Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Prof. İrfan Palalı

Uygar olmak zordur; ama bu kadar da olmaz ki!

Uygar olmak zordur; ama bu kadar da olmaz ki!

Hava soğudu, tüm Anadolu bir kaç yer hariç kar yorganının altında. Buğün özenli giyinerek çıktım. Ellerimde yün eldiven. Soğuk günlerde yürüyüşe çıkmam, ama bu gün zorladım kendimi; zihnimi dağıtmak istiyorum. Geceden bu yana, hatta taa gündüzden bu yana çok sinirliyim.13  insanımızın şehit olmasını hiç bir insanlık ölçütüne sığdıramadığım için yay gibi gerginim. Hava kapalı, soğuk, gökyüzündeki koyu kar bulutları körfezi tehditkar tehditkar artmakta.
Vay şerefsiz, iki ayaklı yaratıklar. Bir de kalkmış özgürlük savaşçısıyız dersiniz. Utanmadan. Sen çeşitli zamanlarda o kadar insanı peyderpey esir al, işkence et; sonra da sıkışınca katlet. Vay şerefsizler; bu ordunun insanları seni yakalayınca karnını doyurup, koruma altına alırken, sen kalk elindeki esirleri katlet. Cani canlılar. İşte bu nedenledir ki ellinizin leşi metrukesini defn caiz bile değil. Şerefsiz PKK.

Bu yazıyı yazmak için yarını bekleyecektim, bu sabah haberlerini dinleyince beklemekten vazgeçtim. Yazıyorum.

Destekçileri HDP ve yurt dışı bağlantılı İHD ne demeli. Benim ve bir çok kişinin hapiste olmasına karşı çıktığımız Selahattin Demirtaş’’ı savunmaya ne kulp bulmalı? Ulan cılız da olsa bir ses verin be! Avanenizden katiller için, ayıp mayıp deyin. Yalan da olsa hiç olmadı 'milletin başı sağ olsun' deyin. Hayır, bunlarda çıt yok, çünkü potansiyel suçlular. Söylenecek lanetleme her geçen an samimiyet kaybediyor. Türkiye’nin partisiyiz diyorsunuz. İşte size fırsat, bütünleşme çabası için acı bir fırsat. Bir açıklama yapın ki ülkeye barış rüzgarları eser mi acep diyebilelim. En azından hayal edelim. Adam güya avukat; avukat olsa da insanlık adına kişiliğinde insanca bir şeyin yazmadığını sergiliyor. Çok kızgınım. 13 canın gençliğinin baharında yok olmasına mı, güzel ülkemin artan çıkmaz sokaklarına mı, yoksa seçimlerde gönülden onaylamadığım halde demokrasi adına HDP'ye verdiğim reye mı üzüleyim bilemiyorum. Kızgınım vesselam. Çok.
Sinan ( haddini bilmez dut ağacı) arkamdan sesleniyor; 'çaktırmadan böbürlendiğin türünüz bu işte', diyor. Ekliyor; 'Biz hiç olmadı toplu katliam yapmayız' diyor. Yüzüne ters ters bakınca, ‘hadi yavrum, anca gidersin’ diyor. Haklı.
 

Uygar olmak zordur; ama bu kadar da olmaz ki!
Prof. İrfan Palalı

1950 yılında Şanlıurfa’da doğdum. Tıp eğitimimi tamamlayarak profesör unvanına ulaştım. Üniversite yıllarında başladığım edebiyat yolculuğum, özellikle toplumsal meseleleri ele alan romanlarla devam etti. 2002 yılında yayımlanan "Tehcir Çocukları" adlı ilk romanım, Türkiye’de tabu olan Ermeni sorununu gündeme taşıdı ve büyük yankı uyandırdı. Ardından "Taşların Ağıtı" (2005), "Sünnet Çocukları" (2008) ve "Özgürlük Düşleri" (2016) adlı romanlarımı yayımladım. Şu anda İzmir’in güvenilir gazetesi Demokrat Gündem bünyesinde yeni romanım "Testosteron" üzerinde çalışıyorum.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

TÜMÜ