Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya
Abdullah Cıstır
Abdullah Cıstır

20 GENÇ, 20 MESLEK; TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM

BİR DÖNGÜNÜN BİR DÖNÜŞÜMÜN
HİKAYESİNİ KURUMLARIMIZ VE ÜNİVERSİTE MEZUNU GENÇLERİMİZ İLE BAŞLATABİLİRİZ

HEDEF KİTLE 20 GENÇ ÜNİVERSİTE MEZUNU

20 Kişiye İş Vermek Değil, 20 Kişiyi Toplumsal Kapasiteye Dönüştürmek

Üniversite mezunu 20 genç.

Bu ifadeyi yalnızca bir istihdam hedefi olarak görürsek, meselenin en önemli tarafını kaçırırız.

Çünkü mesele 20 kişiye iş bulmak değil; 20 kişiyi toplumsal kapasiteye dönüştürmektir.

Bir toplumun dönüşümü yalnızca kaynakla değil, yetişmiş insan gücüyle mümkün olur. Özellikle yıllarca eğitim imkânlarına sınırlı erişmiş topluluklarda üniversite mezunu her genç, yalnızca kendi hayatını değiştirmiş bir birey değildir. Aynı zamanda kendisinden sonra gelenler için bir ihtimalin mümkün olduğunu gösteren canlı bir örnektir.

Fakat burada gençlere de bir sorumluluk düşüyor.

Üniversiteyi bitirmek, toplumsal sorumluluğun sonu değil; belki de başlangıcıdır.

Kendimize şu soruyu sormalıyız:

“Ben bu toplumdan ne alacağım?” kadar, “Ben bu topluma ne katacağım?” sorusunu da sorabiliyor muyuz?

Çünkü toplumsal dönüşüm, yalnızca kurumların gençlere sunduğu imkânlarla gerçekleşmez. Gençlerin de sahip oldukları eğitimi, bilgisini, mesleğini ve çevresini toplumun ortak gücüne dönüştürme iradesi göstermesi gerekir.

Bu nedenle 20 genç seçilecekse, onların yalnızca diplomalarına değil; sorumluluk alma kapasitesine, üretme isteğine, dayanışma anlayışına ve topluma karşı duyarlılığına da bakılmalıdır.

Her biri kendi alanında başarılı olabilir.

Ama asıl mesele, kendi başarısını başkalarının başarısına çevirebilmesidir.

Bir mühendis yalnızca mühendis olarak değil, kendisinden sonra mühendis olmak isteyen bir çocuğun yolunu açan kişi olarak düşünülmelidir.
Bir öğretmen yalnızca ders anlatmamalı; eğitim hakkına erişemeyen bir çocuğun hayatında yeni bir ihtimal yaratmalıdır.
Bir hukukçu yalnızca hukuk mesleğini icra etmemeli; hakkını arayamayanların yanında durabilmelidir.
Bir sosyal bilimci yalnızca toplumu incelememeli; toplumun kendisini anlamasına yardımcı olmalıdır.
Bir kamu çalışanı yalnızca görevini yapmamalı; kamu hizmetinin herkese eşit ulaşması için sorumluluk üstlenmelidir.

Çünkü diploma bireysel bir kazanımdır;
Toplumsal kapasite ise o kazanımın başkalarına aktarılmasıyla oluşur.

20 genç bu anlayışla yetişirse, bugün 20 kişiden söz ederiz. Yarın onların ulaştığı yüzlerce gençten, birkaç yıl sonra ise kendi ayakları üzerinde duran yeni bir kuşaktan söz ederiz.

Burada kurumların da sorumluluğu vardır.

Gençleri yalnızca işe yerleştirip sonra kendi hallerine bırakmak yeterli değildir. Onlara çalışma alanı kadar sorumluluk alanı, görev kadar inisiyatif, makam kadar üretme imkânı verilmelidir.

Gençlerin de şunu bilmesi gerekir:

Size bir kapı açılıyorsa, o kapı yalnızca sizin içeri girmeniz için açılmıyordur. Sizden sonra geleceklerin de girebilmesi için açılıyordur.
Bu nedenle hedefimiz 20 kişinin hayatını değiştirmek olmamalı.

Hedefimiz, 20 kişinin başka hayatları değiştirebilecek bir toplumsal güce dönüşmesini sağlamak olmalıdır.

İşte o zaman istihdam bir sonuç olmaktan çıkar, toplumsal yatırıma dönüşür.

Belki de yıllardır eksikliğini hissettiğimiz şey tam olarak budur:

Mağduriyetlerden söz eden bir toplumdan, kendi insan kaynağını örgütleyebilen bir topluma geçmek.

20 genç…
20 meslek…
20 farklı hayat deneyimi…

Ama ortak bir sorumluluk:
Kendin için yükselirken, senden sonra gelenlere de bir basamak bırakmak.

ÇÜNKÜ GERÇEK BAŞARI
YANLIZCA BULUNDUĞUN YERE GELMEK DEĞİLDİR
GELDİĞİN YERDEN BAŞKALARININDA GEÇEBİLECEĞİ BİR YOL AÇMAKTIR.

20 GENÇ, 20 MESLEK; TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM
Abdullah Cıstır

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

TÜMÜ