Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Yaşar Eyice

'TÜRKİYE'DE AÇ VE AÇIKTA KİMSE YOK!'

Pazar günü yani kısa süre sonra emekli polisler Ankara’da ‘geçinemiyoruz!’ diyerek seslerini duyurmak için bir yürüyüş yapacaklar.

Kaç kişi katılacak?

Ama o önemli değil, önemli olan genç meslektaşları ne yapacaklar?

Önemli olan bu…

Emekli de bizim, genç olan da bizim…

Bu arada ‘Polis Haftasını’ kutlayacağız…

Umarım gerek çalışan polislerimiz, gerekse emekli güvenlik elemanlarımız umduklarına kavuşurlar.

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi ne diyor?

‘Türkiye’de aç ve açıkta hiç kimse yok!’

Umarım öyledir!

Ama böyle olmalıdır!

Bir çiftçi dünden bu yana bazı televizyon kanallarında  adeta bağırıyor:

‘İnsanlar aç, halk aç!’

Güvenlik güçlerinin arasında…

Arkasında bir bölük jandarma ‘hazır ol!’da bekliyor!

Tarlasındaki elektrik direği, herhalde enerji parasını ödeyemediği için kaldırılıyor.

Tabii ki bu arada ürünün önemli sayılacak bir kısmı da yok edilmiş oluyor…

İnsanların, araçların girmesiyle…

 

*- RANDEVU İSTEDİ, ALAMADI!

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Et ve Süt Kurumu'ndan randevu istediğini fakat geri dönüş yapılmadığını belirtti.

Ama ben bu satırları yazarken, bu kurumumuzdan yapılan bir açıklama var:

Dedikleri özetle şöyle:

‘Sizin muhatabınız biz değiliz Bakan…Siz Bakanla görüşün!…’

Sosyal medyadan açıklama yapan Kılıçdaroğlu randevu verilmemesine rağmen çocukların beslenme hakkını savunmak adına saat 10.00'da kurumu ziyaret edeceğini açıkladı.

Yani randevuyu Genel Müdür’den istiyor…

Sonuç mu;

Ve onlarca kameraman ve gazetecinin önünde mesajını verdi.

Ana konu neydi?

‘Çocukların beslenme hakkının korunmasını konuşmak!…’

Biliyoruz;

‘Ete yüzde 48 zam geldi!

Ama bu sırada, hatta bir saat önce saat 09.00’da mesai saati başladığı sırada, yapılan açıklamaya göre:

‘Ucuz kırmızı et satışı başladı!’

Kaç liraydı kaç lira oldu onu bilmiyorum, çünkü açıklanmadı…

Alınabilecek yerleri söyleyeyim:

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Et ve Süt Kurumunun,18 satış mağazasında ve Tarım Kredi Kooperatif Marketlerinin 150'sinde ucuz et satışının başladığını duyurdu.

Türkiye'de bulunmayan bir ürün olmadığını, fiyatların yüksekliği ile ürünün bulunurluğu ve ürüne erişim arasında bir kopma söz konusu olmadığını dile getiren Bakan Kirişci, beside ve kesim yapılacak hayvan stoklarında bir problem olmadığının altını çizdi.

 

*- 100 DOLARIN ALTINA GERİLEDİ!

 

Brent petrol 100 doların altına geriledi!

Bu gerileme devam edecek de, acaba bugünden itibaren, artışlarda olduğu gibi pompa fiyatlarına yansıyacak mı?

Yoksa geriden mi gideceğiz?

Petrol fiyatları, Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) acil durum rezervlerinden 120 milyon varil petrolü kullanıma açacağını açıklamasının ardından uluslararası piyasalarda 100 doların altına girdiğini belirteyim.

 

*- BOMBALAMAYA DEVAM!

 

Son dakika haberlerinden biri de şu:

Rusya’ya karşı yaptırımlar sürerken, yeni 5 paketlik yaptırım açıklanırken, Donetsk’de bir tren istasyonu bombalandı.

İlk açıklamalara göre 30 kişi canından oldu.

İç parçalayıcı bir durum…

Ruslar da bu konuda açıklama yaptılar:

‘Mühimmat taşınıyordu!’

Savaşın gerçek yüzü bu!

Bir de diğer tarafa bakalım:

‘NATO ukrayna'ya daha fazla silah yardımında anlaştı!’

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Dışişleri Bakanları toplantısının ardından, NATO müttefiklerinin, Ukrayna tarafından dile getirilen ‘daha fazla silah yardımı’ konusunda uzlaştıklarını ve ‘Ukrayna için daha fazlasını yapmaya’ hazır olduklarını açıkladı.

Yani yangına körükle gidiyorlar…

‘Dur bakalım ne oluyor?’ demiyorlar…

‘Kısasa kısas’ sistemini uyguluyorlar…

Alain Delon bizim gençliğimizin dev aktörlerindendi..

Ne oldu?

Şimdi ‘ötenazi’ ile yaşamına son verdi…

Toprağı bol olsun…

 

*- ÖNCE PUTİN’DEN BAŞLAYALIM

 

Ziynet Hanım, ‘Yanlışı savunacak kadar cahil, iyiliği inkar edecek kadar nankör ve gerçeği göremeyecek kadar kör insanlardan uzak durun!’ dedikten sonra örnek olarak ‘R-Kompleks’ i anlattı..

Peki nedir bu ‘R- Kompleks?’

Anlatayım;

Sürüngenler düzeyindeki ilkel memeli içgüdülerin uyarılıp canlandırılması ve çağdaş toplumlarda akıl ve mantık dışı yönetim ilişkilerine yol açması. Konu başlığındaki ‘R-‘ harfi sürüngenleri; ‘kompleks’ ise, dilimizde ‘aşağılık ve üstünlük kompleksi’ olarak bilinen, karmaşık ruh halini temsil

 

*- NASIL OLUR?

 

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyadaki birçok sosyal bilimcinin beynini bir soru kemiriyordu:

Kant, Hegel gibi büyük filozofları, Einstein gibi bilimcileri, Goethe gibi büyük yazarları, Wagner gibi büyük bestecileri çıkarmış bir Alman toplumu, nasıl olur da Hitler gibi bir delinin peşinden gitmişti?

Üstelik 20 milyondan fazla insanın ölmesine neden olduğu halde?

Hitler, ‘mühendis kafalı’ olmalarıyla ünlü Almanlara ne yapmıştı?

Onların mantıklarını nasıl ‘servis dışı’ hale getirmişti?

Sorunun özü şuydu:

Mantıklı insanların, toplumların mantıksız davranmaya başlamasına sebep olan neydi?

Uzun süren araştırmalarla cevabın bazı parçaları keşfedildi.

En önemli kavram ‘R-kompleks’ denilen olguydu.

Almanların beyninde ‘R-Kompleks’ denilen beyin bölgesi, baskın hale getirilmişti.

Yazımın girişinde belirttiğim gibi; ‘R- kompleks’, ‘sürüngen beyin bölgesi’ demektir.

Her beyinde bulunur.

R-kompleksle yönetmek, kitlelerin beynindeki, ‘ilkel içgüdüleri aktive ederek, mantıklı düşünmeyi baskılamak’, demektir.

 

*- EN İYİ YOL

 

Peki, bu tip liderlerin metodu neydi?

Sosyal psikoloji araştırmalarına göre, bir insanın beyinin R-kompleks seviyesine indirgemenin en iyi yollarından biri onu bir gruba dahil etmekti.

İnsanları, ‘biz ve onlar’ diye ayırmaktı.

İç bağları sıkı bir grup içindeki kişi ‘akıl ihalesi’ yoluyla, mantığını kullanmaktan vazgeçebiliyordu.

Bu amaçla kullanılan ‘ikinci yol’, kitleleri  ‘korku kültüründe’ yaşatmaktı.

Aynı şekilde  ‘dış düşmanlar’ göstererek korkuya dayalı ‘politik propaganda yapılarak’ da kitleler ‘R-kompleks’ seviyesine indirilebiliyor.

 

*- 3D’NİN ÖNEMİ

 

Bu, siyasi stratejide 3-D çok önemlidir:

1. Düşman göster, 2. Dayanışma duygusunu kışkırt, 3. Düşündürme!

Sürekli çatışma çıkar ki, taraftarların düşünemesinler!..

İnsanların mantığına değil ‘içgüdülerine’ hitap et!..

Peki kitleler bu tip ‘R kompleksli’ liderlerde ne buluyorlar?

En önemli açıklamalardan biri ‘özdeşlik kurma’ psikolojisiydi.

Kendi hayatında yenik, ezik, kompleksli kişiler, bu tür gücü ve otoriteyi temsil eden liderler üzerinden, kendilerini ezen kocalarından, patronlarından, üst sınıftan kendilerince intikam alıyorlardı.

 

*- İNTİKAM ARACI!

 

R- komplekse hitap eden liderlerin en büyük sırrı, kendisini bir ‘intikam aracı’ olarak sunmalarıydı.

Onlar hep; ‘Kaybedenlere oynayarak’ kazanıyorlardı!..

Kimliklerini bir düşmana göre konumlandırıyorlardı.

Mesajları şöyleydi:

‘Ben de senin gibiyim ama senin olmadığın bir yerdeyim, oyunla bana güç ver, nefret ettiğin herkesin canını okuyayım!..

Bu tip liderler, kolaylıkla iktidara gelebilirken, gidişlerinde büyük bedel öder ve ödetirler.

Bu tipler, toplumlar için bir zeka testidir.

Her şey beyinde başlar!

Artık iki günlük tatilde iste Putin’in ruh halini düşünün, ya da aktör Zelenskiyi ya da Avrupa’da savaş çığlıkları atan liderleri

'TÜRKİYE'DE AÇ VE AÇIKTA KİMSE YOK!'
Yaşar Eyice

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

TÜMÜ