‘Urla Belediyesi’nden asfalt ve parke hamlesi! bir hafta önce elime ulaştı.
Haberde;
Yapılan çalışmaları Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri ve mahalle muhtarlarıyla yerinde inceleyen Belediye Başkan v. Murtaza Dayanç, “Şuan Urla’nın dört bir yanında ekiplerimiz durmadan çalışıyor. İnşallah kısa sürede tüm yollarımız daha sağlıklı ve daha güzel olacak. Vatandaşımız ve Urla’mız her şeyin en iyisini hak ediyor” dediği var.
Merak ettim, bildiğim için Atatürk Mahallesi’nde yapılan asfaltı inceledim.
100 metre ya var, ya da yok…
Bir araba geçmez, bir ya da iki ev var.
Ama şart…
Fakat; bağlantı kurulan 2175 sokak cadde gibi… Onlarca yüzlerce araç geçiyor, çünkü bütün bağlantılar bu yola bağlı…
İnanın, asfalt yapılan ve yeni açılan bu ara yolun tam 3 ya da dört metre ilerisinde boydan boya büyük olasılıkla bir devlet kurumu tarafından açılan ama kapatılması unutulan ya da üstünkörü yapılan bir çukur var.
Bunun için asfaltın atıklarından bir ya da iki tenekesi ile sorun çözülürdü…
Nedense görmemişler…
Belediye Başkanı Karaosmanoğlu zamanında yapılan asfalt yollar delik deşik…
Etkileri kaybolmuş…
Yani üstlerinden geçmek lazım…
Ama nedense görülmüyor…
Bunu ancak ‘Kayyum’ Belediye Başkan vekili yapamaz…
Çünkü devlet memuru, süresi dolunca gidecek, bilmesine, görmesine de imkan var mı, yok mu bilmiyorum…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ne demişti?
Bir karış toprağı bile ekeceğiz…
Ben yine Urla’dan bir örnek vereyim:
Balıklıova’yi yarımada halkı bilir..
İşte bu Balıklıova’da tarlalara gidecek yol yok!
Yanlış okumadınız yol yok…
Patika gibi yerden gitmeye çalışıyor, üretici…
Yolsuz, köprüsüz, susuz, eletriksiz köyler yıllardır yazılır, çizilir..
Örnek olarak hep doğudan söz edilir…
Batıdan, İzmir’den, Çeşme’den sonra yıldızı parlayan Urla’dan söz ediyorum…
Yol yok…
Üreticinin çektiği sıkıntıları siz anlayın…
Ürün çuvallarla, ya da küfelerle taşınıyor…
Yasa gereği senede bir gün ilçeleri gezme mecburiyeti olan İzmir Valisi Urla ve Karaburun’a sıra gelince şehir merkezini değil de bir de Balıklıova’ya uğrasın ve üretici ile görüşsün…
Ondan sonra Kaymakama mı talimat verecek, yoksa DSİ ve Karayolları gibi devlet kurumlarına mı, ya da başkanı olduğu Özel İdare’ye mi?
Ama şimdi bunlar yok gibi…
Köyler mahalle oldu, belediyelere bağlandı…
Yani iş dönüyor dolaşıyor, ‘Geziyorum’ diyen Kayyum atanan Urla kaymakamına, yani Belediye Başkan Vekiline düşüyor…
Biliyorsunuz geçenlerde birçok kaymakamın yeri değiştirildi.
Şimdi sıra Urla’ya geldi…
Artık ya bir sonraki Kaymakamı bekleyeceğiz, ya da seçim zamanını…
İkisine de az kaldı…
‘Sabreden derviş muradına ermiş!’ derler…
Ağlamayan çocuğa mama vermezler de…
Kutsal kitabımızda da, kitaplarda da, ‘Sabır’dan söz ediliyor…
‘İnşallah’ okuyanlar ve hatırlatanlar olur…
Aslında bugün ‘Dil eğitimi için geldiği ABD'de siyasete atıldı!’ haberini yazacaktım.
Helen Gülgün Bükülmez’in Urla’dan Kentucky’e uzanan hikayesi, bir kadının, bir annenin, istemesi halinde hedeflerine ulaşabileceğinin de kanıtı bu..
Bükülmez’i Kentucky’de yaşadığı dağ evini ve azmini dile getirecektim.
Urla’nın Zeytinalanı Mahallesi’nden çiftçi bir ailenin kızı Helen Gülgün Bükülmez. 17 yaşında evlendı, 18 yaşında anne oldu.
Bükülmez, üniveriste eğitiminden sonra İngilizce öğrenmek için rotasını Amerika’ya çevirmiş.
Urla’dan babadan öğrendiği çiftçiliği bugün Kentucky’de yapıyor. Bükülmez, sadece çiftçi değil aynı zamanda yaşadığı bölgede sevilen ve bilinen bir avukat ve siyasetçi…
*- ASBESTLİ GEMİYİ DURDURMA ÇABALARI
CHP'den, Brezilya Büyükelçiliği'ne 'asbestli gemiyi durdurun' mektubundan sonra şimdi de tartışmalı geminin İzmir Aliağa’ya seyahatini engellemek isteyen Foch Enstitüsü'nün Türkiye’nin Brezilya Büyükelçiliği’ne gönderdiği bir mektup gündeme geldi.
Uzmanlar, gemiye uluslararası sularda müdahale edebilecek tek ülkenin Hollanda olduğunu da bildiriyor.
Asbest ya da diğer bir adıyla amyant, aslında Anadolu’da oldukça kullanılan ve değişik isimlerle anılan kanserojen tarzda bir mineral türüdür.
Bu mineral lifli yapıdadır. Kimyasal madde ve aşınma gibi olaylara karşı oldukça dayanıklıdır.
Bu kanserojen madde, Anadolu’da ceren toprağı, çelpek, çorak toprak, höllük ve ak toprak gibi isimlerle bilinmektedir.
YORUMLAR