özel, teknik ve hukuki hazırlıklarını tamamladıklarını ifade etti.
Siyasetin merkezine iktidar hedefini koyduğunu belirten Özgür Özel, “CHP’yi bir çukurun içine çekelim, davalar sürsün, biz takvimler açıklayalım” mantığıyla karşı karşıya olduklarını, butlancılarla güreşe tutuşup partinin iktidar yürüyüşünü durdurmalarına izin vermeyeceğini söyledi. Diyarbakır sokaklarında sadece yol göstermediklerini, vatandaşa yol da sorduklarını anlatan Özel, hukuki yollarla CHP yönetimini geri alma mücadelesinin sonuçsuz kalması durumunda yeni bir yol açmanın kaçınılmaz olduğunu kaydetti.
“Kılıçdaroğlu’nun Sözlerinin Bir Kıymeti Yok, O Gün Kürsüden Özür Dilemiştim”
Diyarbakır’daki temaslarında eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılması sürecine ilişkin “Pişman değilim” yönündeki açıklamalarına da değinen Özgür Özel, bu ifadelerin bölgede ve Kürt vatandaşlarda büyük bir travma yarattığını kabul etti.
Tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatı aracılığıyla kendisine başarı ve selamlama mesajı ilettiğini belirten Özel, geçmişteki hatanın kurumsal olarak arkasında durmadıklarını vurguladı.
Genel başkan seçildikten sonra grup toplantısı kürsüsünden o dönemki hatalı tutum için özür dilediğini hatırlatan Özgür Özel, “O konudaki hatalı tutumun ısrarına yönelik sözlerin bir kıymeti yok. CHP’nin temel tutumu bizim tutumumuzdur. O günkü tutum hatalıdır ve biz şu anda o gün dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda 130 arkadaşımızdan 20’sinin ikna edilerek güya referandumsuz geçmesin diye yapılan işin son derece yanlış, ayıplı, sorunlu olduğunu görüyoruz, kabul ediyoruz” diyerek geçmiş yönetimin hamlesini sert bir dille eleştirdi.
Kürt Meselesinde Meclis Zemini ve Silahsızlanma Vurgusu
Hükümetin attığı yeni adımlar ve Kürt meselesinin çözümüne ilişkin soruları yanıtlayan Özgür Özel, kalıcı barış için adres olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni işaret etti.
Bu kentte ve ülkede silahın, gözyaşının tamamen ortadan kalkması gerektiğini ifade eden Özel, meselenin sadece silahsızlanmadan ibaret olmadığını, köklü bir demokratikleşme hamlesiyle çözülebileceğini savundu. PKK tarafından silahların şartsız bırakılması ve eş zamanlı olarak yasal adımların atılması gerektiğinin altını çizen Özel, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları uyarınca Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Gezi tutsakları başta olmak üzere tüm siyasi tutsakların özgürlüğüne kavuşması gerektiğini dile getirdi.
Mevcut iktidarın bu özgürlükçü zemini sağlamasının mümkün olmadığını iddia eden Özel, hangi partide olursa olsun kayyum uygulamalarına derhal son verilmesi gerektiğini ve bunu şiddetle savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Gençlere Vaat: “Avrupa’da Kimlik Kartıyla Gezilecek Bir Türkiye”
Konuşmasında Türkiye’nin en büyük beka sorununun gençlerin gelecek hayallerini yurt dışında araması olduğunu vurgulayan Özel, ülkedeki otokratik tek adam rejiminin kamu gücünü ve yargıyı birer aparat olarak kullanarak iktidarı devretmeme çabasını “darbecilik” olarak nitelendirdi.
Partinin adaysızlaştırılmak, kurumsuzlaştırılmak ve lidersizleştirilmek istendiğini söyleyen Özel, gençlere yönelik gelecek vizyonunu, “Biz gençlere yasaksız bir Türkiye, vizesiz bir Avrupa, hatta pasaportu değerli olduğu için de çok kolay dünyanın herhangi bir ülkesine istediğinde gidebileceğin, Avrupa’da kimlik kartınla gezebileceğin, istediğin eğitimi alacağın, istediğin tatili yapacağın ama memleketine dönüp memleketinde eğer istiyorsan çalışacağın hayalleri Türkiye’de kurdurmayı vadediyoruz” sözleriyle özetledi.
Atatürk’ün işaret ettiği batı hedefinin bir yön değil, çağdaş medeniyetleri aşma tarifi olduğunu belirten Özel, hukukun üstünlüğü ve bağımsız mahkemeler tesis edilmeden ekonomik zenginleşmenin mümkün olamayacağını ekledi.
Sosyalist Enternasyonal’den “Butlanı Tanımıyoruz” Kararı
Parti içi hukuk mücadelesinde uluslararası alandan da tam destek aldığını açıklayan Özgür Özel, genel başkanlık görevinden uzaklaştırılmasına neden olan mutlak butlan kararına karşı uluslararası yapının net bir tavır sergilediğini belirtti.
Sosyalist Enternasyonal’in bu süreçte tarihi bir karar aldığını duyuran Özgür Özel, “Sosyalist Enternasyonal karar aldı. ‘Butlan varsa onu tanımıyoruz. Türkiye’de Özgür Özel’i tanıyoruz. Görevden uzaklaştırılmış olması bir şeyi değiştirmez. Bizim burada başkan yardımcılığı devam eder’ dedi. Orada 78 ülkeden 86 partiden imza aldım” diyerek dış dünyadaki meşruiyetinin altını çizdi.
Bu kararla birlikte, CHP’nin iktidara geldiğinde Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinin kayıtsız şartsız destekleneceğine dair güçlü bir taahhüt aldıklarını belirten Özel; sınırların kalktığı, işçi haklarının ve eğitim standartlarının AB seviyesine ulaştığı bir yapıyı inşa etmek için tüm hazırlıkları bu uluslararası mutabakat çerçevesinde yürüttüklerini sözlerine ekledi.