Neşeyi çoğu zaman hafiflik olarak yaftalayan bir zihinsel alışkanlığın içindeyiz. Oysa bu yafta neşeyi değil, neşeden yoksunluğu ele verir.
“Neşemizi esirgemeyelim dostlardan” ifadesi, yüzeysel bir iyimserlik çağrısı değil, varoluşsal bir tavır önerisidir. Çünkü neşe yalnızca bir ruh hâli değil, dünyayla kurulan ilişkinin biçimidir.
Friedrich Nietzsche neşeyi hafiflik olarak değil, “ağırlığı taşıyabilme gücü” olarak düşünür. Ona göre gerçek güç, trajediyi inkâr etmekte değil, onunla birlikte dans edebilmektedir.
“Amor fati” —yazgını sevmek— tam da burada devreye girer: Hayatın yükünü reddetmeden, onu bir tür estetik deneyime dönüştürebilmek. Bu açıdan neşe acının karşıtı değil, onunla kurulan yaratıcı bir uzlaşmadır.
Benzer şekilde Baruch Spinoza için neşe (laetitia), insanın varoluş kudretinin artışıdır. İnsan neşelendiğinde varlık gücü genişler; dünyayla daha etkin bir ilişki kurar.
Bu anlamda neşe edilgen bir keyif hâli değil, ontolojik bir yükseliştir. Keder ise bu gücün azalmasıdır. Dolayısıyla neşeyi küçümsemek, aslında insanın kendi kudretini küçümsemesidir.
“Varsın neşemiz hafiflik sayılsın.”
Çünkü çağımız, ciddiyeti çoğu zaman hakikatin yerine koyar. Sürekli kaygılı, sürekli gergin ve sürekli meşgul olmayı bir tür derinlik emaresi sayar.
Oysa Hannah Arendt’in işaret ettiği gibi, düşüncesizlik çoğu zaman tam da bu otomatik ciddiyetin içinde gizlenir. İnsan, sorgulamadan ciddileşebilir; ama bu, derinleştiği anlamına gelmez.
Neşe ise bir tür mesafe yaratır. Kendi düşüncelerimize, inançlarımıza ve hatta acılarımıza karşı bir adım geri çekilme imkânı sunar. Bu mesafe ironinin de kaynağıdır.
Ve ironi, çoğu zaman hakikatin en keskin bıçağıdır.
Dostlardan neşeyi esirgememek yalnızca bir duygu paylaşımı değil, bir varoluş etiğidir. Çünkü birlikte gülmek, birlikte düşünmenin en saf biçimlerinden biridir.
Gülüş dili aşar; doğrudan bir ortaklık kurar. Bu yüzden neşe aynı zamanda bir güven göstergesidir.
Sonuçta neşe hafiflik değil, hafifleyebilme kudretidir. Ve belki de insanın en büyük olgunluğu, ağırlıklarını kaybetmeden hafif kalabilmesidir.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZISI: Kontrollü Doğanın Politik Ekonomisi: Ahırda Verimlilik Politikaları
YORUMLAR