*- KADINLAR DA BÖLÜNDÜ
Biz yıllardır ‘Sevgi kazanacak’ diyoruz.
‘Sevgi kazansın ‘istiyoruz.
Hacı Bektaş Veli ‘İncinsen de incitme’ diyordu.
Mevlana Hazretleri’ de ‘Gel, gel, ne olursan ol yine gel’ diyor.
‘Sevgi her türlü derde devadır’ diyor.
Dünya barışının formülü bu sözlerdir.
Birlik ve beraberliğimizi korumanın formülü de yine bu sözlerdir.
Türkiye'nin en önemli meselesi birlik ve beraberliğidir. Bunu zedeleyenler, alet olanlar yanlış yoldadır.
Cumhurbaşkanı bir kaç gün önceki bir TV programında ‘Biz ne zaman birlik olacağız?’ dedi.
Arada adım atanları ve bunu beğenmeyenleri, hatta bozanları da biliyoruz…
En basitini söyleyeyim:
Afganistan’ı ve orada ki gelişmeleri ele alalım..
Yarımız hatta çoğumuz ‘Ne işimiz var?’ diyoruz…
Bazı kadın örgütlerinin bir araya gelerek savurdukları ‘Taliban’ı tanımıyoruz, Taliban’ı tanıyanı da tanımıyoruz’ sloganına karşı ‘Bağımsız Afganistan’ı tanıyoruz, Bağımsız Afganistan’ı tanımayanı da tanımıyoruz’ diyor.
Söylenen şu:
ABD 20 yılda Afganistan’a, oradaki kadınlara, işgal altında zulüm görmek dışında ne vermiştir?
Ortadaki gerçek, emperyalist ABD’nin 20 yıldır çöreklendiği Afganistan’dan kovulduğudur.
ABD hegemonyası altında hiçbir toplumun gerçek uygarlık düzenine geçme ihtimalinin olmadığını tarihten de günümüzden de biliyoruz. Çağımızın gerçeği, milletlerin bağımsızlık istemesidir. Ve dünyamız bu yönde büyük devinimler içindedir.
Bağımsızlık, gerçek uygarlığa kavuşmanın ön şartıdır.
Bu arada son dakika haberi vereyim:
Afganistan’da kadınların çalışması yasaklandı.
Televizyon ve radyoda kadın olmayacak.
Bir kadın açık giyindiği için linç edildi.
Bizim kızlarımız ise Kadın Voleybol takımımız İsveç’i de 3-0 yendiler.
*- MAĞDURLARIN SAYISI ARTTI
Akıl almaz olaylara tanık oluyoruz…
‘Faizsiz ev, araba satacağız dediler on binlerce kişiyi dolandırdılar!’
Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’nda yapılan değişiklikten sonra BDDK, 21 tasarruf finansman şirketinin tasfiyesine karar verdi.
Tasfiye edilen şirketler katılımcılara paralarını iade etmeyince on binlerce kişi paralarını alamayarak mağdur oldu.
Özellikle kapanan şirketler nedeniyle 53 binden fazla kişinin mağdur olduğu ifade ediliyor.
İddiaya göre;
‘Mart ayında Meclis’ten geçen kanun nedeniyle adeta merdiven altı olarak çalışan ve vatandaşların ev, araba hayalleriyle oynayan 21 firma kapandı.
Kanunun çıkış amacı tasarruf finansman firmalarına 100 milyon TL sermaye başta olmak üzere belli kriterler getirmek olsa da düşünüldüğü gibi olmadı.
Şartları yerine getiren firmalar halen çalışmaya devam ediyor. Getiremeyenler ise birer ikişer kapandı.
İnsanlara hayal satan bu firmalara yıllardır göz yumulduğu, olan yine vatandaşa olduğu belirtiliyor.’
Çocuklarının geleceğini, yılların birikimlerini bu firmalara veren vatandaşlar mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor.
Meclis’in 1 Ekim’de açılmasıyla birlikte konu üzerinde durması ve çalışılması da isteniyor.
*- Kim?
Her sel felaketi sonrasında sorumluluk sahiplerinin ‘Böyle afet görülmedi, bir yılda yağması gereken yağmur bir günde yağdı’ demesi artık bıkkınlık vermiştir’ sözleri herhalde birçoğumuzun ruh halini etkilemiştir, etkiliyordur.
Bir yılda yağan yağmur bir günde yağdı tamam ama…
Dere yatağındaki 8 katlı binalara kim izin verdi?
Tomruk deposunu oraya kim koydu?
Ezine Çayı'nın yatağını kim daralttı?
Karadeniz bölgesinde 250’ye yakın hidroelektrik santrali kurulmasına kim izin verdi?
Bu soruların yanıtını herhalde herkes merak ediyordur…
Ama işin özeti şöyle:
‘Bölge halkı, yaşanan bu felaketin sorumlusu değil, mağdurudur!’
Yani;
Devletimize düşen görev; alacaklarını ertelemek değil bir yıl süreyle almamaktır.
Hiçbirimiz ‘Bana ne?’ diyemiyoruz…
Çünkü yarın bizim de başımıza gelebilir…
Böyle hallerde de sığınacağımız tek liman devlettir…
Muhalefetin ya da bazı yazarların da dediği gibi, devletimize yakışan; evleri yıkılanlara, eşyası, dükkânı ve araçları zarar görenlere krediyle, ertelemeyle destek olmak değil, zararlarının tamamını karşılamaktır.
Çünkü;
Türkiye Cumhuriyeti 450-500 binayı, bir kaç yüz aracı karşılayacak güce sahiptir.
Şunu da belirteyim:
Bölgeye hizmet veren elektrik dağıtım şirketleri, cep telefonu operatörlerinin de erteleme yoluna gitmek yerine 3 ay fatura kesmemeleri daha uygun olurdu, herhalde…
YORUMLAR