‘Komünistler Moskova’ya!’
Bir zamanlar, örneğin 1970’li yıllarda ve öncesinde en çok duyduğumuz sloganlardan biri idi sokaklarda…
Binlerce kişi toplanır ve böyle bağırırlardı.
O zamanlar memleket ‘sağ ve sol’ diye ikiye ayrılmıştı.
Yani birileri her zaman olduğu gibi ikiye bölmüşlerdi.
Özellikle sporcular ile sanatçılar gerek konserlerinde, ya da söyleşilerinde şöyle derlerdi:
‘Ne sağcıyım ne solcu futbolcuyum, futbolcu!’
Fanatikler her zaman vardı;
Bu yüzden halkın sevgilisi haline gelenler de, her zaman karşılaştıkları soruya şöyle yanıt verirlerdi:
‘Milli takımı tutuyorum!’
Sonraları ‘ulusal’ sözü daha çok girdi yaşantımıza…
Öyle ki, bir gazete şu manşeti kullanmıştı:
‘Ulusal Milli Takımımız Almanya karşısında!’
Ya da ‘Almanya’nın yerine ‘Rusya’ veya ‘İngiltere’yi de kullanabilirsiniz…
Bazı kentlerimiz ise şöyle adlandırılıyordu:
‘Küçük Moskova!’
Birini karalamak istiyorsanız ‘Komünist !’ demeniz yetiyordu…
Ya da ‘Faşist!’…
Karşılıklı suçlamalar böyle idi…
O günlerden bu güne köprülerin altından çok sular aktı…
Şimdi ‘Komünist’ parti de var, belediye başkanı da…
Tunceli Belediye Başkanını herhalde duymayan yoktur…
Bunları neden yazdım?
Eğer biri yıllar önce ‘Ben komünistim!’ derse, şikayet üzerine yakalanır ama mahkeme tarafından serbest bırakılırdı…
Fakat; ‘Komünizm güzeldir!’ dediğin takdirde suçtu…
Çünkü yasalarımızda ‘yasak’lar arasında ‘övmek’ suçu da vardı…
Aradaki nüans farkını belirtmek için bu kadar laf ettim…
Çünkü usulü bilmezseniz, kullanacağınız sözcüğü ya da cümleyi tartmadan ağzınızdan çıkarırsanız başınız mutlaka ağrır…
‘Bunu demek istemedim!’ diye kendinizi yetkililerin karşısında yırtsanız, bin tane tanık da gösterseniz sonuç şu:
‘Yandı keten helva!’
Sıradan vatandaşlar, bizler bu incelikleri fazla bilmeyiz…
Ama özel yetiştirilmiş kişiler bunu çok iyi bilirler…
Sizi tahrik ederek ağzınızdan olmadık laf çıkartmaya çalışırlar…
Bunun da örnekleri çok…
Aman kimseye inanmayın, kanmayın diyorum…
Peki kim kanmaz?
Söyleyeyim:
Çok okuyan ve çok araştıran…
Bir de ‘Bayram değil seyran değil, eniştem beni neden öptü!’ diyerek fazla ilgi ve samimiyet gösterenlere şüphe ile bakarak…
Biz en iyisi mi, bu konuları bir yana bırakalım…
Tehlikeli sulara girilince, ne derler ya da nasıl bir uyarı gelir yakınlarınızdan…
‘Sen en iyisi mi, kanarya sevenlerden söz et…
Ben de bu sözü baz alarak yazımı bu şekilde bitireyim..
*- KARŞIYAKALI KANARYASEVERLER
Karşıyaka Kanaryaseverler ve Yetiştiricileri Derneği, pandemi koşullarına uygun olarak gerçekleştirdiği genel kurulda tek adayla gidilen seçimde başkanlığa Karşıyakalı işinsanı Erden Aksoy seçildi.
Genel kurulda ayrıca, kurucu üye oldukları için ve bugüne kadar verdikleri hizmetlerden dolayı, 24 nolu üye Ömer Otmanlar ve 3 nolu üye Raci Yalçın Özaydın oybirliği ile onursal üyeliğe seçildi.
Dernek başkanlığına seçilen Karşıyakalı iş insanı Erden Aksoy,
‘Geçmiş dönemin başkanı Şeref Körk döneminde derneğimiz birçok rekora imza attı, şimdi sıra bizlerde.Dünya şampiyonalarına katılıyoruz. Ülkemizde kanaryaseverler derneklerinin ‘iş yapmaz dernek!’ olarak gösterilmesi bizleri üzüyor, bunun böyle olmadığını son yıllarda gösterdiğimizi tahmin ediyorum.
Dernek üyelerimiz arasında işinsanları, özel sektör yöneticileri, öğretim üyeleri, mali müşavirler, İzmir’in sevilen sanatçısı arkadaşlarımız var. Yani bizler toplumda karşılığı olan insanlarız.
Bizler eski başkanlarımızdan aldığımız bu bayrağı daha ileriye taşımak için çalışacağız, hedefimiz Türkiye şampiyonu olmak. ilk dünya şampiyonasında dereceye girmek’ dedi.
YÖNETİM KURULU: Başkan Erden Aksoy, Başkan Yardımcısı Menderes Yaren, Başkan Yardımcısı Özge Gönenç, Sayman Mert Önder Bulutsuz, Genel Sekreter ibrahim Kokulu, Üye Levent Mevsim, Üye Hüseyin Altınışık.
DENETLEME KURULUŞU:Şeref Körk, Zafer Ataş, Mehmet Göral.
YORUMLAR