Ankara'da Yaşayan İzmirlilerin kurduğu İzmir Kültür ve Dayanışma Derneği var…
Kurulduğu günden bu yana takipçisiyim..
Hatta kurucu başkanı önemli bir bakanlıkta önemli bir görevi olan İzmirli hemşehrimiz daha sonra derneğin faaliyetleri içine aldı.
Hepsi birbirinden pırıl pırıl olan bu Ankara’daki İzmirliler, İzmir’den beklenen açıklamayı Başkent’ten yaptılar…
Yani daha duyarlı çıktılar.
Belki de gurbette yaşamanın verdiği bir özlem içinde, udi Coşkun Sabah'ın izmirlilere yönelik yaptığı akıl ve çağdışı açıklamaları üzerine…
İzmir Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Yasin Aksu ‘Coşkun Sabah başta İzmirliler olmak üzere tüm Egelilerden özür dilemelidir’ dedi.
İZMİR SAYESİNDE
İzmir Kültür ve Dayanışma Derneği’nden sanatçı Coşkun Sabah’ın açıklamalarına gelen sert tepkide, ‘Yıllarca sanatını icra ederek İzmir’den ekmek yiyen, sanatına saygı duyduğumuz bir kişinin ötekileştirici bir dil kullanmasını kabul etmiyor, kınıyoruz.
Sayın Sabah başta İzmirliler olmak üzere tüm Egelilerden özür dilemelidir” ifadeleri kullandı.
Yani; Ankara’da yaşayan İzmirlilerin kurduğu İzmir Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Yasin Aksu, Coşkun Sabah’ın gündem yaratan açıklamalarını kınadıklarını ve ötekileştirici bir üslubu kabul edemeyeceklerini söyledi.
Yasin Bey yerden göğe haklı…
Bir hatırlatma yapayım:
Çok yıllar önce sıradan bir çalgıcı iken bir müzikal ile İzmir Enternasyonal Fuarı’na katılmıştı.
Rahmetli Egemen Bostancı Diyarbakır’dan İstanbul’a gelen şık giyimli ve güler yüzlü gence şans tanımış ve çalgı gurubuna almıştı.
Sanat Güneşimiz Zeki Müren’in dediği gibi eğer bir kişi İzmir fuarında sahneye çıkmaz, ya da çıkınca İzmir ve Egelilerden ‘geçer not’ almazsa sahne sanatçısı olmasının imkânı yoktu.
Herhalde efendi tavırlarından dolayı beğenmiş olmalı ki, müzikalin arasında ‘Şimdi size kadromuza yeni aldığımız bir genci tanıtacağım’ diyerek, önce bir ud resitali yaptırdı, arkasından da ‘Bir de sesini dinleyin, puan verin’ dedi…
Hüzünlü aşk şarkılarına başladı:
‘Hatıram Olsun’, ‘Anılar’, ‘Aşığım Sana’, ‘Aşk Kitabı’, ‘Baharı Bekleyen Kumrular Gibi’, ‘Sen Bambaşkasın’, ‘Benimsin’, ‘Gel Gelebilirsen’, ‘İsyanlardayım’, ‘Var mı böyle bir sevda’, ‘Son Buluşmamız’, ‘Bir PazarGünü’ ve ‘İşte Bizim Hikayemiz’ ile yani İzmirlilerin bağrına basmasıyla zengin oldu, şöhret oldu…
Ve bugünlere gelindi…
KABUL EDİLEMEZ!
Dernek Yönetim Kurulu adına yaptığı açıklamada ülkedeki kutuplaşmaya, ötekileştirmeye katkı sunan açıklamaların birlikte yaşama ruhuna zarar vermekten başka bir işe yaramadığını vurgulayan Başkan Aksu, ‘Yıllarca sanatını icra ederek İzmir’den ekmek yiyen, sanatına saygı duyduğumuz bir kişinin ötekileştirici bir dil kullanmasını kabul etmiyor, kınıyoruz.
Sayın Sabah başta İzmirliler olmak üzere tüm Egelilerden özür dilemelidir.’
Gelelim ana konuya:
SEVİNİLECEK NOKTA!
İzmir’de olmayan ‘birleşmeyi’ Ankara’da sağlayan İzmir ve Egelilerin görüşlerini paylaşmaya devam edeyim:
‘Bu zihniyet ile Sabah’ın İzmirli ve Egeli olmadığına seviniyoruz.
Çünkü biz İzmirliler her türlü ötekileştirmeye, insanları yaşam tarzlarına ve giyimlerine göre ayrıştırmaya karşıyız.
Biz İzmirliler Cumhuriyetin aydınlık değerlerini yaşatmayı kendimize amaç edinmişken bireyleri ait oldukları memlekete göre, gelenek ve göreneklerini yaşayış tarzlarına göre ayrıştırmayı yine Cumhuriyetin kendisine en büyük tehdit olarak görüyoruz.
Bunu yıllarca sanatını İzmir’de icra ederek para kazanan bir sanatçının bilmiyor olmasını düşünmüyoruz.
Gündemde kendine yer edinmek için yapılmış bu talihsiz açıklamanın İzmirliler tarafından asla kabul edilmeyeceğini bir kez daha vurguluyoruz.’
İŞİN ÖZETİ
Tüm İzmirlilerin Coşkun Sabah’tan bir özür beklediğini ifade eden İzmir Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Yasin Aksu, ‘Hoşgörüyü, insan haklarını ve özgürlükleri, demokrasiyi her zaman benimsemiş ve bu topraklarda birlik içerisinde yaşayabilmenin en güzel örneğini sunan Güzel İzmir’imizi ötekileştirici zihniyetin bir öznesi olarak kullanmak, ülkemizin herhangi bir ili ile kıyaslayarak gündem yaratmak ülkemizin bugün içerisinde bulunduğu kutuplaşmaya katkı sunmaktan öteye gitmemektedir.
Bizler kutuplaşma ile mücadele etmemiz gerekirken, bir sanatçının bizi özne haline getirmesinden duyduğumuz üzüntü ve öfkeyi dile getirmekten üzgün olduğumuzu belirtmek isteriz.
Açıklamalarını asla kabul etmezken kendisinin de kırdığı İzmirlilerden özür dilemesi gerektiğini düşünüyor ve bekliyoruz.’
NE DİYOR?
İzmir’in dünyaca ünlü sayfiye kenti Çeşme’de yılın büyük bölümünü geçiren Coşkun Sabah talihsiz bir açıklamayı büyük olasılıkla ‘reklam olsun!’ ya da birilerine yaranarak ‘mal varlığını arttırabilmek düşüncesi’ ile yapmıştı
Belirtildiğine göre; Coşkun Sabah’ın bir gazeteye verdiği röportaj sırasında kızının Instagram’da paylaştığı bikinili fotoğraflar üzerine sarf ettiği iddia edilen sözler gündeme bomba gibi düştü.
Aydın, İzmir ve Manisalıları ayağa kaldıran ve sosyal medyadan binlerce paylaşım yapılan haberler üzerine Sabah’tan açıklama geldi.
‘İzmir ile beni kapıştırmaya hiç uğraşmayın.
Benim ağzımdan böyle bir söz çıkmadı, böyle bir söylem olmadı.
‘Ben İzmirli değilim, Diyarbakırlıyım’ diye falan.
Bunu ispat edene 1 milyon dolar tazminat ödemeyi taahhüt ediyorum.
İşte Çağlayan da orada.
Bu videoyu da delil olarak savcıya sunabilirler.
Böyle bir söylemi çıkartsınlar, 1 milyon dolar ananızın ak sütü gibi size helal olur.
Bu bir iftira.’
Coşkun Sabah söyleşisi için şu açıklamayı da yaptı:
‘Aydın, İzmir, Manisa olarak şehir örnekleri verdim ki vermez olaydım. Buralar Türkiye’mizin modern kentlerinden.
‘Buralarda bu tür fotoğraflar normal karşılanır ama doğuda yakışık almaz!’ diyorum.
‘Batı gibi çağdaş düşünemiyor!’ diyorum.
Bunda ne var ya!
Burada Manisa’ya, Aydın’a, İzmir’e hakaret mi var yoksa övgü mü var?’
Kararı İzmir ve Egeliler versin…’
Tabii İzmir’de ekmeklerini kazanan, İzmirli ile özdeşleşmiş olan Doğu ve Güney Anadolu göçmenleri de…
Bu arada ABC internet sitesine de teşekkür ederim, gerek bilgi gerekse fotoğraflar için…
YORUMLAR